<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ditib Mimar Sinan Camii Garmisch partenkirchen &#187; Kurban</title>
	<atom:link href="http://hakyolundayiz.net/ditib/garmisch/kurban/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hakyolundayiz.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 19:45:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Kurban kesiminde ihtiyatlı davranmak</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2010/06/kurban-kesiminde-ihtiyatli-davranmak/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2010/06/kurban-kesiminde-ihtiyatli-davranmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 18:07:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=340</guid>
		<description><![CDATA[Şahitler ile, meşru olarak bayram olduğuna karar verilip ve bayram namazı kılınıp, kurban kestikten sonra, Arefe olduğu anlaşılırsa, namaz ve kurban kabul olur. Ramazan ve Kurban bayramının şahitlerle meşru olarak anlaşılmadığı, hilalin gözetilmediği yerlerde, çeşitli hesap usulleri vardır. Bu usuller ile Zilhicce ayının ilk günü ve buradan da onuncu günü, yani Kurban bayramının ilk günü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Şahitler ile, meşru olarak bayram olduğuna karar verilip ve bayram namazı kılınıp, kurban kestikten sonra, Arefe olduğu anlaşılırsa, namaz ve kurban kabul olur.<br />
<span id="more-340"></span><br />
Ramazan ve Kurban bayramının şahitlerle meşru olarak anlaşılmadığı, hilalin gözetilmediği yerlerde, çeşitli hesap usulleri vardır. Bu usuller ile Zilhicce ayının ilk günü ve buradan da onuncu günü, yani Kurban bayramının ilk günü hesap edilir. Bayramın birinci günü, hesap ile bulunan gündür. Yahut, bir gün sonradır. Bir gün önce olamaz. Çünkü, gökte, ay, doğmadan önce görülemez.</p>
<p>İhtiyatlı hareket etmiş olmak için, böyle yerlerde, kurbanları, hesap ile bulunan bayramın ikinci günü kesmelidir. Sevabı ölülere gönderilecek olanı ise, hesap ile bulunan ilk gün kesmelidir. Çünkü, ölüler için, Arefe günü veya yılın her gününde kesilebilir.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Ramazan bayramı gibi, kurban bayramının hilali de, dünyanın bir yerinden görülünce, her yerde görülmüş sayılmıyor mu? Bir de hilal görülmeden bir gün önce bayram edilse, kesilen kurbanlar sahih olmaz mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
İslam Ahlakı</strong> kitabında bildiriliyor ki:<br />
İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: İmam-ı Sübki hazretleri, (Şabanın otuzuncu gecesi hilali gördüğünü bildiren olsa, hesap ile de, hilalin bir gece sonra doğacağı tespit edilse, burada hesaba inanılır. Çünkü, hesapla anlaşılan kesindir. Doğmadan bir gece önce görülmesi imkansızdır) buyurdu. Şems-ül-eimme Halvani hazretleri de buyuruyor ki: (Ramazan ayının başlaması, hilalin görülmesi ile olur. Hilalin doğması ile başlamaz. Hesap, hilalin doğduğu geceyi bildirdiği için, Ramazan-ı şerif ayının başlaması hesap ile anlaşılamaz. İki adil Müslümanın, (hilali gördük) demeleri ile veya Kadı’nın hüküm etmesi ile, bir yerde Ramazan başlayınca, dünyanın her yerinde oruca başlamak lazım olur. Hac, kurban ve namaz vakitleri böyle değildir. Bunlar vakitlerinin bir yerde malum olması ile, başka yerlerde de böyle olmaları lazım gelmez.) <strong>[Redd-ül-muhtar]<br />
</strong><br />
Hesaplar doğru yapılırsa hilalin doğuşunu tespit etmek güç değildir. Çünkü Allahü teâlânın nizamında zerre kadar yanlışlık olmaz. Hilal, hesabın bildirdiği saatte doğar, saniye şaşmaz. Hesaptan bir gün önce bayram etmek ilme aykırıdır, yanlıştır. Çünkü hesaptan önce hilalin görülmesi imkansızdır. Güneşin doğuşu da aynen ayın doğuşu gibidir. Bir kimsenin güneş doğmadan ben güneşi gördüm demesi elbette yanlıştır. Güneş ancak takvimlerde bildirilen saatte doğar. Daha önce doğması imkansızdır. Ama güneş doğduğu halde, hava bulanık olduğu için görülmeyebilir.</p>
<p>Ayların başlamasını gösteren hilal de böyledir. Hilal hesapla bulunan gün ve saatte doğar. Ancak o gün o saatte görülmeyebilir. Dinimiz hilalin doğmasını değil, görünmesini esas alır. Hilal görülmedikçe hesapla veya ayları tespit usulleriyle bulunan günde bayram yapılmaz.</p>
