<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ditib Mimar Sinan Camii Garmisch partenkirchen &#187; Meleklere iman</title>
	<atom:link href="http://hakyolundayiz.net/ditib/garmisch/dogru-iman-bilgileri/meleklere-iman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hakyolundayiz.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 19:45:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Melekler niye yaratıldı?</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-niye-yaratildi/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-niye-yaratildi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 23:02:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meleklere iman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[her şeyi yoktan bir ol demekle yaratabilir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir: (Allah bir şeyi yaratmak isteyince, ol der, o da hemen oluverir.) [Bekara 117] Ancak, âdet-i ilahi şöyledir ki, Allahü teâlâ, her şeyi bir sebeple yaratır. Mesela Cebrail aleyhisselamı Peygamberlere vahiy göndermekle, Azrail aleyhisselamı insanların ruhunu almakla görevlendirmiştir. Dilerse, Cebrail aleyhisselam olmadan da, Peygamberlerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>her şeyi yoktan bir <strong>ol</strong> demekle yaratabilir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:<br />
<strong>(Allah</strong> <strong>bir şeyi yaratmak isteyince, ol der, o da hemen oluverir.) </strong>[Bekara 117]</p>
<p><span id="more-98"></span></p>
<p>Ancak, âdet-i ilahi şöyledir ki, Allahü teâlâ, her şeyi bir sebeple yaratır. Mesela Cebrail aleyhisselamı Peygamberlere vahiy göndermekle, Azrail aleyhisselamı insanların ruhunu almakla görevlendirmiştir. Dilerse, Cebrail aleyhisselam olmadan da, Peygamberlerine vahiy gönderebilirdi, nitekim onların mübarek kalbine ilham ederek gönderdiği de, vaki olmuştur. Azrail aleyhisselam olmadan da, canımızı alabilir. Bulutsuz da, yağmur yağdırır. Çocuğun olması için, ana babayı sebep yaratmıştır. Her ne kadar, âdeti sebeplerle yaratmaksa da, dilerse sebepsiz de yaratır. Nitekim Hazret-i İsa&#8217;yı babasız, Hazret-i Âdem’i de, hem anasız, hem de babasız yaratmıştır.</p>
<p>Hastaya verilen ilaca etki kuvvetini de, Allahü teâlâ yaratır. İlaçsız da şifa verirdi. Ancak ilaç kullanılması âdetidir. Nitekim Musa aleyhisselam hastalanmıştı. Bu hastalığa iyi gelen ilacı söylediler. <strong>(İlaç istemem, Allahü teâlâ şifasını verir)</strong> dedi. Hastalık uzadı ve ağırlaştı. Tekrar, (Bu hastalığın ilacı meşhurdur ve tecrübe edilmiştir, az zamanda iyi olursunuz) dediler. <strong>(Hayır, ilaç istemem)</strong> dedi ve hastalık arttı. O zaman vahiy gelip, <strong>(İlaç kullanmazsan, şifa ihsan etmem)</strong> buyurulunca, ilacı alıp iyi oldu; ama sebebini merak etti. Bunun üzerine vahiy gelip, Allahü teâlâ, <strong>(Sen tevekkül etmek için, benim âdetimi, hikmetimi değiştirmek istiyorsun. İlaçlara, faydalı tesirleri kim verdi? Elbette ben yaratıyorum)</strong> buyurdu.</p>
<p>Allahü teâlâ, ekmeği doyurmaya sebep yaptığı gibi, ilaçları da, hastalıkları gidermeye sebep yapmıştır. Bütün sebepleri yaratan, bunlara tesir kuvveti veren, Allahü teâlâdır.</p>
<p>Musa aleyhisselam, şöyle bir sual sordu:<br />
— Ya Rabbi, hastalığı yapan kimdir, hastalığı iyi eden kimdir?<br />
Cenab-ı Hak buyurdu ki:<br />
<strong>— Her ikisini de yapan benim.</strong><br />
— O halde, doktora ne lüzum var?<br />
<strong>— Doktorlar, şifa için yarattığım sebepleri bilir ve kullarıma verir. Ben de onlara, bu yoldan rızk ve sevab veririm</strong>. (Kimya-i saadet)</p>
<p>Şu halde, melekler niye yaratıldı demek, Allah ilaçlara niye faydalı tesir kuvveti verdi demeye benziyor. Onun için atalarımız, <strong>(Hikmetinden sual olunmaz) </strong>demişlerdir.</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/hacilari-karsilamak-ziyafet-vermek/" title="Hacıları karşılamak ziyafet vermek ">Hacıları karşılamak ziyafet vermek </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/temettu-hacci-nasil-yapilir/" title="Temettü haccı nasıl yapılır ">Temettü haccı nasıl yapılır </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/peygamber-efendimizi-ruyada-gormek/" title="Peygamber efendimizi rüyada görmek">Peygamber efendimizi rüyada görmek</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/04/imam-i-a%e2%80%99zam-ebu-hanife/" title="İmam-ı a’zam Ebu Hanife">İmam-ı a’zam Ebu Hanife</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/kurban-kesmek-kimlere-vaciptir/" title="Kurban kesmek kimlere vaciptir ">Kurban kesmek kimlere vaciptir </a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-niye-yaratildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rahmet melekleri</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/rahmet-melekleri/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/rahmet-melekleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 23:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meleklere iman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=96</guid>
		<description><![CDATA[Dini bilmeyen kimse, din cahilidir. Rahmet melekleriyle hafaza melekleri ve ölüm meleği ayrıdır. Vazifeleri de ayrıdır. Her insanın omuzlarında amellerini yazan melekler bulunur. Bunlar, köpek giren eve de girer. Rahmete vesile olan melekler, şu yerlere girmez: 1- İçinde canlı resmi veya heykeli bulunan odaya, 2- Alkollü içki içilen ve içki bulunan yere, 3- Kumar oynanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="560" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>Dini bilmeyen kimse, din cahilidir. Rahmet melekleriyle hafaza melekleri ve ölüm meleği ayrıdır. Vazifeleri de ayrıdır. Her insanın omuzlarında amellerini yazan melekler bulunur. Bunlar, köpek giren eve de girer. Rahmete vesile olan melekler, şu yerlere girmez:</div>
