<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ditib Mimar Sinan Camii Garmisch partenkirchen &#187; Hutbeler</title>
	<atom:link href="http://hakyolundayiz.net/ditib/garmisch/hutbeler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hakyolundayiz.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 19:45:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Vekalet yoluyla kurban</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/11/vekalet-yoluyla-kurban/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/11/vekalet-yoluyla-kurban/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 10:46:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[vekalet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=743</guid>
		<description><![CDATA[  بسم الله الرحمن الرحيم لنْ يَنَالَ اللهَ لحُومُهاَ وَ لاَ دِ̃مَاؤُهاَ وَ لكِنْ يَنَالُهُ التّقوٰى مِنْكُمْ كَذلِكَ سَخْرَهَا لَكُمْ لِتُكَبَِرُوا اللهَ عَلىَ مَا هَديكُم وَ بَشِّرِ المُحْسِنِينَ Bismillahirrahmanirrahim [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla] “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz, fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır.Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <span id="more-743"></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: medium;">بسم الله الرحمن الرحيم<br />
لنْ يَنَالَ اللهَ لحُومُهاَ وَ لاَ دِ̃مَاؤُهاَ وَ لكِنْ يَنَالُهُ التّقوٰى مِنْكُمْ كَذلِكَ سَخْرَهَا لَكُمْ لِتُكَبَِرُوا اللهَ عَلىَ مَا هَديكُم وَ بَشِّرِ المُحْسِنِينَ</span></p>
<p align="center">
<span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Bismillahirrahmanirrahim<br />
[Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]<br />
<strong>“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz, fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır.Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.”</strong></span></p>
<p align="right"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: x-small;">[Hac suresi, ayet 37]</span></p>
<p align="justify">
<span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Değerli Mü’minler!</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Kurban Bayram’ına yaklaşmış bulunmaktayız. Yüce Rabbimizin bizleri bu bayrama ve daha nice bayramlara sağlık ve afiyet içerisinde ulaştırmasını niyaz ediyoruz.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Kurban Bayram’ına  birkaç hafta kala genel olarak kurbanla, özellikle de vekalet yoluyla kurbanla ilgili bazı dini bilgileri sizlerle paylaşmak istiyoruz.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de kurbanlarımızın etlerinin ve kanlarının değil, sadece Allah’a olan bağlılığımızın ve takvamızın O’na ulaşacağını belirtmektedir. Nitekim Hac Suresi 37. ayetinde “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz, fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır” buyrulmaktadır. Bu itibarla Kurban ibadetinin hikmetini, sadece kurbanı kesmekle değil; etlerinin yakın ve uzak çevremizdeki, hatta gerektiğinde dünyanın öbür ucundaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak ve bu yolla Müslümanlar arasında sevgi ve kardeşlik bağını güçlendirmekle gerçekleştirmiş oluruz. Bu sayede toplumsal ve dini kardeşlik duyguları pekişecek, tok açın halinden anlar haline gelecektir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Muhterem Müslümanlar!</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Çocuk okutmak, hasta tedavi ettirmek, hastane ve okul yaptırmak gibi toplumun yararına olan bütün faaliyetler, kişinin amel defterinin kapanmamasına vesile olan hayırlardır. Ancak dinimizde her bir ibadet, hayır ve hasanat ayrı ayrı önem ve anlam taşımaktadır. Bu nedenle, hiçbir ibadet diğerinin yerine konamaz. Ibadetlerin yerine getirilmesi için belirli şartların oluşması gerekmektedir. Kurban ibadetinin ifası için de maddi imkanın yeterli olması, bu görevin ibadet duygusu ve niyetiyle yapılması şartı bulunmaktadır. Kurban kesilmesi yerine hayır ve hasenat yapmakla bu ibadetin yerine getirilmeyeceği bilinmelidir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Kıymetli Mü’minler!</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Bu ibadetin ruhuna uygun bir şekilde gerçekleştirebilmesi için hepimize bir takım ödev ve sorumluluklar düşmektedir. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Günümüzde özellikle şehirlerde ya da Avrupa’da yaşayan insanlar, kurban kesmek için yeterli mekan ve zaman bulamamaktadır. Bunun için çeşitli kurum ve kuruluşlarca vekaletle kurban kesim kampanyaları düzenlenmektedir. Ancak bu konuda yanlış uygulamaların olduğu da görülmektedir. Öncelikle bilinmelidir ki, vekaletle kurban kesimi bir yardım kampanyası değildir. Kurbanlarını vekalet yoluyla kestirmek isteyen vatandaşlarımızın, dini sorumluluktan kurtulabilmeleri için, kurbanlarının usulüne uygun olarak kesilip kesilmediğini takip etmeleri gerekmektedir. Çünkü ibadet dışında farklı amaçla kesilen hayvanlar kurban yerine geçmez. Kurban kesme ile herhangi bir kimseye veya kuruluşa maddi yardım yapma birbirinden farklı ibadetlerdir. Bunun için de kurban kesmeyip parasını ihtiyaç sahibine vermek dinen kurban kesme sayılmaz. “Kesileceğinden emin  olunmayan bir kurban için” vekaletle kurban parası vermek veya almak da dinen uygun değildir. Kesilen kurbanın etleri paraya çevrilmeden ihtiyaç sahiplerine dağıtılmalıdır. Çevremizde  ve dünyamızda sayısız ihtiyaç sahiplerinin bulunması bu konuda daha da hassas olmamızı gerektirmetedir. Onların hakkını vermek zorundayız. Bu sayılan dini kurallara riayet etmeyen mükellefin kurban kesme sorumluluğunundan kurtulamayacağı bilinmeli ve bu hususlar hatırdan çıkarılmamalıdır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Bu düşüncelerle Allah katında kurbanlarımızın makbul olmasını diler ve kurbanın getirdiği kardeşlik, dayanışma ve kaynaşma ruhu ile tüm dünyanın barış ve esenlik içinde yaşanmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.</span></p>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-icin-vekalet-nasil-verilir-2/" title="Kurban için vekalet nasıl verilir?">Kurban için vekalet nasıl verilir?</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/vekalet-yoluyla-kurban-kesimi/" title="VEKALET YOLUYLA KURBAN KESİMİ ">VEKALET YOLUYLA KURBAN KESİMİ </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-bayram-2009/" title="Kurban Bayram 2009">Kurban Bayram 2009</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/hazret-i-ibrahim-ve-kurban/" title="Hazret-i İbrahim ve Kurban">Hazret-i İbrahim ve Kurban</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/bayram-gunleri-ne-yapmak-gerekir/" title="Bayram günleri ne yapmak gerekir">Bayram günleri ne yapmak gerekir</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/11/vekalet-yoluyla-kurban/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birlik ve beraberlik</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/birlik-ve-beraberlik/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/birlik-ve-beraberlik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 18:20:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[beraberlik]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=735</guid>
		<description><![CDATA[بِسْمِ اللهِ الْرَحْمنِ الْرَحِيِم وَقُلِ الْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَن شَاء فَلْيُؤْمِن وَمَن شَاء فَلْيَكْفُرْ   Bismillahirrahmanirrahim [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla] “Gerçek olan Rabbinin katından gelmiştir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin.” [Kehf suresi, ayet 29]    Muhterem Müslümanlar! Yüce dinimiz İslam, toplumsal hayatın her safhasında sevgiyi, saygıyı, şefkat ve merhameti insan ilişkilerinin vazgeçilmez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: large;"><span id="more-735"></span></span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: large;">بِسْمِ اللهِ الْرَحْمنِ الْرَحِيِم</span><span style="font-family: Times New Roman; font-size: large;"><br />
</span><span style="font-family: Times New Roman; font-size: large;">وَقُلِ الْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَن شَاء فَلْيُؤْمِن وَمَن شَاء فَلْيَكْفُرْ</span></div>
<p> </p>
<div>Bismillahirrahmanirrahim<br />
[Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]</div>
<p>“Gerçek olan Rabbinin katından gelmiştir. Artık dileyen iman etsin,<br />
dileyen inkar etsin.”<br />
[Kehf suresi, ayet 29]</p>
<p>  <br />
Muhterem Müslümanlar!</p>
<div>Yüce dinimiz İslam, toplumsal hayatın her safhasında sevgiyi, saygıyı, şefkat ve merhameti insan ilişkilerinin vazgeçilmez şartları arasında saymış; renkleri, dilleri, dinleri, ırkları ayrı olan insanların, bir arada yaşayabilmelerini sağlayacak kurallar ortaya koymuştur.</div>
<p>Muhterem Müminler!</p>
<p>Bir adı da barış olan dinimiz, kin ve düşmanlıkları ortadan kaldırmış, insanların huzur içinde yaşamalarını sağlamıştır. Toplumların saadeti ve huzuru, yüce Allah’ın insanlara doğuştan lütfettiği haklara herkesin saygılı olmasıyla sağlanabilir. Başkalarının inancına, düşüncesine saygılı olmak herkesin görevidir. Yalnız benim fikrim doğrudur, başkalarını dikkate almam anlayışı yanlıştır. Yüce Rabbimiz insanları kendisine inanıp inanmamakta dahi serbest bırakıyor. Bu hususta Peygamberimizin ve bütün peygamberlerin görevi tebliğdir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: <strong>“Gerçek olan Rabbinin katından gelmiştir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin.”</strong> [1] <strong>“O halde (Resulüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde zorba değilsin.”</strong> [2]</p>
<p>Değerli Müminler!</p>