<p>Ramazan hilali dünyanın herhangi bir yerinde görülünce, orucun başlaması ve Ramazan bayramı her yerde aynı gün olur.<strong> Dürer</strong>’deki hadis-i şerifte buyuruluyor ki:<br />
<strong>(Sizin orucunuz, herkesin oruç tuttuğu gündedir. İftarınız da herkesin iftar ettiği gündedir.)</strong> [Tirmizi, Ebu Davud]</p>
<p>Bu hadis-i şerif, normal Türkçe ile şöyle söylenir:<br />
<strong>(Herkes oruca başlayınca siz de başlayın, herkes bayram edince, siz de bayram edin.)<br />
</strong><br />
Fakat kurban bayramı böyle değildir. Amerika’da zilhicce hilali görülse, Türkiye’de görülmese, Türkiye’de de görüldü kabul edilmez.</p>
<p>Kurban bayramının hesapla tespit edildiği yerlerde, şer’an sabit olan bayramı bilmedikleri için, müslümanların, bayram zannederek Arefe günü kestikleri kurbanlar sahih olur.</p>
<p>İhtiyatlı hareket etmiş olmak için, her zaman kurbanları, hesap ile bulunan bayramın ikinci günü kesmelidir.</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/kiran-hacci-nasil-yapilir/" title="Kıran haccı nasıl yapılır ">Kıran haccı nasıl yapılır </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/oructa-mezhep-taklidi/" title="Oruçta mezhep taklidi ">Oruçta mezhep taklidi </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/05/kuran-muminler-icin-sifadir/" title="Kur&#8217;an, müminler için şifadır">Kur&#8217;an, müminler için şifadır</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/mucizelerin-en-buyugu/" title="Mucizelerin en büyüğü">Mucizelerin en büyüğü</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/vekalet-yoluyla-kurban/" title="Vekalet yoluyla kurban">Vekalet yoluyla kurban</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2010/06/kurban-kesiminde-ihtiyatli-davranmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hazret-i İbrahim ve Kurban</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/11/hazret-i-ibrahim-ve-kurban/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/11/hazret-i-ibrahim-ve-kurban/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 15:42:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[hz ibrahim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=789</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim aleyhisselam, Allahü teâlâ bir oğul verirse, onu Allah için kurban edeceğini söyledi. Dileği hasıl olunca, sözünü yerine getirmesi rüyada bildirildi. Hazret-i İbrahim, sözünde durup oğlunu kurban etmek istedi. Cenab-ı Hak, (İbrahim, gerçekten rüyasına sadakat gösterdi. Elbette bu açık bir imtihandı. Oğluna karşılık ona büyük bir kurbanlık koç fidye verdik. İhsan sahiplerini böyle mükafatlandırırız) buyurdu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İbrahim aleyhisselam, Allahü teâlâ bir oğul verirse, onu Allah için kurban edeceğini söyledi. Dileği hasıl olunca, sözünü yerine getirmesi rüyada bildirildi.</p>
<p>Hazret-i İbrahim, sözünde durup oğlunu kurban etmek istedi. Cenab-ı Hak, <strong>(İbrahim, gerçekten rüyasına sadakat gösterdi. Elbette bu açık bir imtihandı. Oğluna karşılık ona büyük bir kurbanlık koç fidye verdik. İhsan sahiplerini böyle mükafatlandırırız) </strong>buyurdu.<br />
<span id="more-789"></span><br />
Hazret-i İbrahim, Nemrud tarafından ateşe atıldığında canı ile,<br />
Hazret-i İsmaili kurban etmesi emredildiğinde evladı ile,<br />
ovaları kaplayan bütün sürülerini bağışlamakla da malı ile imtihan edildi. Üç imtihanı da kazandı. Kur&#8217;an-ı kerimde, <strong>(Sözünün eri İbrahim)</strong> diye övüldü. (Necm 37)</p>
<p>Böyle sözünde durmak büyük fazilettir. Kur&#8217;an-ı kerimde, sözünde duranlar övülmektedir:<br />
<strong>(Müminler içinde Allah’a verdiği sözde duran nice erler var.)</strong> [Ahzab 23]</p>
<p><strong>(Elbette İbrahim, sadık bir Peygamberdi.)</strong> [Meryem 41]</p>
<p><strong>(İsmail, sözünde sadık resul bir Peygamberdi.)</strong> [Meryem 54]</p>
<p>Hadis-i şerifte ise buyuruldu ki:<br />
<strong>(Doğruluk iyiliğe, iyilik Cennete götürür. İnsan doğruluk ile Allah indinde, sıddıklardan yazılır.)</strong> [Müslim]</p>
<p>Hazret-i İbrahim, Cenab-ı Hakkın gönderdiği koçu kurban etti. Peygamber efendimiz, Eshab-ı kirama, <strong>(Kurban kesmek, babanız İbrahim’in sünnetidir) </strong>buyurdu. (Hakim)</p>