<div><span id="more-96"></span><br />
<strong>1-</strong> İçinde canlı resmi veya heykeli bulunan odaya,<br />
<strong>2-</strong> Alkollü içki içilen ve içki bulunan yere,<br />
<strong>3-</strong> Kumar oynanan veya kumar aleti olan yere,<br />
<strong>4</strong>- Günah işlenen yere,<br />
<strong>5</strong>- Köpek olan yere,<br />
<strong>6-</strong> Cünüp bulunan odaya,<br />
<strong>7-</strong> Çalgı aletleri [mesela TV] bulunan odaya,<br />
<strong>8</strong>- Misafir gelmeyen eve,<br />
<strong>9-</strong> Avret yeri açık olan kimselerin olduğu yere,<br />
<strong>10-</strong> Ana-babaya asi olunan eve. <strong>(Nisabül-ahbâr)<br />
</strong><br />
Peki, rahmet melekleri bir eve girmezse ne zararımız olur? Rahmet meleklerinin faydaları nelerdir? Hadis-i şerifle bildirilen birkaç husus şöyledir:<br />
<strong>1-</strong> <strong>(Melek girmeyen eve şeytan girer</strong>.) Şeytan da her türlü kötülüğü yaptırmak için vesvese verir. [Buralarda, melekten kasıt rahmet melekleridir.]</p>
<p><strong>2-</strong> <strong>(Bir eve misafir gelince, melekleri sofrada ev sahibine dua eder</strong><strong>.</strong>) Melekler girmemişse, o duadan mahrum kalırız.</p>
<p><strong>3-</strong> <strong>(Sofrada sirke yiyene, yine melekler dua eder.)</strong> Melekler girmeyince, sirke de yense, duadan mahrum kalırız.</p>
<p><strong>4-</strong> (<strong>Melekler, sahura kalkanlara dua eder.</strong>) Melekler girmeyince, o kişi meleklerin yapacağı bu duadan mahrum kalır.</p>
<p><strong>5-</strong> <strong>(Salevat getiren kişinin günahlarının affolması için melekler dua ederler.</strong>) Melekler gelmezse bu duadan mahrum kalırız.</p>
<p><strong>6-</strong> <strong>(Allahü teâlânın zikredildiği yerlere, melekler rahmet saçar</strong>.) Melekler girmezse, bu rahmetten de mahrum kalırız.</p>
<p><strong>7- (Kur’an-ı kerimi hatmedene 60 bin melek dua eder.</strong>) Melekler gelmezse bu duadan mahrum kalırız.</p>
<p><strong>8- (Bir kimse, namaz kıldığı yerden ayrılıncaya kadar, melekler, </strong>“Ya Rabbi, buna rahmet et”<strong> diye dua ederler.</strong>) Melek girmezse bu duadan mahrum kalırız. Rahmet meleklerinin girmesine engel olan şeyler varsa, namazımız da mekruh olur.</p>
<p><strong>9- (Melekler, iyilik öğretenlere dua ederler.) </strong>Melek gelmezse, bu duadan mahrum kalırız.</p>
<p><strong>10- (Din kardeşinin bir işini yapana, binlerce melek dua eder.)</strong> Melekler gelmezse, bu duadan mahrum kalırız.</p>
<p><strong>11- (Yatağa abdestli yatan kimse için, bir melek sabaha kadar, </strong>“Ya Rabbi, bunu affet” <strong>diye dua eder.)</strong> Melek gelmezse, bu duadan mahrum kalırız.</p>
<p><strong>12-</strong> Ölüm hastasının bulunduğu odada, hayzlı kadın veya melek girmesine mani olan başka şey bulunmamalı. Mümin, ruhunu teslim edeceği vakit, rahmet meleklerini görüp, can verme acısını duymaz. Oraya rahmet melekleri girmezse, o kimse ölürken sıkıntılara maruz kalabilir. Onun için rahmet meleklerinin girmesine mani olacak iş yapmayalım.</p>
<p><strong>Ölüm meleğinin can alması</strong><br />
O kimsenin, (Melek eve girmezse canımı alan olmaz, 250 sene yaşarım) demesi çok yanlıştır. Niye 250 sene, o zaman bin sene yaşasın, hatta hiç ölmesin. Ölmemek mümkün mü? Ölmemek mümkün olmadığına göre, ölüm meleği, nerede olursak olalım, canımızı alır. Dünyanın çeşitli yerlerinde aynı anda ölen kimselerin canlarını da, aynı anda alır. Bir şehrin elektrik lambalarını aynı anda söndürmeye benzer.</p>
<p>İbrahim aleyhisselam, Azrail aleyhisselama sordu:<br />
— Dünyanın çeşitli yerlerinde deprem, savaş, hastalık gibi sebeplerle aynı anda ölen çok kimse oluyor. Aynı anda bunlara nasıl yetişiyorsun?</p>
<p>Azrail aleyhisselam dedi ki:<br />
<strong>— Eceli gelenleri çağırırım hemen hepsi avucumun içine geliverir.<br />
</strong><br />
Hikmet ehli zatlardan biri, (Yeryüzü, ölüm meleği için önündeki bir leğen gibidir. Eceli geleni alır) buyurdu.</p>
<p>Süleyman aleyhisselam, ölüm meleğine dedi ki:<br />
— Canını aldığın insanların, kimi genç, kimi çocuk oluyor. Bu nasıl oluyor?<br />
<strong>— Ecelleri ben takdir etmiyorum. Elime eceli gelenlerin listesi veriliyor. Ben de çağırıyorum geliyorlar.<br />
</strong><br />
Müslümanların ruhunu Azrail aleyhisselam alır, kâfirlerin canını ise Azrail aleyhisselamın emrindeki melekler alır. Yani fasık ve kâfirlerin ruhunu diğer meleklere emrederek aldırır.</p>
<p><strong>Lazımlığı temizlememek</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Bebeklerin lazımlığa yaptığı çişlerini, gece orada bekletmekte mahzur var mıdır?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Tuvalete döküp lazımlığı yıkamalı. Gece bekletmemeli. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(Evde kap içinde idrar bırakmayın! Rahmet melekleri böyle odaya girmez.)</strong> [Taberani]<span style="font-size: xx-small;"></p>