<p>Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), herkesin düşüncesine saygı duymuş, fikirlerin serbestçe konuşulmasına fırsat vermiştir. Özellikle vahiy olmayan konularda ashabın görüşlerine büyük önem vermiş, onlarla istişare yapmıştır. Bu hususta gerçekleşmis çokça örnek vardır.  Uhud ve Hendek savaşlarında ashabı ile yaptığı istişareden sonra, düşmanın nasıl karşılanacağına ve (Hendek savaşında)   hendek kazılmasına karar verilmiştir.</p>
<p>Aziz Müminler!</p>
<p>Bizim ecdadımız da tarih boyunca düşüncelere hep saygılı olmuşlar, kimsenin iffetine, namusuna, canına, malına dokunmamışlardır. Dönemin şartları elverdiği ölçüde herkesin hak ve hürriyetini korumuşlar ve kimseye haksızlık yapmamışlardır. Nice mazlumlara kucak açmışlar, gittikleri her yere huzur ve barış götürmüşlerdir.</p>
<p>Değerli Müslümanlar!</p>
<p>Bizim asırladır örnek bir toplum olmamızda kardeşliğimizin, birlik ve beraberliğimizin ne kadar büyük rolü olduğunu hepimiz biliyoruz. Birlik ve beraberlikten yoksun milletlerin tarih sahnesinden silindiklerine tarih şahitir.</p>
<p>O halde, aynı inancı paylaşan insanlar olarak, kardeşliğimize zarar verecek davranışlardan uzak olalım. Birbirimizi Allah için sevelim. Ayrılığa düşmeyelim.  Özellikle Avrupa’da yaşayan Müslümanlar olarak şahsi menfaatlerimizi bir tarafa bırakıp, birbirimizle iyi geçinelim, insanlara örnek olalım, kimseyi hor ve hakir görmeyelim. Başkalarının düşüncelerine de saygılı olalım.  <strong>“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.”</strong> [3] diyen bir peygamberin ümmeti olduğumuzu asla unutmayalım.</p>
<p>Değerli Müminler!</p>
<p>Bu vesileyle birlik ve beraberliğimizin sembollerinden biri olan ve önümüzdeki hafta 86. yıldönümünü kutlayacağımız Cumhuriyet bayramınızı tebrik ediyor, cennet vatanımızı bizlere emanet eden şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.</p>
<p>Hutbemi Enfal suresinin 46. ayetinin mealiyle bitiriyorum. Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: <strong>“Allah’a ve onun Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvetiniz gider&#8230;”</strong></p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
[1] Kehf,18/ 29.<br />
[2] Ğaşiye, 88/21-22.<br />
[3] Keşfü’l-Hafa, c.1, s. 333.<br />
 <br />
Redekte Hutbe  komisyonu</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/cami-ve-cocuk/" title="Cami ve Çocuk">Cami ve Çocuk</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/vekalet-yoluyla-kurban/" title="Vekalet yoluyla kurban">Vekalet yoluyla kurban</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/birlik-ve-beraberlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cami ve Çocuk</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/cami-ve-cocuk/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/cami-ve-cocuk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 19:59:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=704</guid>
		<description><![CDATA[  بِسْمِ اللهِ الْرَحْمنِ الْرَحِيِم وَاعْلَمُوا أَنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ اللَّهَ عِنْدَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ Bismillahirrahmanirrahim [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla] “Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” [Enfal suresi, ayet 28] Değerli Müminler! Gönüllerimize huzur ve mutluluk bahşeden yüce dinimiz İslam; müminler arasında sevgi, saygı, kardeşlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="450">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><strong><span id="more-704"></span></strong></span></div>
<div><strong> </strong></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: medium;">بِسْمِ اللهِ الْرَحْمنِ الْرَحِيِم</span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: medium;">وَاعْلَمُوا أَنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ اللَّهَ عِنْدَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ</span></div>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><br />
Bismillahirrahmanirrahim<br />
[Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]<br />
<strong>“Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.”</strong></span></div>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">[Enfal suresi, ayet 28]</span></div>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: x-small;"></span></span></p>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Değerli Müminler! </span></div>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"></p>
<div>
Gönüllerimize huzur ve mutluluk bahşeden yüce dinimiz İslam; müminler arasında sevgi, saygı, kardeşlik ve dayanışma bilincinin gelişmesi için  bazi müesseselerin oluşturulmasını öngörmüştür. Bu müesseselerin başında da Müslümanların her türlü birlik ve beraberliğini sağlamaya vesile olan  camiler gelmektedir.</div>
<div>
