|
بِسْمِ اللهِ الْرَحْمنِ الْرَحِيِم
وَاعْلَمُوا أَنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ اللَّهَ عِنْدَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ
Bismillahirrahmanirrahim [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla] “Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” [Enfal suresi, ayet 28]
Değerli Müminler!
Gönüllerimize huzur ve mutluluk bahşeden yüce dinimiz İslam; müminler arasında sevgi, saygı, kardeşlik ve dayanışma bilincinin gelişmesi için bazi müesseselerin oluşturulmasını öngörmüştür. Bu müesseselerin başında da Müslümanların her türlü birlik ve beraberliğini sağlamaya vesile olan camiler gelmektedir.
Sevgili Peygamberimizin, Mekke’den Medine’ye hicreti esnasında ilk olarak Kuba Mescidi’ni, Medine’ye ulaşınca da ilk iş olarak Mescid-i Nebevi’yi, bizzat kendileri de çalışarak inşa etmeleriyle İslam tarihinde ilk olarak cami müessesesi ortaya çıkmaya başlamıştır. Ve zaman içerisinde camiler İslam toplumunun sembolü; imanın, ibadetin, ahlak ve faziletin, sevgi ve şefkatin merkezi ve medeniyetin kaynağı haline gelmiştir.
Aziz Müminler!
Camiler, yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle, fakiriyle zenginiyle, tüm inananların yüce yaratıcıya kulluk ettikleri mukaddes mekânlardır. Orada hiç kimse diğerinden hiçbir şekilde üstün değildir. Camiler herhangi bir zümrenin, herhangi bir cinsin diğerine hakim ve egemen olduğu mekânlar da değildir. Yedisinden yetmişine tüm inananların bir araya geldiği, toplumun bütün renklerinin buluştuğu mübarek mekânlardır camiler.
Muhterem Müminler!
Peygamberimizin mescidinde çocukların çok önemli bir yeri vardı. O çocukların görerek ve yaşayarak dinimizin güzelliklerini öğrenmesini istemişti. Onun hayatı bunun örnekleriyle doludur. Birkaç tanesini burada zikretmek istiyorum. O bir gün sabah namazını kıldırırken bir çocuğun ağlamasını duymuş ve anne babası rahatsız olur endişesiyle namazını erken bitirmiştir [Buhari, Ezan, 65]. Bir keresinde minberde hutbe okurken kırmızı elbise içinde, düşe kalka ilerleyen torunları Hasan ile Hüseyin’in mescidin kapısından içeri girdiğini görünce hemen hutbesini yarıda kesmiş, minberden inmiş, torunlarını kucağına alarak tekrar minbere çıkmış ve kucağında torunları olduğu halde hutbesine kaldığı yerden devam etmiştir [Tirmizi, Menakıb, 30]. Sevgili Peygamberimiz kızı Zeynep’ten olan kız torunu Ümame kucağında olduğu halde namaz kılar, ayakta iken onu kucağında tutar, secdede onu yanı başına koyar, ayağa kalkarken tekrar kucağına alırdı [Müslim, Mesacid, 41]. Kendisinden bu dini öğrenmekle iftihar ettiğimiz sevgili Peygamberimizi örnek alalım. Yarının nesillerini kalbinde Allah sevgisi ve saygısı olan, cami ve cemaati seven, geleceğimizi güvenle emanet edebileceğimiz bir nesil olarak yetiştirelim. Hem şunu unutmayalım ki bu mabetlerin, camilerin yarınki sahibi onlar. Bu camileri bizler yaptık ve yapmaya devam edeceğiz ama onlar koruyacak ve yaşatacaktır. Bundan dolayı yavrularımızla camilerimizin bağını güçlü tutalım. Onlarıda mutlaka caminin manevi havasından istifa ettirelim.
Muhterem Müslümanlar!
Unutmayalım ki çocuklarımız camilerimizin en değerli misafirleridir. Şunu da unutmayalım ki çocuk camide de çocuktur. Her yerde çocuktur. Bizler büyükler olarak onlara cami adabını en güzel şekilde öğretmekle görevliyiz. Böyle yapmaz da yaramazlık yaptı, konuştu, camide koştu, güldü diye bir yavrumuzu camiden uzaklaştırırsak ve bu çocuk bizim sert tavrımızdan dolayı bir daha camiye gelmezse bu davranışımızın hesabını Allah’ın huzurunda nasıl verebiliriz? Bu vebalin altından hangi salih ameli işleyerek kalkabiliriz? Empati yapıp kendimizi bu çocukların ve gençlerin yerine koyalım. Acaba bizler onların yaşındayken nasıl davranıyorduk? Nerelerde bulunuyorduk, neler yapıyorduk? Bütün bunları iyi düşünelim. Çocuklarımızın okullarında dersleri ve hafta sonlarındaki din eğitimleri konusunda da duyarlı olalım. Bu sorumlulukları yerine getirmediğimiz zaman hem dünyada hem de ahirette huzura eremeyeceğimizi, mutluluğu tadamayacağımızı çok iyi bilelim.
Hutbemi bir ayet meali ile bitiriyorum. Yüce Allah, şöyle buyuruyor:
“Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” [Enfal suresi, ayet 28].
Redekte Hutbe Komisyonu DİTİB Köln
|
Cami ve Çocuk
EkleyenÖzer utus Ekim 19th, 2009

Kategori
Tags: 