<p></span>Çöpü bile evde bekletmek uygun değildir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(Bir evde çöp olursa, o evde bereket kaldırılır.)</strong> [Deylemi]</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/kur%e2%80%99an-muminler-icin-sifadir/" title="Kur’an, müminler için şifadır ">Kur’an, müminler için şifadır </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/diger-peygamberler-sefaat-etmeyecek-mi/" title="Diğer Peygamberler şefaat etmeyecek mi?">Diğer Peygamberler şefaat etmeyecek mi?</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/05/kuran-muminler-icin-sifadir/" title="Kur&#8217;an, müminler için şifadır">Kur&#8217;an, müminler için şifadır</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/32-ve-54-farz/" title="32 ve 54 farz">32 ve 54 farz</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kestikten-sonra-namaz-kilmak-2/" title="Kurban kestikten sonra namaz kılmak">Kurban kestikten sonra namaz kılmak</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/rahmet-melekleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Melekler ve İblis</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-ve-iblis/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-ve-iblis/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 23:00:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meleklere iman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[İslam âlimleri buyuruyor ki: Allahü teâlânın emri ile, bütün melekler, Adem aleyhisselama doğru secde etti. Meleklerin hocası olan İblis, emri dinlemedi, secde etmedi. İmam-ı Salebi hazretlerinin, İbni Abbas hazretlerinden rivayet ettiğine göre; İblis, meleklerle beraber idi.  Ateşten yaratılan cinler taifesinden idi. Melekler ise, nurdan yaratıldı. İblis’in önceki adı Azazil idi. Cennetin bekçilerindendi. Dünya seması meleklerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslam âlimleri buyuruyor ki:<br />
Allahü teâlânın emri ile, bütün melekler, Adem aleyhisselama doğru secde etti. Meleklerin hocası olan İblis, emri dinlemedi, secde etmedi. İmam-ı Salebi hazretlerinin, İbni Abbas hazretlerinden rivayet ettiğine göre; İblis, meleklerle beraber idi.</p>
<p><span id="more-94"></span></p>
<p> Ateşten yaratılan cinler taifesinden idi. Melekler ise, nurdan yaratıldı. İblis’in önceki adı Azazil idi. Cennetin bekçilerindendi. Dünya seması meleklerinin reisi idi. Dünya, semasının ve yerin sultanıydı. Meleklerden ilimde üstün idi. Gök ile yeryüzü arasını idare ediyordu, bunun için kendini büyük gördü. Bu hâli onu Allah’a isyana sürükledi. Allahü teâlâ da onu, rahmetinden uzaklaştırdı. <strong>(Camiul Ahkam)</p>
<p></strong>İbni Abbas hazretleri buyuruyor ki:<br />
<strong>(İblis, Cennet bekçilerinden idi, dünya semasının işlerini idare ediyordu.)</strong> [Beyheki]</p>
<p>Said bin Müseyyib buyuruyor ki:<br />
<strong>(İblis, Meleklerin reisi, hocası idi.)</strong> [İbni Cerir, İ. Süyuti]</p>
<p><strong>Sual: </strong>Kur’anda, İblise değil, meleklere secde emri verildiği bildiriliyor. Şeytana böyle bir emir verilmediği halde, neden şeytan cezalandırılıp lanetlendi?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Hâşâ, Allahü teâlânın, yanlış, lüzumsuz bir şey yapması, haber vermeden, suçsuz bir mahlukunu cezalandırması, yani zulmetmesi, elbette mümkün değildir! İblis, Meleklerle beraber yaşıyordu, onların hocası idi. Allahü teala, içinde, İblis’in de bulunduğu melekler topluluğuna emir verdi. O toplulukta, İblis olmasa idi, verilen emirden sorumlu olmazdı. Âyet-i kerimelerde, <strong>(Fakat İblis secde etmedi) </strong>buyurulduğuna göre, İblis de, secde emri verilenlerden idi. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:</p>
<p><strong>(Meleklere,</strong> <strong>“Adem’e secde edin” demiştik. İblis hariç, hepsi secde etmişti. O, cinlerden idi. Rabbinin emrinin dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da, İblis’i ve onun avenelerini dost mu ediniyorsunuz? Halbuki onlar, sizin düşmanınızdır. </strong>[Şeytanın yolundan gidenleri dost edinerek, Cenneti verip Cehennemi almak] <strong>zalimler için, ne kötü bir değiş tokuştur.) </strong>[Kehf 50]</p>
<p>Şeytanın, secde ile emrolunduğunu bildiren, iki hadis-i şerif meali şöyledir:</p>
<p><strong>(Ademoğlu, secde âyetini okuyup da, secde edince, şeytan ağlayarak uzaklaşır. Sonra şöyle der: Yazık bana, ademoğlu secdeyle emrolundu ve secde ettiği için Cennete kavuştu. Ben de secdeyle emrolundum, ama isyan ettiğim için, Cehenneme müstahak oldum.)</strong> [Müslim]</p>
<p><strong>(Kibirden sakının. Kibir, şeytanı secde etmemeye sevk etti.)</strong> [İ. Asakir]</p>
<p><strong>Sual:</strong> İblis, Hazret-i Âdem&#8217;e secde etmediği için niye lanetlendi? Şeytanın Hazret-i Âdem&#8217;e secde etmeyişi ile, Allah’a isyanın ne alakası var? Hem Allah’a isyan etmiş olsa bile, isyan lanetliğe, küfre sebep olur mu? Niye Allah kendisine değil de, Hazret-i Âdem’e secde edilmesini emretmiştir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Secde, Âdem aleyhisselama değil, Allah için yapılması istendi. Yani Hazret-i Âdem istikametinde Allah’a yapılması istendi. Biz de Kâbe istikametinde Allah için secde ediyoruz. Kâbe’ye secde etmiyoruz. Meleklere ve İblise, Âdem aleyhisselam istikametinde Allah’a secde edilmesi emredildi. Şeytan ise, bu emrin yanlış olduğunu söyleyerek secde etmedi. Yani şeytan secde etmediği için değil, Allah’ın emrinin yanlış olduğunu söylemesi onun lanetliğine sebep oldu.</p>
<p>Namaz kılmayan, oruç tutmayan kimse, Allah’a isyan halinde olmakla beraber ona kâfir denmez. Ama namazı, orucu lüzumsuz görürse kâfir olur.</p>