Sevgili Peygamberimizin,  Mekke’den Medine’ye hicreti esnasında   ilk olarak Kuba Mescidi’ni, Medine’ye ulaşınca da ilk iş olarak Mescid-i Nebevi’yi, bizzat  kendileri de çalışarak inşa etmeleriyle İslam tarihinde  ilk olarak cami müessesesi  ortaya çıkmaya başlamıştır. Ve zaman içerisinde camiler İslam toplumunun sembolü; imanın, ibadetin, ahlak ve faziletin, sevgi ve şefkatin merkezi ve medeniyetin kaynağı haline gelmiştir.</div>
<div> <br />
Aziz Müminler!</div>
<div>
Camiler, yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle, fakiriyle zenginiyle, tüm inananların yüce yaratıcıya kulluk ettikleri  mukaddes mekânlardır. Orada hiç kimse diğerinden hiçbir şekilde üstün değildir. Camiler herhangi bir zümrenin, herhangi bir cinsin diğerine hakim ve egemen olduğu mekânlar da değildir. Yedisinden yetmişine tüm inananların bir araya geldiği, toplumun bütün renklerinin buluştuğu mübarek mekânlardır camiler.  </div>
<div> </div>
<div>Muhterem Müminler!</div>
<div>
Peygamberimizin mescidinde çocukların çok önemli bir yeri vardı. O çocukların görerek ve yaşayarak dinimizin güzelliklerini öğrenmesini istemişti. Onun hayatı bunun örnekleriyle doludur. Birkaç tanesini burada zikretmek istiyorum. O bir gün sabah namazını kıldırırken bir çocuğun ağlamasını duymuş ve anne babası rahatsız olur endişesiyle namazını erken bitirmiştir [Buhari, Ezan, 65]. Bir keresinde minberde hutbe okurken kırmızı elbise içinde, düşe kalka ilerleyen torunları Hasan ile Hüseyin’in mescidin kapısından içeri girdiğini görünce hemen hutbesini yarıda kesmiş, minberden inmiş, torunlarını kucağına alarak tekrar minbere çıkmış ve kucağında torunları olduğu halde hutbesine kaldığı yerden devam etmiştir [Tirmizi, Menakıb, 30]. Sevgili Peygamberimiz kızı Zeynep’ten olan kız torunu Ümame kucağında olduğu halde namaz kılar, ayakta iken onu kucağında tutar, secdede onu yanı başına koyar, ayağa kalkarken tekrar kucağına alırdı [Müslim, Mesacid, 41]. Kendisinden bu dini öğrenmekle iftihar ettiğimiz sevgili Peygamberimizi örnek alalım. Yarının nesillerini kalbinde Allah sevgisi ve saygısı olan,  cami ve cemaati seven, geleceğimizi güvenle emanet edebileceğimiz bir nesil olarak yetiştirelim. Hem şunu unutmayalım ki bu mabetlerin, camilerin yarınki sahibi onlar. Bu camileri bizler  yaptık ve yapmaya devam edeceğiz ama onlar koruyacak ve yaşatacaktır. Bundan dolayı yavrularımızla camilerimizin bağını güçlü tutalım. Onlarıda mutlaka caminin manevi havasından istifa ettirelim.</div>
<div>Muhterem Müslümanlar!</div>
<div>
Unutmayalım ki çocuklarımız camilerimizin en değerli misafirleridir. Şunu da  unutmayalım ki çocuk camide de çocuktur. Her yerde çocuktur. Bizler büyükler olarak onlara cami adabını  en güzel şekilde öğretmekle görevliyiz. Böyle yapmaz da yaramazlık yaptı, konuştu, camide koştu, güldü diye bir yavrumuzu camiden uzaklaştırırsak ve bu çocuk bizim sert tavrımızdan dolayı bir daha camiye gelmezse bu davranışımızın hesabını Allah’ın huzurunda nasıl verebiliriz? Bu vebalin altından hangi salih ameli işleyerek kalkabiliriz? Empati yapıp kendimizi bu çocukların ve gençlerin yerine koyalım. Acaba bizler onların yaşındayken nasıl davranıyorduk? Nerelerde bulunuyorduk, neler yapıyorduk? Bütün bunları iyi düşünelim.   Çocuklarımızın okullarında dersleri ve  hafta sonlarındaki din eğitimleri konusunda da duyarlı olalım.  Bu sorumlulukları  yerine getirmediğimiz zaman hem dünyada hem de ahirette huzura eremeyeceğimizi, mutluluğu tadamayacağımızı çok iyi bilelim.</div>
<div>
Hutbemi bir ayet meali ile bitiriyorum. Yüce Allah, şöyle buyuruyor:<br />
<strong>“Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.”</strong> [Enfal suresi, ayet 28].</div>
<div>
<strong>Redekte Hutbe Komisyonu DİTİB Köln</strong></div>
<p></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/birlik-ve-beraberlik/" title="Birlik ve beraberlik">Birlik ve beraberlik</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/02/kandil-ozel-programi/" title="Kandil özel programı">Kandil özel programı</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/vekalet-yoluyla-kurban/" title="Vekalet yoluyla kurban">Vekalet yoluyla kurban</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/cami-ve-cocuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Camiler  ve Din Görevlileri</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/camiler-ve-din-gorevlileri/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/camiler-ve-din-gorevlileri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 13:31:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=622</guid>
		<description><![CDATA[بِسْمِ اللهِ الْرَحْمنِ الْرَحِيِم وَأَنَّ الْمَسَاجِدَ للهِ فَلا تَدْعُوا مَعَ اللهَ أَحَدً   Bismillahirrahmanirrahim [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla] “Şüphesiz mescitler Allah’ındır. O halde Allah ile beraber başkasına kulluk etmeyin.” [Cin suresi, ayet 18]   قالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ أَ حَبُّ البِلادِ إلىَ اللهِ مَسَاجِدُهَا Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Mescidler Allah’a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: medium;"><span id="more-622"></span>بِسْمِ اللهِ الْرَحْمنِ الْرَحِيِم</span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: medium;">وَأَنَّ الْمَسَاجِدَ للهِ فَلا تَدْعُوا مَعَ اللهَ أَحَدً</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Bismillahirrahmanirrahim<br />
[Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]<br />
<strong>“Şüphesiz mescitler Allah’ındır. O halde Allah ile beraber başkasına kulluk etmeyin.”</strong><br />
</span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: x-small;">[Cin suresi, ayet 18]</span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><strong> <!--more--></strong></span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><strong>قالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ<br />
أَ حَبُّ البِلادِ إلىَ اللهِ مَسَاجِدُهَا</strong></span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:<br />
<strong>“Mescidler Allah’a en sevimli mekânlardır.”</strong></span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><strong>Muhterem  Mü’minler! </strong></span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"></span></div>
<p> </p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"></p>
<div><span style="FONT-SIZE: 10pt"> </span></div>
<div><span style="FONT-SIZE: 10pt">[Muslim, C.1, Mesacid, 288]</span></div>
<div>Muhterem müminler!</div>
<div>Yüce dinimiz İslam; insanlar  arasında sevgi, saygı, kardeşlik ve dayanışma bilincinin gelişmesi için  bazı müesseselerin oluşturulmasını öngörmüştür. Bu müesseselerin başında da camiler gelmektedir. </div>
<div>Camiler, yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle, fakiriyle zenginiyle, tüm inananların yüce Allah’a kulluk ettikleri  mukaddes mekânlardır. Orada hiç kimse diğerinden hiçbir şekilde üstün değildir.  Camiler tüm inananların bir araya geldiği, toplumun bütün renklerinin buluştuğu sevgi ve barış merkezleridir. Camiler,  yüce Rabbimizin mealen; <strong>“Şüphesiz mescitler Allah’ındır. O halde Allah ile beraber başkasına kulluk etmeyin”</strong> <span style="font-size: x-small;">[1]</span> buyurarak, bizzat kendine izafe ettiği “Beytullah” yani Allah’ın Evleridir.</div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Yine Cenab-ı Allah’ın tevbe suresinin 18. ayetinde <strong>“Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazını dosdoğru kılan, zekâtını veren ve sadece Allah’tan korkan kimseler imar eder. Umulur ki bunlar hidayete erenlerdendir.”</strong> buyurarak inşa edenlerini övdüğü “Mesacidullah” yani Allah’a secde edilen yerlerdir.</span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.v.) de; <strong>“Mescidler Allah’a en sevimli mekânlardır.”</strong> <span style="font-size: x-small;">[2]</span> yine bir başka hadis-i şeriflerinde <strong>“Kim bir mescid bina ederse Allah da onun için Cennette bir köşk bina eder.”</strong> <span style="font-size: x-small;">[3]</span> buyurarak yapan ve yardımcı olanlarını  cennetle müjdelediği, toplu kulluk mekânlarıdır.</span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Değerli müminler!</span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Cami, Müslümanın ruhen arınıp nefes aldığı, kimliğini ve kişiliğini muhafaza ettiği mukaddes mekândır. Camisi olmayan Müslüman topluluklar yabancı kültürlerin arasında eriyerek kaybolup yok olmuşlardır. Bu yüzdendir ki Hz. Peygamber (s.a.v.), Mekke’den  Medine’ye hicret ederken, bir başka ifadeyle sıladan gurbete göçerken, daha Medine’ye varmadan Kuba mescidini, Medine’ye ulaşınca da ilk iş olarak Mescid-i Nebi’yi, bizzat çalışarak ve teşvik ederek inşa ettirmiştir. Onun bu davranışı Müslümanlar için örnek olmuş, Müslümanlar gittikleri bütün ülkelerde ilk iş olarak cami inşa etmişlerdir.</span><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Bu hususta bizim ecdadımızın özel bir yeri vardır:<strong> </strong></span><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><strong>“Allah’ın dinine yardım ederseniz, Allah da size yardım eder”</strong> <span style="font-size: x-small;">[4]</span> ayetini rehber edinen atalarımız; bir çok hayır müessesesi yaptıkları gibi, gittikleri her yere şairin ifadesiyle “çil çil kubbeler” serpmişlerdir. Yaptıkları kubbeyi sanki gök kubbeye benzetmişler, tek kubbenin altında toplanan insanları, İslam’ın ruhuyla bir ve beraber eylemişlerdir. <strong>“Güzel yapınız, Allah güzel yapanları sever”</strong> <span style="font-size: x-small;">[5]</span> ayetinin gereğince; yaptığı her işi güzel yapmaya çalışan ecdadımız, söze şiirle, renge ebru ile, sese makamla besteyle, taşa da mimari ile zarafet ve estetik kazandırarak bize, nice ölümsüz şaheserler bırakmışlardır.</span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Kıymetli Kardeşlerim!