<p>Dinen zengin sayılmayan kimsenin, borcu yoksa, gücü de yeterse, kurban kesmesi çok iyi olur. Hadis-i şerifte, <strong>(Bayramda kurban kesmekten daha faziletli bir amel yoktur. Ancak sıla-i rahm bundan müstesnadır) </strong>buyuruldu. (Taberani)</p>
<p><strong>Hazret-i İsmail ve kurban<br />
</strong>İbrahim aleyhisselam, oğlu Hazret-i İsmail’in endamındaki cemal ve kemalini görünce, babalık sevgisi ile oğluna karşı muhabbet uyanır. Bu huzur ve rahatlık içinde uyur. Rüyada, oğlu Hazret-i İsmail’i kurban ederken görür. Hanımı Hazret-i Hacer’in yanına gider.<br />
- Ey Hacer, gözümün nuru oğlum İsmail’e en iyi elbisesini giydir, saçını tara, onu bir dostun ziyaretine götüreceğim, bir bıçak ve ip de getir.<br />
- Bıçak ve iple bu nasıl misafirliğe gidiş?<br />
- Belki Allahü teâlâ bize bir koyun verir.</p>
<p>İblis, bunu duyunca, bana iş düştü diyerek Hazret-i Hacer’in yanına gelir.<br />
- Ey Hacer, İbrahim, İsmail’i nereye götürdü?<br />
- Ziyarete.<br />
- Hayır, kurban etmeye&#8230;<br />
- Nasıl olur? Bir baba, oğlunu kurban eder mi?<br />
- Ama (Rabbim emretti) diyor.<br />
- Eğer Allahü teâlâ emretmişse, Ona bin can feda olsun.</p>
<p>İblis, bu sefer Hazret-i İbrahim’e gidip der ki:<br />
- Oğlunu nereye götürüyorsun?<br />
- Ziyarete.<br />
- Hayır kurban edeceksin, o rüya şeytanidir.<br />
- Hayır, gördüğüm rüya Rahmani idi.<br />
- Oğlunu kesmene gönlün razı mı?<br />
- Ey melun, şunu yakînen bil ki, dünyadaki herkes benim evladım olsa ve Rabbim hepsini kurban etmemi emretse, hepsini kurban ederim.</p>
<p>Şeytan, Hazret-i İbrahim’den ümidini kesip, Hazret-i İsmail’in yanına gelir:<br />
- Ey İsmail, nereye böyle?<br />
- Ziyarete.<br />
- Hayır baban, seni kesecek.<br />
- Beni niçin kesecek?<br />
- (Rabbim emretti) diyor.<br />
- Eğer Allahü teâlâ emretmişse, bin canım dosta feda olsun.</p>
<p>İblisin vesvesesi bitmeyince Hazret-i İsmail, babasına der ki:<br />
- Bu beni rahatsız ediyor.<br />
- Ona taş at, uzaklaşsın.</p>
<p>Taş atıp Mina’ya geldiklerinde, Hazret-i İbrahim oğluna der ki:<br />
- Canım yavrum, başımızda bela var. Bilemiyorum niçin had cezasına müstahak oldun?<br />
- Babacığım, bu sözden kan kokusu geliyor.<br />
- Oğlum, rüyada, seni boğazladığımı görüyorum. Ne dersin? (Saffat 102)<br />
- İnsan, sitem kamçısını yemedikçe kımıldamaz. Babacığım, sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredicilerden bulacaksın. Başımı vermek benim için bir an sürer. Ama kendi elinle oğlunu kurban etmek, gönlüne zor ve ağır gelebilir. Üç arzum var:<br />
<strong><br />
Birincisi:</strong> Ellerimi ve ayaklarımı sıkı bağla!<br />
- Yavrucuğum, dosta giderken ağlayıp, feryat edilmez.<br />
- Belki hançerem [gırtlağım] hançerine dayanamaz, elimi, ayağımı oynatır da seni üzerim.<br />
<strong><br />
İkincisi:</strong> Beni yüzü koyun yatır, yüzümü görme, ben de yüzünü görmeyeyim ki, belki coşarım da, senin babalık sevgin harekete gelir, ikimiz de, emri yerine getirmekte kusur ederiz.<br />
<strong><br />
Üçüncüsü:</strong> Annem beni göremeyince dayanamaz, onu teselli et ve iyilikte bulun.<br />
<strong><br />
Melekler de ağlamıştı<br />
</strong>Hazret-i İsmail ağlarken melekler de ağlar. Babası, bıçağı boğazı üzerine koyunca, oğlu güler.<br />
- Yavrucuğum, bu halde iken niçin gülüyorsun?<br />
- Gördüm ki bıçakta Besmele yazılı, dostun ismi yazılı olan bıçak, nasıl keser?</p>
<p>Hazret-i İbrahim, olanca kuvveti ile bıçağı çakar, bıçağın ağzı döner ve kesmez. Kızıp, bıçağı yere çalar. Bıçak Allahü teâlânın emriyle dile gelip der ki:<br />
- Bana niçin kızıyorsun? Sana kes diye emreden, bana da kesme diye emrediyor.<br />
O zaman şu lütuf nidası erişti:<br />
<strong>(Ey İbrahim, gerçekten rüyana sadakat gösterdin. Güzel amel işleyeni işte böyle mükafatlandırırız. Bu açık bir imtihandı. Oğluna karşılık ona büyük bir kurbanlık koç fidye verdik)<br />
</strong><br />
Hazret-i İbrahim, gökten inen koçu yakalayınca, oğlunun bağlarının çözüldüğünü görür.<br />
- Yavrucuğum, bağlarını kim çözdü?<br />
- Beni ölümden kurtaran dost, bağlarımı çözdü.<br />
- Ey oğlum, şimdi dua et, ne istersen Allahü teâlâ kabul eder.</p>
<p>Hazret-i İsmail şöyle dua etti:<br />