<p>İşte şeytan da Allah’ın emrini uygun görmeyip, <strong>(Ben ateşten o ise, topraktan yaratıldı. Ateşten yaratılan bir varlığın, topraktan yaratılan bir varlığı kıble edinmesi yanlıştır)</strong> diyerek secde etmedi ve ebedi lanetliklerden oldu.</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-akilli-varliklardir/" title="Melekler akıllı varlıklardır">Melekler akıllı varlıklardır</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/09/dogru-iman-ve-imani-korumak/" title="Doğru iman ve imanı korumak">Doğru iman ve imanı korumak</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/olen-babanin-yerine-hac/" title="Ölen babanın yerine hac ">Ölen babanın yerine hac </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/peygamber-efendimizin-faziletleri/" title="Peygamber efendimizin faziletleri">Peygamber efendimizin faziletleri</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/ezan-ve-ikamet/" title="Ezan ve İkamet ">Ezan ve İkamet </a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-ve-iblis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Melekler akıllı varlıklardır</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-akilli-varliklardir/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-akilli-varliklardir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 22:59:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meleklere iman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Meleklerde erkeklik ve dişilik olmadığı, bütün akaid kitaplarında yazılıdır. Daha önce de, Hıristiyanlara özenen bazı kimseler, meleklerin dişi olduklarını söylüyor ve kanatlı kız resimleri yapıyorlardı. Şimdi de, kanatlı erkek resimleri mi yapacaklar? Melekler nurdan, İblis ve cinler ise ateşten yaratılmıştır. Hepsi akıl ve irade sahibi varlıklardır. Allahü teâlâ, melekleri de, İblis’i de, imtihandan geçirdi. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meleklerde erkeklik ve dişilik olmadığı, bütün akaid kitaplarında yazılıdır. Daha önce de, Hıristiyanlara özenen bazı kimseler, meleklerin dişi olduklarını söylüyor ve kanatlı kız resimleri yapıyorlardı. Şimdi de, kanatlı erkek resimleri mi yapacaklar?<br />
<span id="more-92"></span><br />
Melekler nurdan, İblis ve cinler ise ateşten yaratılmıştır. Hepsi akıl ve irade sahibi varlıklardır. Allahü teâlâ, melekleri de, İblis’i de, imtihandan geçirdi. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:</p>
<p><strong>(Âdem’e </strong>[Adem’e karşı Allah’a]<strong> secde edin, dediğimiz zaman, İblis hariç, meleklerin hepsi secde etti. İblis ise, yüz çevirip büyüklük tasladı, kâfirlerden oldu.)</strong> [Bekara 34]</p>
<p>Melekler, robot gibi olsa idi, hâşâ Allahü teâlânın secde edin emri anlamsız bir şey olurdu. İmtihanda olmasalardı, İblis kâfir olmazdı ve cezalandırılmazdı. Meleklerden secde etmeyen olsa idi, elbette onlar da, cezalanacaktı. Aklı olmayan, robot gibi olan, mesul olur mu, cezalandırılır mı? Sorumlu olmasalar böyle imtihana tabi tutulurlar mıydı? Dindar olmasalar, emre itaat ederler ve Allahü teâlâ da onları böyle över miydi? İşte bu imtihandan sonra, meleklere günah işlememe, masum olma özelliği verildi. Bu özellik, Peygamberlerde de vardır. Masum olmaları, akıl sahibi olmadıklarını göstermez. Akıl sahibi olmayan da, Peygamber olmaz. Meleklerden de, peygamberler olduğu, Kur’an-ı kerimde bildirilmiştir. Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail [aleyhimüsselam], meleklerin peygamberleridir. Meleklerin hepsi, ilim sahibidir. İki âyet-i kerime meali:</p>
<p><strong>(Melekler, “Ey rabbimiz, Seni noksan sıfatlardan tenzîh eder, kemâl sıfatlar ile tavsif ederiz ki, Senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur” dediler.) </strong>[Bekara 32]</p>
<p><strong>(Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahipleri, Ondan başka ilah olmadığına şahitlik etmişlerdir.)</strong> [Al-i İmran 18]</p>
<p>Peygamber efendimiz, Cebrail aleyhisselama, <strong>(Benim âlemlere rahmet oluşumdan sana da bir pay düştü mü?)</strong> diye sual edince, (Evet, sonumun ne olacağından korkardım. Tekvir suresindeki âyetler inince, Allah’ın yanındaki kıymetim meydana çıktı) dedi. <strong>(Şifa-i şerif)</p>
<p>(Bu Kur’an, arşın sahibi Allah katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin </strong>[Cebrailin]<strong> getirdiği sözdür.)</strong> [Tekvir 19-21]</p>
<p>Cebrail aleyhisselam, dindar olmasa, Allah yanında değerli ve şerefli biri olur mu?<br />
Allahü teâlâ, meleklere değişik görevler vermiştir. Bir âyet-i kerime meali:<strong></p>
<p>(Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun.)</strong> [Naziat 4-5]</p>
<p>İşleri yönetmekle görevli meleklerin üstünlüğünü belirtmek için, Allahü teâlâ onlara yemin ediyor.<br />
Melekler, robot gibi akılsız varlık olsa, Allahü teâlâ kendine onlardan resul, yönetici seçer mi hiç? Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:</p>
<p><strong>(Allah, meleklerden de, insanlardan da Resuller </strong>[elçiler]<strong> seçer.)</strong> [Hac 75]</p>
<p>Melekler için, akılsız, robot gibi varlıklar demek, onları inkâr etmenin başka bir yoludur. Meleklere iman, imanın altı şartından biridir. Bir âyet-i kerime meali:</p>
<p><strong>(Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr eden, derin bir dalalete saplanmıştır</strong>.) [Nisa 136]</p>
<p>Meleklerde erkeklik ve dişilik yoktur. Müşrikler, (Melekler dişidir, onlar Allah’ın kızlarıdır) demeleri üzerine Allahü teâlâ buyurdu ki:</p>
<p><strong>(</strong>[Ey müşrikler] <strong>Rabbiniz, erkek çocukları, sizin için ayırdı da, kendisi meleklerden kız çocuklar mı edindi! Gerçekten siz, vebali çok büyük bir söz söylüyorsunuz</strong>.) [İsra 40]</p>
<p><strong>(Müşriklere sor: Kızlar Rabbinin de, erkekler onların mı? Biz melekleri onların gözü önünde kız olarak mı yarattık? Kesinlikle yalan söylüyorlar.)</strong> [Saffat149-151]</p>
<p><strong>(Ahirete inanmayanlar, meleklere, dişilerin adlarını takıyorlar.)</strong> [Necm 27]</p>