</span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">1986 yılından beri her yılın Ekim ayının ilk haftası “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanmaktadır. Bu vesileyle; camilerimize hizmet edenleri ve din görevlilerimizi minnetle, şükranla anıyor, vefat edenleri rahmetle yad ediyoruz. Camiler haftası dolayısıyla  camilerimizin yapımı, onarımı ve temizliğine önem verelim. Camilerimizin en değerli misafirleri olan çocuklarımızı mutlaka camilere getirelim. Ve onları asla camilerden küstürmeyelim.</span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Hutbemi iki hadis-i şerif ile bitirmek istiyorum. Allah Resülü (s.a.v.) başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet günündeki dehşetli hesap saatinde Allah’ın arşının gölgesinde gölgelenecek 7 sınıf insandan bir sınıfını <strong>“Kalbi mescidlere bağlı müslümandır”</strong>  <span style="font-size: x-small;">[6]</span> buyurarak tarif eder. Yine bir başka hadis-i şerifinde buyurur ki: <strong>“Bir kimsenin camiye ilgisini, alakasını görürseniz, onun mümin olduğuna şahadet edin”</strong> <span style="font-size: x-small;">[7]</span> </span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: x-small;">[1] Cin, 72/18<br />
[2] Müslim, C.1, Mesacid, 288<br />
[3] İbn-i Mace, Kitabu’l-Mesacid, H.No:785<br />
[4] Muhammed, 47/7<br />
[5] Bakara, 2/195<br />
[5] Buhari, Ezan 36; Müslim, Zekat 91<br />
[6] Tirmizi, Tefsir Sure 2,(3092)</span>    </span></div>
<div><span style="font-family: Times New Roman;"><strong><span style="font-size: x-small;">Alaettin TIRPANOĞLU<br />
Frechen Din Görevlisi</span></strong> </span></div>
<p> </p>
<p></span></p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/salevat-getirmek/" title="Salevat getirmek">Salevat getirmek</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/muzikle-ilgili-cesitli-sorular/" title=" Müzikle ilgili çeşitli sorular"> Müzikle ilgili çeşitli sorular</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/06/kurban-kesiminde-ihtiyatli-davranmak/" title="Kurban kesiminde ihtiyatlı davranmak">Kurban kesiminde ihtiyatlı davranmak</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/peygamber-efendimize-tabi-olmak/" title="Peygamber efendimize tâbi olmak">Peygamber efendimize tâbi olmak</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/asiri-dincilik/" title="Aşırı dincilik">Aşırı dincilik</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/camiler-ve-din-gorevlileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir arada yaşama</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/bir-arada-yasama/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/bir-arada-yasama/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 21:58:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=595</guid>
		<description><![CDATA[Bismillahirrahmanirrahim [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla] “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.”   [Hucurat suresi, ayet 13] Değerli Kardeşlerim! Dinimiz bizlere insanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span id="more-595"></span></div>
<div>Bismillahirrahmanirrahim<br />
[Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]<br />
“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.”</div>
<p> </p>
<div><span style="font-size: xx-small;">[Hucurat suresi, ayet 13]</span></div>
<div>Değerli Kardeşlerim!</div>
<p>Dinimiz bizlere insanın değerli bir varlık olduğundan bahsetmektedir. Haddi zatında İslam böyle iken, aynı kaynaktan beslenen diğer ilahi dinler bundan çok farklı mı düşünür? Hayır. Bu dinler de tabiatı gereği mensuplarına, insana saygı bağlamında hep sevgi, kardeşlik, adalet, barış ve hoşgörü telkin etmiştir. Yine mensup olduğumuz İslam bize, insan tabiatındaki farklılıkları kavganın nedeni değil, anlaşmanın öncüsü ve ortak paydası olarak göstermektedir. Nitekim bu gerçek kitabımız Kur’an da <strong>“&#8230;birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık..”</strong> [Hucurat, 49/13] şeklinde tescil edilmektedir. Ayrıca Kur’an, <strong>“Rabbin dileseydi insanları elbette tek bir ümmet yapardı.” </strong>[Hûd, 11/118] buyurarak insanların farklılıklarının ilahi hikmetin bir parçası olduğunu vurgulamaktadır.</p>
<p>Aziz Müminler!</p>
<p>İnsanlar farklı dil, din, cins, ırk, kabile, sosyal ve kültürel gruplar halinde yaşarlar. Bunca farklılıklarına rağmen fertlerin huzur ve güven ortamında bir arada yaşayabilmesinin ön şartı da bireyler arasındaki sevgi, saygı, hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik bilincinin oluşmasıdır. O yüzden olsa gerek Kur’an, hayırlı ve güzel işlerde yarışmayı, iyiliği emredip kötülükten sakındırmayı, komşularla hep iyi geçinmeyi emretmektedir. Aslında hepimizin Hz. Adem ve Hz. Havva’dan gelmiş olması, aynı insanlık ailesinin fertleri olduğumuzu yansıtmaktadır.</p>
<p>Muhterem Müslümanlar!</p>