(Ya Rabbi, Kıyamette, mümin olan herkesi mağfiret eyle!)<br />
<strong>(Bütün müminleri mağfiret ettim ve bağışladım) </strong>müjdesi geldi. (R. Nasıhin)</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-bayram-2009/" title="Kurban Bayram 2009">Kurban Bayram 2009</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/bayram-gunleri-ne-yapmak-gerekir/" title="Bayram günleri ne yapmak gerekir">Bayram günleri ne yapmak gerekir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kurbanda-kesilir/" title="Kurban, kurbanda kesilir">Kurban, kurbanda kesilir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/adak-kurbana-dahil-edilir/" title="Adak, kurbana dahil edilir">Adak, kurbana dahil edilir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/olu-icin-kurban-kesmek/" title="Ölü için kurban kesmek">Ölü için kurban kesmek</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/11/hazret-i-ibrahim-ve-kurban/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayram günleri ne yapmak gerekir</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/11/bayram-gunleri-ne-yapmak-gerekir/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/11/bayram-gunleri-ne-yapmak-gerekir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 15:40:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=787</guid>
		<description><![CDATA[Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek sünnettir. Bayram günü yüzük takmak, karşılaştığı müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere çok sadaka vermek, İslamiyet’e doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir. Bayram gecelerini ihya eden, büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek sünnettir. Bayram günü yüzük takmak, karşılaştığı müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere çok sadaka vermek, İslamiyet’e doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir. Bayram gecelerini ihya eden, büyük saadete kavuşur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
<strong>(Bayram gecelerini ihya edenin kalbi, kalblerin öldüğü günde ölmez.)</strong> [Taberani]</p>
<p>Dargın olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışması gerekir. Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan [mümin], herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır. Bir kusuru için kimseye darılmamak gerekir.</p>
<p><strong>Bayramda küs durulmamalı<br />
</strong>Dargınlık olsa bile üç günden fazla sürmemelidir. Şayet bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Birbirinizle münasebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları kardeş olun! Bir Müslümanın diğer kardeşine darılarak üç günden çok uzaklaşması helal değildir.)</strong> [Buhari]<br />
<strong><span id="more-787"></span><br />
(Müslümana üç günden fazla dargın duran, Cehenneme gider.) </strong>[Nesai]<br />
<strong><br />
(Birbirine dargın iki kişiden, hangisi önce selam verirse, günahları affolur. Verilen selamı öteki almazsa, bu selamı melekler alır. Selam almayana da şeytan, sevinerek iltifatta bulunur.)</strong> [İ. Ebi Şeybe]<br />
<strong><br />
(Müminin kardeşine üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün sonra, ona selam verip hatırını sormalıdır. Onun selamını alırsa, birlikte sevaba ortak olurlar. Selamını almazsa günaha girer. Selam veren de, küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) </strong>[Ebu Davud]<br />
<strong><br />
(İki kişi, birbirine dargın olarak ölürse, Cehennemi görmeden Cennete giremez. Cennete girseler de birbiriyle karşılaşamazlar.) </strong>[İbni Hibban]<strong></p>
<p>(Din kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi günaha girer.)</strong> [Beyheki]<br />
<strong><br />
(Ameller, pazartesi ve perşembe günleri Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Hak teâlâ “O iki kişi barışıncaya kadar amellerini bana getirmeyin” buyurur.)</strong> [İ. Malik]<br />
<strong><br />
Bayram ziyaretleri</strong><br />
<strong>Sual:</strong> Bayram ziyaretlerinde neye dikkat edelim, önce kimleri ziyaret edelim?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Fasık olan, günah işlememize sebep olacak akrabayı ziyaret lazım değildir. Fakat salih olan akrabayı ziyaret gerekir. Salih arkadaşları ziyaret de çok sevaptır. Ziyaret, yalnız Allah rızası için olmalıdır.<br />