<p>Bedir ve Huneyn savaşlarında, Melekler, yardıma gelmişlerdi. İki ayet-i kerime meali:</p>
<p><strong>(O vakit </strong>[Bedir’de]<strong> Müminlere</strong>, “Rabbiniz, üç bin melek indirip, size yardımda bulunması, yetişmez mi?”<strong> diyordun.) </strong>[Al-i İmran124]</p>
<p><strong>(Hani siz, Rabbinizden zafer için yardım istiyordunuz. O da, </strong>“Peş peşe gelen bin melek ile, size yardım ediyorum”<strong> diyerek duanızı kabul buyurdu.) </strong>[Enfal 9]<strong></p>
<p></strong>Savaşa katılıp, düşman ile savaşabiliyorlar. Bunlara nasıl, akılsız, şuursuz robot denir ki?<br />
Resulullah efendimizin yardımcılarının melekler olduğu bildiriliyor:</p>
<p><strong>(Onun dostu ve yardımcısı Allah, Cebrail ve salih müminlerdir. Bundan başka melekler de, onun yardımcılarıdır.) </strong>[Tahrim 4]</p>
<p>Hadis-i şeriflerde de, meleklerin akıllı olduğu bildirildi. Üç hadis-i şerif meali:</p>
<p><strong>(Canlı resmi, köpek ve cünüp bulunan yere, rahmet melekleri girmez.)</strong> [Nesai]</p>
<p><strong>(Sarımsak, soğan yiyen, mescidimize gelmesin. Çünkü, insanların rahatsız olduğu şeylerden, melekler de, rahatsız olur.) </strong>[Taberani]</p>
<p><strong>(Çıplak durmayın! Yalnız cima ve helada sizden ayrılan hafaza meleklerinden utanın ve onlara saygılı olun!)</strong> [Tirmizi]</p>
<p>Demek ki, melekler, evlere rahmet için gelebiliyor ve evde cünüp varsa, bilebiliyorlar. Bu basit bir iş değildir. İnsanların rahatsız olduğu pis kokulardan onlar da, rahatsız olabiliyor ve yanlarında çıplak durulması uygun olmuyor. Robot gibi olsalar, cünüpten, kötü kokudan niye rahatsız olsunlar, onlardan niye utanılsın ve niye onlara karşı saygılı olmak emredilsin? Bir hadis-i şerif meali:</p>
<p><strong>(Sağdaki melek, soldaki meleğin âmiridir. Kul, bir iyilik yapınca, on sevab yazar. Kötülük yapınca, sağdaki melek, soldaki meleğe bekle der; o da, altı saat bekler. Eğer kul, istiğfar ederse, hiç bir şey yazmaz. İstiğfar etmezse, tek bir günah yazar.)</strong> [Taberani, Beyheki]</p>
<p>Bir ayet-i kerime meali de şöyledir:</p>
<p><strong>(Yoksa onlar </strong>[müşrikler],<strong> kalblerinde gizlediklerini ve fısıltılarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Hayır, biz işitiyoruz, yanlarındaki elçilerimiz </strong>[melekler] <strong>de</strong> <strong>yazmaktadır.)</strong> [Zuhruf 80]</p>
<p>Amellerimizi tespit edip, kaydeden ve kabrinde insanı sorguya çeken meleklere, akıl ve ilim sahibi olduklarını gösteren vesikalara rağmen, akılsız, robot varlıklar demek çok yanlış ve gülünç olur.</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kesiminde-ihtiyatli-davranmak-2/" title="Kurban kesiminde ihtiyatlı davranmak">Kurban kesiminde ihtiyatlı davranmak</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/zekat-ne-zaman-verilir/" title="Zekat ne zaman verilir ">Zekat ne zaman verilir </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/seferde-iken-oruc-tutmak/" title="Seferde iken oruç tutmak ">Seferde iken oruç tutmak </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/allahu-tealayi-anmak/" title="Allahü teâlâyı anmak">Allahü teâlâyı anmak</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/09/yeni-musluman-olan/" title="Yeni Müslüman olan">Yeni Müslüman olan</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-akilli-varliklardir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Görülmeyen şey yok mudur?</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/gorulmeyen-sey-yok-mudur/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/gorulmeyen-sey-yok-mudur/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 22:58:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meleklere iman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[Melek, cin ve şeytanı inkâr eden Müslüman olamaz. Bunlar Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açıkça yazılıdır. Dünya, bir imtihan yeridir. Allahü teâlâ, Bekara suresinin başında gayba imanı, yani görmeden inanmamızı emretmiştir. İyi ile kötünün, inananla inanmayanın ayırt edilmesi için bir imtihan gerekir. Allahü teâlâ imtihan etmeden de kullarının ne yapacağını, suç, günah işleyeceğini bilir. Fakat, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Melek, cin ve şeytanı inkâr eden Müslüman olamaz. Bunlar Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açıkça yazılıdır.<br />
<span id="more-90"></span><br />
Dünya, bir imtihan yeridir. Allahü teâlâ, Bekara suresinin başında gayba imanı, yani görmeden inanmamızı emretmiştir. İyi ile kötünün, inananla inanmayanın ayırt edilmesi için bir imtihan gerekir. Allahü teâlâ imtihan etmeden de kullarının ne yapacağını, suç, günah işleyeceğini bilir. Fakat, henüz suç işlemeden cezalandırılsa, (Suçum yokken, imtihan edilmeden, beni cezalandırmak doğru değil) diyebilir. İşte bunun gibi sebeplerle, insanlar imtihan için dünyaya getirilmiştir. Söz dinleyenle, dinlemeyen, suç işleyenle işlemeyen belli olsun diye, bazı yasaklar konmuş, bazı ibadetleri yapma mecburiyeti getirilmiştir.</p>
<p>Mesela, (domuz eti veya besmelesiz kesilen kuzu eti niye haram) diye soruluyor. Etin mutlaka bir zararı olduğu için değil, emri dinleyenle dinlemeyen belli olsun diye de haram edilmiş olamaz mı?</p>
<p>Bu öyle bir imtihan ki sorular da, cevaplar da bellidir. Kabirde ne sorulacak, ahirette ne sorulacak hepsi bellidir. Ben soruları ve cevapları bilmiyordum diye itiraz edilemeyecektir.</p>