<p>Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.), birlikte yaşamanın vazgeçilmez unsurları olan barışı, hoşgörüyü, affı, rahmeti ve merhameti, önermiştir. O, hiç kimseyi ayıplamamış, incitmemiş, kötülüğe kötülükle karşılık vermemiştir. Yine Peygamberimiz <strong>“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız.” </strong>[Müslim, İman,93-94] buyurarak sevgiyi ve imanı toplumsal barışın, birlikte yaşamanın temel taşı ve anahtar kavramı kabul etmiştir. O, aynı toplumda beraber yaşadıkları gayr-i müslimlerle münasebetlerinde de bugünün insanına güzel örnekler sunan uygulamalar sergilemiştir. Kendisi hasta olan bir Yahudi’yi ziyaret etmiş, yine ayağa kalktığı cenazenin Yahudi bir kişiye ait olduğunu hatırlatanlara, <strong>“Bu da bir insan değil mi?” </strong>[Müslim, 1593, 1596]  cevabını vermiştir.</p>
<p>Değerli Müminler!</p>
<p>Hz. Peygamber’in şahsında yükselen insan sevgisi bizim medeniyet anlayışımızı, insan ve hayat tasavvurumuzu ortaya koymaktadır. Gönül dünyamızın ve medeniyet anlayışımızın esası, Allah’ın yarattığı her varlığı sevgi ve şefkatle kucaklamak, kendimiz için istediğimizi başkası için de istemektir. Birlikte yaşama anlamında Anadolu gönül erlerinden Yunus Emre’nin, “<strong>Yaratılanı severiz Yaratandan ötürü”</strong> algısına, Mevlana’nın <strong>“Ne olursan ol yine gel!”</strong> davetine, H. Bektaşı Veli’nin “Gelin canlar bir olalım!” deyişine bugün tüm insanlığın ihtiyacı olduğu kanaatindeyiz. Aynı toplumda barış ve hoşgörü içinde kardeşçe yaşamanın gereği için,  birbirimizi daha fazla anlamaya, birbirimizi daha fazla tanımaya ve birbirimizi daha fazla sevmeye muhtacız. Unutmayalım ki bir Müslüman yaşadığı bölgede sorunun değil olsa olsa çözümün bir parçası olur. Peygamber Efendimizin kendisinden nasihat isteyen bir gence <strong>“Önce inandım de, sonra dosdoğru ol”</strong> [Müslim, İman, 62] buyurması da bunu göstermektedir.</p>
<p>Özetle, kültür ve medeniyetler arası diyalogun tesisi, farklılıklarımıza rağmen aynı toplumda barış ve hoşgörü içinde kardeşçe yaşamanın gereği için,  birbirimizi daha fazla anlamaya, birbirimizi daha fazla tanımaya ve birbirimizi daha fazla sevmeye muhtacız.</p>
<p><span style="font-size: xx-small;">Ömer Yılmaz</span></p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/kur%e2%80%99an-muminler-icin-sifadir/" title="Kur’an, müminler için şifadır ">Kur’an, müminler için şifadır </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/04/evliyanin-vasiflari/" title="Evliyanın vasıfları">Evliyanın vasıfları</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/02/hilye-i-saadet-resulullahin-gorunusu/" title="Hilye-i Saadet (Resulullahın görünüşü)">Hilye-i Saadet (Resulullahın görünüşü)</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/kurban-kestikten-sonra-namaz-kilmak/" title="Kurban kestikten sonra namaz kılmak ">Kurban kestikten sonra namaz kılmak </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/e-konsolosluktan-mutlaka-yararlanin/" title="E-Konsolosluktan mutlaka yararlanın">E-Konsolosluktan mutlaka yararlanın</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/bir-arada-yasama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayır işleme bilinci</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/hayir-isleme-bilinci/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/hayir-isleme-bilinci/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 21:56:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=593</guid>
		<description><![CDATA[Bismillahirrahmanirrahim [Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]       “Sevdiğiniz şeylerden Allah için harcamadıkça tam hayra erişemezsiniz. Bu yolda her ne harcarsanız, Allah onu bilir.”       [Al-i İmran suresi, ayet 92]     Muhterem Müslümanlar!   İslam dini, Müslümanların dayanışması ve yardımlaşmasına özel önem vermiştir. Toplumdaki fakir ve düşkünlere yardım etmek, iyilik ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span id="more-593"></span></p>
<p align="center">Bismillahirrahmanirrahim</p>
<p align="center">[Rahman ve rahim Allah’ın adıyla]</p>
<div><strong><span style="font-family: Myriad Pro,Myriad Pro;"> </span></strong></div>
<p> </p>
<div><strong><span style="font-family: Myriad Pro,Myriad Pro;"></span></strong></div>
<p> </p>
<p><strong><span style="font-family: Myriad Pro,Myriad Pro;"></p>
<p align="center">“Sevdiğiniz şeylerden Allah için harcamadıkça tam hayra erişemezsiniz. Bu yolda her ne harcarsanız, Allah onu bilir.”</p>
<div><span style="font-size: x-small;"> </span></div>
<p> </p>
<div><span style="font-size: x-small;"></span></div>
<p> </p>
<p></span><span style="font-size: x-small;"></p>
<p align="right">[Al-i İmran suresi, ayet 92]</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></span></p>
<p align="justify">Muhterem Müslümanlar!</p>
<p> </p>
<p></strong></p>