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Bir kimse, köydeki arkadaşını ziyarete gider. Hak teâlâ, buna bir melek gönderir. Melek o adama der ki:<br />
- Böyle nereye gidiyorsun?<br />
- Bu köyde bir arkadaşım var. Onu ziyarete gidiyorum.<br />
- Bunun sana bir iyiliği, bir yardımı dokundu da onun için mi gidiyorsun?<br />
- Hayır, sırf Allah rızası için ziyaretine gidiyorum.<br />
- Müjdeler olsun sana! Beni Allahü teâlâ gönderdi. Hiçbir karşılık beklemeden arkadaşını ziyarete gittiğin için Allahü teâlânın sevgisine mazhar oldun.)</strong> [Hakim]<br />
<strong><br />
(Bir din kardeşini ziyaret edene bir melek, &#8220;Ne mutlu sana, Cennete girmiş oldun&#8221; der. Hak teâlâ da buyurur ki: (Benim için ziyaret eden kuluma, Cennette hoşlanacağı mükafatlar vereceğim&#8221;) </strong>[Bezzar]<strong></p>
<p>(Hiç bir kul yoktur ki, din kardeşini Allah için ziyaret etsin de, bir melek, &#8220;Ne iyi ettin, Cennet sana helal olsun&#8221; demesin. Allahü teâlâ da buyurur ki: &#8220;Kulum beni ziyarete geldi. Bana da onu ağırlamak düşer.)</strong> [Ebu Ya’la]<br />
<strong><br />
(Din kardeşini ziyaret eden, dönene kadar, rahmet içindedir.) </strong>[Taberani]<br />
<strong><br />
(Cennette öyle güzel köşkler vardır ki, bunlar, birbirini Allah için ziyaret eden, Allah için sevip yardım edenler için hazırlanmıştır.) </strong>[Taberani]<br />
<strong><br />
(Bir mümini ziyaret için evinden çıkana, 70 bin melek, &#8220;Ey Rabbimiz; senin rızan için ziyarete giden şu kuluna rahmet et&#8221; diye dua eder.) </strong>[Ebu Nuaym]<br />
<strong><br />
(Bir müslüman, müslüman kardeşini ziyaret edince, 70 bin melek &#8220;Ey Rabbimiz, senin rızan için ziyaret eden bu kulundan razı ol&#8221; diye dua ederler.) </strong>[Taberani]<br />
<strong><br />
(Din kardeşini, sırf Allah rızası için ziyaret eden Cennettedir.) </strong>[Taberani]<br />
<strong><br />
(Din kardeşini ziyaret edene Cennette bir derece verilir.) </strong>[Ey Oğul İlm.]<br />
<strong><br />
(Ziyaretçinize ikram edin!) </strong>[Harâiti] <strong></p>
<p>(Mümin kardeşini ziyaret edip müsafeha eden, ellerini ayırmadan her ikisinden Hak teâlâ razı olur. Ağaçtan yaprak dökülür gibi, günahları dökülür.) </strong>[Ey Oğul İlm.]<br />
<strong><br />
(Ziyareti aralıklı yap ki muhabbeti artırasın!) </strong>[Bezzar]</p>
<p>Hikmet ehli diyor ki:<br />
(Ziyareti terk etme, seni unuturlar. Pek sık da gitme senden bıkarlar.)<br />
<strong><br />
(Arşın etrafında nurdan kürsülerde, nur gibi parlayan insanlara Peygamberler ve Şehidler gıpta ederler. Bunlar, Allah için birbirini seven, Allah için buluşan, Allah için birbirini ziyaret edenlerdir.) </strong>[Nesai]<br />
<strong><br />
(Allahü teâlâ buyurur ki: Benim için birbirini ziyaret eden, benim için birbirini seven, benim için veren, benim için birbirine yardım eden, sevgime mazhar olur.)</strong> [Hakim]<br />
<strong><br />
(Allah için sevdiği arkadaşının ziyaretine gidene, ardından bir melek, &#8220;Ne güzel iş yapıyorsun, Cenneti hak ettin&#8221; der.)</strong> [Tirmizi]</p>
<p>Allah rızası için müslümanı ziyaret etmek çok sevaptır. Âlimi, fakiri ve salih akrabayı ziyaret daha çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Zengini ziyaret eden saim ve kaim sevabı, fakiri ziyaret eden ise, fi sebilillah cihad sevabı alır, her adımı Allah yolunda atılan adıma denk olur.) </strong>[Deylemi]</p>
<p>[<strong>Saim;</strong> oruçlu, <strong>Kaim;</strong> gece ibadet eden. <strong>Fi sebilillah;</strong> Allah yolunda, Allah rızası için]<br />
<strong><br />
(Âlimi ziyaret eden, beni ziyaret etmiş gibi sevap alır.) </strong>[Taberani]<br />
<strong><br />
(Sıla-i rahm, kendisinden kesilen akrabasını arayıp ziyaret ve iyilik etmektir.) </strong>[Tirmizi]<strong></p>
<p>(Rızkının bol, ömrünün uzun olmasını isteyen, sıla-i rahm etsin!) </strong>[Buhari]<br />
<strong><br />
(Sıla-i rahm, malı çoğaltır, ailede sevgiyi artırır ve ömrü uzatır.)</strong> [Taberani]</p>