<p>Cin, şeytan, nazar, Cennet, Cehennem gibi şeylerin görülmemesi de bir imtihandır. Görüldükten sonra imtihanın ne önemi kalır? Çok çalışkan ve bilgili bir öğrenci ile çok tembel ve cahil bir öğrenci imtihana girse, sorular ve cevaplar belli olsa, ikisi de aynı şeyi yazacak, o zaman çalışkan talebe ile tembel olan ayrılmayacaktır. Bilenle bilmeyenin ayrılması için [daha doğrusu inananla inanmayanın ayrılması için] bir imtihan gerekmez mi?</p>
<p>Görülmeyen her şeye yok demek, aklı bırakıp, duyulara tâbi olmak demektir. Hayvanlar duyularına tâbi olur; insan ise, akla tâbi olur. İnsanların duyuları, hayvanlarınkinden daha geridedir. Köpek çok kuvvetli koku alır. İnsan, bu kadar koku alamaz, gecenin zifiri karanlığında yarasa gibi hareket edemez. İnsan, ışık olmadan, karanlıkta göremediği halde, kedi görebiliyor. O halde göze değil, akla göre karar vermek gerekir.</p>
<p>Mıknatısın manyetik gücünü gözle göremiyoruz. Fakat demiri çekmesinden mıknatısta bir güç olduğunu anlıyoruz. Kumanda aleti ile, TV’yi açıp kapatıyoruz. Kumanda aletinde gözle görmediğimiz bir güç, bu işleri yapıyor. Uzaktan kumandalı bir aletle, otonun kapıları açılabiliyor. Fakat bu işi yapan gücü göremiyoruz. O halde, hisse değil, akla değer vermek gerekir. Lazer ışınları ile ameliyat yapılıyor, demir kesiliyor. Bu ışınları ve manyetik dalgaları gözle göremiyoruz. Göremediğimize yok demek akla, ilme uygun değildir.</p>
<p>Bir teldeki elektrik akımını gözle göremiyoruz. Fakat yaptığı işlerden, içinde cereyan olduğunu anlıyoruz. Gözle görmediğimiz için cereyanı inkâr edemeyiz. Yer çekimini de gözle göremiyoruz. Fakat cisimlerin havaya değil de yere düşmesinden, yerde bir çekim kuvvetinin olduğunu anlıyoruz.</p>
<p>İnsanları ayakta tutup hareket etmesini sağladığı için ruhun varlığını anlıyoruz. Fakat gözle göremiyoruz. Hakkı bâtıldan ayıran insana akıllı diyoruz. Fakat aklı da göremiyoruz. Görülmediği halde, varlığı akılla anlaşılan çok şey vardır. Kimisi, bir şeye bakıp beğendiği zaman gözlerinden çıkan şualar, yani nazar, canlı cansız şeylerin bozulmasına sebep oluyor. Fen, belki bir gün, şuaları ve etkilerini daha iyi açıklayacaktır.</p>
<p>Kısacası, tekrar edelim, göremediğimize yok demek akla, ilme uygun değildir. Görülmeyen her şeye yok demek, aklı bırakıp, duyulara tâbi olmak demektir. Hayvanlar duyularına tâbi olur; insan ise, akla tâbi olur.</p>
<p><strong>Cin vardır<br />
</strong>Mutezilenin bir kısmı cinni inkâr ederken, bir kısmı, cinnin varlığını kabul eder; fakat cinnin insana zarar verdiğini inkâr eder. Nur-ül-İslam<strong> </strong>kitabında diyor ki: Cinlerin ilk babası Can’dır. Kur&#8217;an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
<strong>(Canı da daha önce, zehirli, dumansız ateşten yarattık.)</strong> [Hicr 27]</p>
<p>Şeytanlar, iblisin zürriyetindendir. İblis de cin taifesindendir. Kur&#8217;an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
<strong>(İblis cinlerdendi.) </strong>[Kehf 50]<br />
<strong><br />
Cin </strong>suresinin ilk âyetlerinde, cinlerden iman edenlerin de olduğu bildirilmektedir. <strong>(Nas) </strong>suresinde cinlerden insanlara zarar verenlerin bulunduğu, zararlarından Allah’a sığınılması bildirilmektedir. Bu bakımdan cinleri inkâr edip, onların insanlara zarar verdiğini inkâr eden kâfir olur. Süleyman aleyhisselamın cinlerden de düzenli askerleri olduğu Kur&#8217;an-ı kerimde bildirilmiştir. <strong>(Neml </strong>17<strong>)<br />
</strong><br />
Cehennem, cin ve insanlarla doldurulacaktır. <strong>(Secde </strong>13<strong>)<br />
</strong><br />
Cinler de insanlar gibi, Allah’ı tanımak ve Ona ibadet etmek için yaratılmıştır. <strong>(Zariyat</strong> 56<strong>)</strong></p>
<p>Kur&#8217;an-ı kerimde cin ile ilgili daha birçok âyet-i kerime vardır. Hadis-i şerifte cinlerden korunmak için dualar bildirilmiştir. Göz ile görmediğini inkâr etmek, akla da, ilme de aykırıdır.</p>
<p><strong>Aklın doğru karar verebilmesi için<br />
</strong>Akıl, göze değil, göz akla bağlıdır. Göz her şeyi göremez. Mesela tecrübeler neticesinde havanın içinde çeşitli gazlar bulunduğunu biliyoruz. Gözümüzle havayı ve içindeki gazları göremiyoruz. Göremediğimiz için, aklımızı göze tâbi kılarak (Hava ve gaz diye bir şey yoktur, olsaydı görürdük) demek aklı, tecrübeyi hiçe saymak olur.</p>
<p>Bugün fen yolu ile suyun oksijen ve hidrojen denilen 2 gazdan meydana geldiğini biliyoruz. Bu gazların biri yakıcı, diğeri de yanıcıdır. Suya bakınca ne oksijeni, ne de hidrojeni görmemiz mümkün olmaz. Hatta su renksiz olduğu için ağzına kadar dolu bir şişedeki suyu bile göremeyiz. Aklı göze tâbi kılarak (Şişede su, suda da gaz yoktur) diyebilir miyiz?</p>
<p>Aklın önemi, insanlığın şerefi, gözün görme kuvvetiyle ölçülseydi, kedinin insandan daha şerefli olması gerekirdi. Çünkü insan, ışık olmadan, karanlıkta göremezken kedi görebiliyor. O halde göze değil, akla göre karar vermek gerekir.</p>
<p>Bazı zehirli gazlar, renksiz ve kokusuz olduğu için görülemez ve varlığı anlaşılamaz. Tüpteki bir gazın çıkıp da odadaki insanları zehirlememesi için gaza koku katılır. Bu sayede bir odadaki gazı gözümüzle görmediğimiz halde, kokusundan dolayı anlarız.</p>
<p>İki biberin birinin tatlı, diğerinin acı olduğunu gözümüzle anlayamayız. Gözün vazifesi bu değildir. Göz, belli bir uzaklıktan sonraki ve belli bir büyüklükten daha küçük olan cisimleri göremez. Küçük mikroplar görülemediği gibi, çok uzaktaki koca bir insan da görülemez. Göremediğimiz için bunların yokluğu iddia edilemez.</p>
<p>Bazı gezegenlerin varlığından haberdar değiliz. Bugünkü fen, bunları anlayamadığı için başka gezegenlerin yokluğu iddia edilemez. Canlıları ayakta tutan ruhu da göremiyoruz, ama inkârı mümkün değildir.</p>