<p align="justify">İslam dini, Müslümanların dayanışması ve yardımlaşmasına özel önem vermiştir. Toplumdaki fakir ve düşkünlere yardım etmek, iyilik ve hayırda yarışmak, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in teşvik ettiği hususların başında gelmektedir. Bir çok ayet ve hadiste, geçici olan dünya hayatında kalıcı olanın, bu tür hayır içeren ameller olduğu bildirilmektedir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır: <strong><span style="font-family: Myriad Pro,Myriad Pro;">“Sevdiğiniz şeylerden Allah için harcamadıkça tam hayra erişemezsiniz. Bu yolda her ne harcarsanız Allah onu bilir.” </span><span style="font-size: x-small;">[1] </span>yine <strong><span style="font-family: Myriad Pro,Myriad Pro;">“İyilik yapmak ve fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşınız.” </span><span style="font-size: x-small;">[2] </span>mealindeki ayetlerde olduğu gibi Allah rızası için yardımlaşmayı emir ve tavsiye eden pek çok ayet vardır. </strong></strong></p>
<p align="justify">İşte bu anlamdaki birçok ayet ve hadisle birlikte Hz. Peygamberin fiili örnekliği, Müslümanlarda kesintisiz hayır işleme bilincini geliştirmiş ve bunun bir sonucu olarak vakıflar ortaya çıkmıştır. Hz. Peygamber, Medine-i Münevvere&#8217;deki yedi parça mülkünü bizzat vakfettiği gibi sahabe-i kiramın ileri gelenleri de birçok vakıf yapmışlardır. Öyle ki bu anlayış, Müslümanlar arasında <strong><span style="font-family: Myriad Pro,Myriad Pro;">“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olan; malın en hayırlısı, Allah yolunda harcanan; Allah yolunda harcananın en hayırlısı da insanların en çok ihtiyaç duydukları şeyleri karşılayandır” </span>şeklinde bir ilkenin yerleşmesini sağlamıştır. </strong></p>
<p align="justify">Değerli Müminler!</p>
<p align="justify">Dini kavramlarımızdan biri olan &#8220;sadaka-i cariye&#8221;, sürekli sevap kazandıran sadaka anlamına gelir. Bir hadis-i şerifte, sürekli sevap kaynağı olan ameller şöyle belirlenir: <strong><span style="font-family: Myriad Pro,Myriad Pro;">“Ademoğlu öldüğü zaman, amel defteri kapanır. </span><span style="font-family: Goudy Old Style,Goudy Old Style;">Ü</span><span style="font-family: Myriad Pro,Myriad Pro;">ç kimse bundan müstesnadır. Kesintisiz sadaka (sadaka-i cariye) meydana getirenler, topluma yararlı bir ilim (talebe/eser) bırakanlar ve kendisine hayır dua eden hayırlı çocuk yetiştirenler” </span><span style="font-size: x-small;">[3] </span>Hadiste geçen &#8220;sadaka-i cariye&#8221;, yol, köprü, çeşme, cami, Kur’an Kursu, yoksullar için aş evi, hastane ve okul gibi bir çok hayır hizmetlerini ifade eder. Fert ve toplum bu gibi yerlerden yararlandığı sürece, bu hizmetleri yaptıranlar, yapılmasına sebep olanlar, yol gösterenler maddi ve manevi destek olanlar, gerek sağlıklarında ve gerekse vefatlarından sonra sevap kazanmaya devam ederler. Bu açıdan bu mubarek rahmet ve bereket ayında bütün hayır </strong></p>
<p>[âàux</p>
<p align="justify">kapıları açık olmalıdır. Konuyla ilgili peygamber (s.a.v.) efendimiz şöyle buyurmaktadır: "Ey insan oğlu! Gücün ve sıhhatin yerindeyken, nefsin seni fakir düşme endişesiyle cimriliğe çağırırken ve daha büyük zengin olmayı düşlerken verdiğin sadakanın sevabı daha büyüktür. (Bu işi) can boğaza gelip de "falana şu kadar", "filana bu kadar" demeye bırakma. Zaten o mal varislerden şunun veya bunun olmuştur." [4]</p>
<p align="justify">Muhterem Mü’minler!</p>
<p align="justify">Bu mubarek ayı iyi değerlendirelim ibadetlerimizi eksiksiz yerine getirmeye çalışalım. Bolca tövbe edelim, dua edelim bu ayı her türlü kötülükten kurtulmak için bir fırsat bilelim</p>
<p align="justify">Hutbemi bir ayet-i kerime mealiyle bitiriyorum. &#8220;..Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.&#8221; [5]</p>
<p align="justify">__________________________________</p>
<p align="justify">1- Al-i İmran, 3/92</p>
<p align="justify">2- Maide , 5/2</p>
<p align="justify">3- Müslin, Vasıyye,14; Ebu Davud, Vesaye, 14</p>
<p align="justify">4- Buharı, Zekât 11, Vasaya 17; Müslim, Zekât 92</p>
<p align="justify">5- Hac, 22/77</p>
<p align="justify">Redekte Hutbe Komisyonu</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/01/genel-secimler/" title="Genel Seçimler">Genel Seçimler</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/gorulmeyen-sey-yok-mudur/" title="Görülmeyen şey yok mudur?">Görülmeyen şey yok mudur?</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/umre-nedir-nasil-yapilir/" title="Umre nedir, nasıl yapılır ">Umre nedir, nasıl yapılır </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/iman-ve-islam-farkli-midir/" title="İman ve İslam farklı mıdır?">İman ve İslam farklı mıdır?</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/oruc-tutmak-faydalidir/" title="Oruç tutmak faydalıdır ">Oruç tutmak faydalıdır </a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/hayir-isleme-bilinci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