<p>Salih akrabayı hiç olmazsa, haftada veya ayda bir ziyaret etmeli, kırk günü geçirmemelidir! Uzak ülkede ise mektupla, telefonla gönlünü almalı, dargın ise barışmalıdır. Ev sahibi imam olur. Yahut onun tayin ettiği zat imam olur. Bir kimse, layık olsa da, teklif edilmeden ziyarete gittiği yerde imamlığa geçmemelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<strong>(Bir kavmi ziyarete giden, onlara imamlık yapmasın!)</strong> [Tirmizi]</p>
<p><strong>Davete gitmek<br />
Sual:</strong> Her davete gidilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Yemekte günah işleniyorsa gidilmez. Fakirlerin davetine gitmeyip de zenginlerinkine gitmek kibirdendir. Kendinden aşağı olanları ziyaret etmek de tevazu alametidir.</p>
<p>Düğün yemeğine davet olunanın gitmesi sünnet, başka ziyafetlere gitmek müstehaptır. Bazı âlimler ise, (Düğün yemeğine gitmek vacib, diğer davetlere gitmek sünnettir) demişlerdir. Müslümanın müslüman üzerindeki beş haktan biri, davetine icabettir. Yani davetini kabul edip gitmektir. Hadis-i şerifte, <strong>(Davete icabet ediniz) </strong>buyuruldu. (Müslim)</p>
<p>Külfete girenin davetine gitmek gerekmez. Cimrinin davetine de gitmemelidir!<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<strong>(Cömerdin yemeği şifa, cimrinin yemeği hastalıktır.) </strong>[Dare Kutni]</p>
<p>Samimi olarak davet edilen yere gitmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Davete icabet etmeyen, Allah’a ve Resulüne asi olmuş olur.) </strong>[Buhari]<br />
<strong><br />
(Müslüman kardeşine ikram eden, Allahü teâlâya ikram etmiş olur.) </strong>[İsfehani]<strong></p>
<p>(İki kişi birden davet ederse, kapısı yakın olana icabet et! Çünkü kapısı yakın olanın hakkı daha önce gelir.)</strong> [Buhari]</p>
<p><strong>El öpmek<br />
Sual:</strong> Bayramda herkesin eli öpülür mü, yani kimlerin eli öpülür, kimlerin eli öpülmez?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Herkesin eli öpülmez. Ana-babanın, bir de âdet olduğu için yaşlı akrabaların elini öpmek caizdir. Arkadaşın elini öpmek haramdır. Kadın kocasının elini öpebilir, fakat, kendine namahrem yani yabancı erkeğin, erkek de yabancı kadının, zaruret olmadıkça, elini öpemez.</p>
<p><strong>Öperken eli alna koymak<br />
Sual: </strong>Eli öpülmesi caiz olan kişilerin, ellerini öperken, alna değdirmek caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Değdirmek gerekmez, değdirilirse de, âdet olduğu için mahzuru olmaz.</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-bayram-2009/" title="Kurban Bayram 2009">Kurban Bayram 2009</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kestikten-sonra-namaz-kilmak-2/" title="Kurban kestikten sonra namaz kılmak">Kurban kestikten sonra namaz kılmak</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/06/pis-borudan-sifa-gelmez/" title="Pis borudan şifâ gelmez">Pis borudan şifâ gelmez</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/06/namaz-dinin-diregidir/" title="Namaz dînin direğidir">Namaz dînin direğidir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/06/receb-ayina-saygili-olmak/" title="Receb ayına saygılı olmak">Receb ayına saygılı olmak</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/11/bayram-gunleri-ne-yapmak-gerekir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurban, kurbanda kesilir</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kurbanda-kesilir/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kurbanda-kesilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 15:39:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[farz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=785</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Adak denilince her zaman kesilebiliyor da, kurban denilince niye bayramdan başka günde kesilmiyor? Bu koyunu Şaban ayında keseceğim diyenin Şaban ayında mı kesmesi gerekir? CEVAP Hayır, Şaban ayında kesmesi gerekmez; ama kurban denilirse kurban bayramında kesmesi gerekir. Çünkü İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: Kurban, dinimizin bildirdiği özel bir vakitte kesilen hayvanın adıdır, onda vakti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Sual:</strong> Adak denilince her zaman kesilebiliyor da, kurban denilince niye bayramdan başka günde kesilmiyor? Bu koyunu Şaban ayında keseceğim diyenin Şaban ayında mı kesmesi gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır, Şaban ayında kesmesi gerekmez; ama kurban denilirse kurban bayramında kesmesi gerekir. Çünkü<strong> </strong>İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:<br />