<p>Cinni inkâr etmek, Allahü teâlâyı inkâr etmektir. Bunun için aklı, fenni, göze tâbi kılmamalıdır! Aksine gözü, akla tâbi kılmalıdır! Akıl da tek başına hakkı bulamaz. Akıl göz gibi, İslamiyet de ışık gibidir. Yani aklın doğru karar verebilmesi için İslamiyet ışığına ihtiyacı vardır.</p>
<p><strong>1’den önce sayı var mı?<br />
</strong>Allahü teâlâyı inkâr eden zeki bir dehri [ateist] vardı. Hıristiyan din adamları bu dehriye cevap veremeyince, sana ancak İslam âlimleri cevap verebilir diyerek onu Basra’ya gönderirler. Basra’ya gelip, dünyada bana cevap verebilecek bir âlim bulamadım der. Herkese meydan okur.</p>
<p>Hammad hazretleri, (Hele önce bizim çocuklarla tartış, gerekirse âlimlerle görüşürsün) der, onun karşısına genç yaştaki <strong>Numan bin Sabit</strong>’i [imam-ı a’zam Ebu Hanife hazretlerini] çıkarır. Dehri, çocuk denilecek yaştaki bir gençle tartışmayı gururuna yediremez. Kürsüye yumruk vurur, (Hani nerede, o meşhur âlimleriniz) der.</p>
<p>Genç Numan bin Sabit onu, onun silahı ile vurur. (Ne o der, demek benden korkmaya başladın?) Dehri bu söze tahammül edemeyerek ilk sorusunu sorar:</p>
<p>- Var olan şeyin başlangıcı ve sonu olmaması mümkün mü?<br />
<strong>- Mümkündür.<br />
</strong><br />
- Nasıl olur?<br />
<strong>- Sayıları bilirsin birden önce hangi sayı vardır?<br />
</strong><br />
- Bir şey yoktur.<br />
<strong>- Mecazi bir olanın önünde bir şey olmayınca, hakiki bir olanın önünde ne olabilir?<br />
</strong><br />
- Peki hakiki olanın yönü ne tarafadır?<br />
<strong>- Mumun ışığı ne taraftadır?<br />
</strong><br />
- Bir tarafta denemez.<br />
<strong>- Mecazi ışık için böyle denirse ebedi nur olan için ne denebilir?<br />
</strong><br />
- Her var olanın bir yeri olması gerekmez mi?<br />
<strong>- Mahluklar için öyledir.<br />
</strong><br />
- İlah kâinatta ise, bir yerde görünmesi gerekmez mi?<br />
<strong>- Yaratan ile yaratılan mukayese edilmez ama sütte yağı görebiliyor musun?<br />
</strong><br />
- Görülmez.<br />
<strong>- Sütte yağ olduğu bir gerçek iken, göremiyoruz diye nasıl inkâr edilir? Ben de sana bir soru sorayım: Senin aklın var mı?<br />
</strong><br />
- Elbette var.<br />
<strong>- Var olan şey görünür dedin. Aklın varsa gösterebilir misin?<br />
</strong><br />
- Peki O, şu anda ne yapmaktadır?<br />
- <strong>Sen bütün soruları kürsüden sordun. Biraz da ben kürsüden cevap vereyim.<br />
</strong>- Peki geç kürsüye.</p>
<p>İmam-ı a’zam olacak bu genç, kürsüye çıkıp,<strong> (Allahü teâlâ şu anda, senin gibi imansız bir dehriyi kürsüden indiriyor ve benim gibi bir muvahhidi kürsüye çıkarıyor) </strong>der ve ardından Rahman suresinin<strong> (Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini inkâr edebilirsiniz?)</strong> mealindeki 28. âyetini okur. Kalabalık hep bir ağızdan istiğfara başlar. Bu arada dehri, çoktan uzaklaşıp gitmiştir.</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/02/sen-olmasaydin-kainati-yaratmazdim-2/" title="Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım">Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/oructa-mezhep-taklidi/" title="Oruçta mezhep taklidi ">Oruçta mezhep taklidi </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/resulullaha-mahsus-hukumler/" title="Resulullaha mahsus hükümler">Resulullaha mahsus hükümler</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/gunah-islemek-ve-iman/" title="Günah işlemek ve iman">Günah işlemek ve iman</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/rahmet-melekleri/" title="Rahmet melekleri">Rahmet melekleri</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/gorulmeyen-sey-yok-mudur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meleklere iman nasıl olmalı</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/meleklere-iman-nasil-olmali/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/meleklere-iman-nasil-olmali/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 22:57:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meleklere iman]]></category>
		<category><![CDATA[melek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[İmanın ikinci şartı, Meleklere imandır. Amentü’deki, (Ve melaiketihi) ifadesi, Allahü teâlânın meleklerine inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir. Melekler, Hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidirler. Allahü teâlânın sevgili ve kıymetli kullarıdır, ortakları ve kızları değildir. Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler, isyan etmezler. Günah işlemezler. Erkek ve dişi değildir. Evlenmezler, doğurmazlar, çoğalmazlar, çocukları olmaz, yiyip içmezler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İmanın ikinci şartı,<strong> </strong>Meleklere imandır. Amentü’deki, <strong>(Ve melaiketihi) </strong>ifadesi,<strong> </strong>Allahü teâlânın meleklerine inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir.<br />
<span id="more-88"></span><br />
Melekler, Hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidirler. Allahü teâlânın sevgili ve kıymetli kullarıdır, ortakları ve kızları değildir. Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler, isyan etmezler. Günah işlemezler. Erkek ve dişi değildir. Evlenmezler, doğurmazlar, çoğalmazlar, çocukları olmaz, yiyip içmezler. Allahü teâlâ, bunlardan bazılarını peygamber olarak seçmiştir. Diğer meleklere vahiy [haber] götürmek görevi ile şereflendirmiştir. Peygamberlerin kitaplarını ve sayfalarını getiren de bunlardır. Mesela Enam suresini Cebrail aleyhisselam ile birlikte 70 bin melek getirmiştir. Bunlar hata etmez, unutmaz. Hile yapmaz, aldatmazlar. Bunların Allahü teâlâdan getirdikleri hep doğrudur, şüpheli, ihtimalli değildir. Kendilerine verilen emirleri yapmaktan başka işleri yoktur.</p>