Kurban, dinimizin bildirdiği özel bir vakitte kesilen hayvanın adıdır, onda vakti kaldırmak söz konusu olmaz.</div>
<div><span id="more-785"></span></div>
<div> O hâlde <strong>(Şu hayvanı kurban edeceğim) </strong>diye adadığı takdirde, onu o vakitte, yani bayram günü kesmesi gerekir. Yoksa adağını yerine getirmiş olmaz; çünkü kurban kesim günleri geçtikten sonra, artık ona kurban denilemez. Kurban vakti çıktıktan sonra onu canlı olarak bir fakire tasadduk eder; ama bunun aksine, falan vakitte [mesela Şaban ayında] bir koyun kesilmesini adasa, vakti zikretmesi geçersizdir. İstediği ayda kesebilir.</p>
<p>Bundan dolayı Hanefi âlimleri, adakta yer ve zamanın tayinini geçersiz saymışlardır. [Mesela Cuma günü Sultanahmet’teki bir fakire bir altın sadaka vereceğim dese, başka gün başka yerdeki fakire bir altın verebilir.] Ama kurban bunun aksinedir; çünkü vakit, kurbanın mefhumundan bir parçadır. O zaman kurbanda vakte itibar etmek gerekir.]</p>
<p>Birisi bir <strong>hedy</strong> kurbanı adasa, durum farklı olur. Hedy, Harem-i şerifte kesilmek üzere gönderilen kurbanın ismidir. Kurban ise, bayram günlerinde kesilen hayvanın ismidir. Eğer hedy Harem-i şerifte kesilmezse <strong>hedy</strong> ismi; kurban, bayram günlerinde kesilmezse, kesilen o hayvanda <strong>kurban</strong> ismi bulunmamış olur; çünkü fakihler demiştir ki, bu kimsenin bu adaktan kurtulması için onu ancak haremde kesmesi ve tasadduk etmesi gerekir.</p>
<p>Eğer bir kimse Mekke’nin fakirlerine verilmek üzere bir miktar para adamış olsa, o kimse Mekke fakirlerinden başkasına da onu tasadduk edebilir. Hedy, kurbanı Mekke’ye hediye edilen, orada kesilip tasadduk edilen hayvana denilir. O zaman yer, bunun mefhumunun bir parçası olmuş bulunur. Zamanın kurbanın bir parçası olması gibi. Hedy olarak adadığı bir hayvanı Mekke dışında kesip tasadduk etse, adadığını yerine getirmiş olmaz.</p>
<p>Mekke’de para sadaka vermeyi adamak bunun aksinedir; çünkü yer, para mefhumunun bir parçası değildir. İster Mekke&#8217;de tasadduk etsin, ister başka yerde. Hedy bunun aksinedir. Harem-i şerifte kesilmesi gerekir. Kurban denilince de hayvanı kurban kesmek gerekir. <strong>(Redd-ül-muhtar)</strong></p>
<p><strong>Geçen yılın kurbanı<br />
Sual:</strong> Bir ineğe ortak olan yedi kişinin bir kısmı o yılın kurbanına, bir kısmı da geçen yılın kesmediği kurbanına niyet etse, kestikleri kurban sahih olur mu? Bir kısmının geçen yıla ait kestikleri bilinmezse ne olur, bilinirse ne olur? Adak hayvanı yedi kişilik kurbana dahil edilebilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:<br />
Birisi aynı yılın kurbanını, diğerleri ise, geçmiş yılların kurbanını murat etseler, aynı yılın kurbanını irade edenin kurbanı caiz, diğerlerininki bâtıldır. Çünkü diğer ortakların ki nafile olur. Bu kurbanın etinin tamamını tasadduk etmeleri gerekir. Çünkü onun hissesi de hayvanın etine dahildir. <strong>Haniye</strong>&#8216;de de böyle bildirilmiştir. <strong>(Redd-ül muhtar)<br />
</strong><br />
Yukarıdaki durum, geçmiş yılların kurbanı olduğu bilindiğine göre böyledir. Bilinmezse, geçen yılın kurbanına niyet edenler, öğrendikleri zaman tevbe ederler. Geçmiş yıllarda kesmedikleri kurbanlarının bedelini bir veya birkaç fakire altın olarak verirler.</p>
<p>Adak hayvanı yedi kişilik kurbana ortak edilebilir.</p></div>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-bayram-2009/" title="Kurban Bayram 2009">Kurban Bayram 2009</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/hazret-i-ibrahim-ve-kurban/" title="Hazret-i İbrahim ve Kurban">Hazret-i İbrahim ve Kurban</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/bayram-gunleri-ne-yapmak-gerekir/" title="Bayram günleri ne yapmak gerekir">Bayram günleri ne yapmak gerekir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/adak-kurbana-dahil-edilir/" title="Adak, kurbana dahil edilir">Adak, kurbana dahil edilir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/olu-icin-kurban-kesmek/" title="Ölü için kurban kesmek">Ölü için kurban kesmek</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kurbanda-kesilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adak, kurbana dahil edilir</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/11/adak-kurbana-dahil-edilir/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/11/adak-kurbana-dahil-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 15:37:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[adak]]></category>