<p>En üstünleri 4 tanedir:<br />
<strong>Cebrail aleyhisselam:</strong> Meleklerin en üstünüdür. Vazifesi, Peygamberlere vahiy getirmek, emir ve yasakları bildirmektir. Cebrail aleyhisselamın günah işleyeceğini veya yanlış bir iş yapacağını sanmak çok tehlikelidir. Çünkü Allahü teâlâ buyurdu ki:<br />
<strong>(Ey Resulüm de ki; “Cebrail’e düşman olan, Allah’a düşmandır.” Çünkü o, Kur’an-ı kerimi, Allah’ın izniyle, kendinden önce gelen kitapları doğrulayıcı, bir hidayet rehberi ve müminler için müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir.)</strong> [Bekara 97]<strong></p>
<p>İsrafil aleyhisselam:</strong> Sura üfürmekle vazifelidir. Birinci üfürmesinde hasıl olan sesi işiten, Allahü teâlâdan başka her diri ölecek, ikincisinde hepsi tekrar dirilecektir.<br />
<strong><br />
Mikail aleyhisselam:</strong> Rızk gönderilmek, ucuzluk, bolluk, kıtlık, pahalılık ve her maddeyi hareket ettirmekle vazifelidir.<br />
<strong><br />
Azrail aleyhisselam:</strong> İnsanların ruhunu almakla vazifelidir.</p>
<p>Bunlardan sonra dört sınıf melek vardır. Hamele-i Arş denen melekler dört tanedir. Huzur-i ilahide bulunan meleklere, <strong>Mukarrebin</strong> denir. Azab meleklerinin büyüklerine <strong>Kerubiyan</strong>, rahmet meleklerine <strong>Ruhaniyan</strong> denir. Cennet meleklerinin büyüğünün adı <strong>Rıdvan</strong>, Cehennem meleklerinin büyüğünün adı <strong>Malik</strong>’tir. Cehennem meleklerine <strong>Zebani</strong> denir. Bunlar, Cehennemde emredilen vazifelerini yapar. Denizin balığa zararlı olmaması gibi, Cehennem ateşi de bunlara zarar vermez. İnsanların iki omuzunda bulunup, iyiliklerini ve kötülüklerini yazan <strong>Kiramen katibin</strong> ismindeki iki melek ile, cinden koruyan meleklere, <strong>Hafaza melekleri</strong> denir. Sayısı en çok olan mahluk meleklerdir.</p>
<p>&#8220;Zebani gibi bir zalim&#8221;, &#8220;Azrail gibi cani, işkenceci bir Zebani&#8221;, “Çocuğunuzu terbiye etmezseniz, anarşist olur, Azrail ve Zebani olur” gibi sözler uygun değildir. [Bunları mecaz olarak da örnek vermek uygun değildir. Allahü teâlânın emrine uyarak iman eden, emir ve yasaklara uyan müslümanlara mesela namaz kılan, oruç tutan, kul hakkı yemeyen, zina etmeyen müslümanlara ahmak, gerici, örümcek kafalı denir mi hiç? Bunun gibi, Allahü teâlânın emrini yerine getiren meleklere cani, işkenceci, zalim denir mi hiç? Mecazı da, örneği de, şakası da çok çirkindir.] Meleklere hakaret eden Müslüman dinden çıkar. Bütün melekler günahsızdır, cani, işkenceci, zalim değildir. Allahü teâlânın emrini yerine getirirler. <strong>(Feraid-ül-fevaid)<br />
</strong><br />
<strong>Diğer melekler<br />
Sual</strong>: Dört büyük melekten başka, bilinen diğer melekler ve görevleri nelerdir?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri buyuruyor ki:<br />
Dört büyük melekten sonra üstün olan melekler dört sınıftır:<br />
<strong>1- Hamele-i Arş</strong> denen melekler dört tanedir.<br />
<strong>2- </strong>Huzur-i ilahide bulunan meleklere, <strong>Mukarrebin</strong> denir.<br />
<strong>3- </strong>Azap meleklerinin büyüklerine, <strong>Kerubiyan</strong> denir.<br />
<strong>4- </strong>Rahmet meleklerine, <strong>Ruhaniyan</strong> denir.</p>
<p>Bunların hepsi, meleklerin üstünleridir.</p>
<p>Cennet meleklerinin büyüklerinin adı <strong>Rıdvan</strong>’dır. Cehennem meleklerine <strong>zebani</strong> denir. Bunlar cehennemde emredilen vazifelerini yapar. Cehennem ateşi bunlara zarar vermez. Denizin balığa zararlı olmaması gibidir. Cehennem zebanilerinin büyükleri 19 tanedir. En büyüğünün ismi <strong>Malik</strong>’tir.</p>
<p>Her insanın, hayır ve şer, bütün işlerini yazan, ikisi gece, ikisi gündüz gelen dört meleğe, <strong>kirâmen kâtibîn</strong> veya <strong>hafaza melekleri</strong> denir. Hafaza meleklerinin, bunlardan başka olduğu da, bildirilmiştir. Sağ taraftaki melek, soldakinin amiridir, iyi işleri ve ibadetleri yazar. Soldaki kötülükleri yazar.</p>
<p>Kabirlerde, kâfirlere ve âsi müslümanlara azap edecek melekler ve kabirde sual soracak melekler vardır. Sual meleklerine <strong>Münker ve Nekir</strong> denir. Müminlere soranlara <strong>Mübeşşir ve Beşir</strong> denir.</p>
<p>Sayısı en çok olan mahlûk meleklerdir. Bunların sayılarını Allahü teâlâdan başka kimse bilmez. Göklerde, meleklerin ibadet etmedikleri, boş bir yer yoktur. Göklerin her yeri, rükûda veya secdede olan meleklerle doludur. Göklerde, yerlerde, otlarda, yıldızlarda, canlılarda, cansızlarda, yağmur damlalarında, ağaçların yapraklarında, her molekülde, her atomda, her reaksiyonda, her harekette, her şeyde meleklerin vazifeleri vardır. Her yerde, Allahü teâlânın emirlerini yaparlar. Allahü teâlâ ile mahlûkları arasında vasıtadırlar. Bazıları, diğer meleklerin amiridir. Bazıları, Peygamberlere haber getirir. Bazıları insanların kalbine iyi düşünce getirir ki, buna <strong>ilham </strong>denir. Bazılarının, insanlardan ve bütün mahlûklardan haberi yoktur. Allahü teâlânın cemali karşısında kendilerinden geçmişlerdir. Her birinin belli yeri vardır. Oradan ayrılamazlar. <strong>(İtikadname)<br />
</strong></p>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/kalbe-gelen-dusunceler/" title=" Kalbe gelen düşünceler"> Kalbe gelen düşünceler</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/imanin-alameti/" title="İmanın alameti">İmanın alameti</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/meleklere-iman-nasil-olmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