		<category><![CDATA[kesmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=783</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Diyanet İşleri Başkanlığı, İstanbul eski müftülerinden Merhum Ali Fikri Yavuz, Erzincan eski vaizlerinden Ali Küçüker, emekli müftülerden Mehmet Emre ve Prof. M. Cevat Akşit, bayramda kesilen kurbana, adak kurbanı da ilave edilebilir derken, merhum M. Esad Dilaveroğlu ilave edilemez diyor. Hangisi doğrudur? CEVAP Bir sığırı yedi kişiye kadar kimse ortak olarak kesebilir. Bunlara adak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="p1"><strong>Sual:</strong> Diyanet İşleri Başkanlığı, İstanbul eski müftülerinden Merhum<strong> Ali Fikri Yavuz</strong>,<strong> </strong>Erzincan eski vaizlerinden <strong>Ali Küçüker</strong>,<strong> </strong>emekli müftülerden<strong> Mehmet Emre </strong>ve<strong> </strong>Prof. <strong>M. Cevat Akşit</strong>,<strong> </strong>bayramda kesilen kurbana, adak kurbanı da ilave edilebilir derken, merhum <strong>M. Esad Dilaveroğlu </strong>ilave edilemez diyor. Hangisi doğrudur?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bir sığırı yedi kişiye kadar kimse ortak olarak kesebilir. Bunlara adak kurbanı da ortak edilebilir.<br />
<span id="more-783"></span><br />
<strong> Dilaveroğlu</strong>, İbni Âbidin’i yanlış anlamış. Çünkü <strong>Dürr-ül-muhtar</strong>’da deniyor ki:<br />
Büyük baş hayvana ortak olan yedi kişiden birisi Hıristiyan olsa veya bir müslüman sırf et için ortak olsa, onlardan hiçbirisinin kurbanı olmaz. Çünkü kan akıtmak parçalanmaz. <strong>(Hidaye)<br />
</strong><br />
Bunu şerh eden <strong>İbni Âbidin</strong> hazretleri diyor ki:<br />
<strong>Kan akıtmak parçalanmaz</strong> sözünün illeti [sebebi, hikmeti] şudur: Kurbanın bazısında kurbet kast edilmemiştir. Yani Allah rızası için, sevap kazanmak için kesilmemiştir.</p>
<p>Demek ki bir kimse, sırf eti için kurban kesse, sevap beklemediği için o hayvan kurban olmaz. Ama, akikada, şükür kurbanında, adakta kurbet vardır. Yani Allah rızası için kesilmektedir. Kurbet olan adak hayvanını Hıristiyan ortağın kestiği hayvana veya sırf et için kesilen hayvana, yahut geçen yıl kesilemeyip tasadduk edilmesi gereken hayvana benzetmek çok yanlıştır. <strong><br />
</strong><br />
Geçen sene kesilmesi gereken kurban kesilmemişse, artık bu sene kesilmez. Bunu sahibi kesip yiyemez. Bedelini bir fakire verir. Bir kimse kurban adasa, kurban bayramı gelince kesmese, artık bunu kesemez, bedelini fakirlere verir. Bir kimse, <strong>(Ben ölünce, benim için kurban kesin)</strong> dese, bunun da etini sahibi yiyemez, fakirlere vermesi gerekir. Bir de kurbanlığın karnından çıkan yavru yenmez, fakirlere verilir. Bir kavle göre de, fakirin kestiği kurban adak hükmüne gireceği için sahibi bu etten yiyemez. Sahih olan başka bir kavle göre etinden yemesi caizdir.</p>
<p>Bu konuda yine <strong>İbni Âbidin</strong> hazretleri diyor ki:<br />
(Önce nezredilip, bayram günleri geçtikten sonra, tasadduk edilmesi vacib olan kurbanın eti ile, ölen kimsenin vasiyetiyle kesilen kurbanın etini sahibi yiyemez. Biz bunu <strong>Bezzaziyye</strong>’den naklen zikrettik. Bir de kurban almakla fakirin üzerine vacib olan kurbanın etidir. Ki bu da geçen iki kavilden birisine göredir. Bir de kurbanlığın doğurduğu yavru. Bunu da <strong>Haniye</strong>&#8216;den naklen zikrettik. Bir de ortaklardan bazısının kendi hissesiyle geçmiş yılın kurbanını kaza etmeye niyetlendikleri yedi kişi arasında ortaklı hayvanın eti. Bunu da <strong>Haniye</strong>&#8216;den naklen zikrettik. İşte saydığımız bu kurbanların hepsinin etlerinin sarf yeri fakire tasadduktur. Bu yazıyı ganimet bil.) <strong>[Redd-ül Muhtar]</strong></p>
<p>İbni Âbidin’de görüldüğü gibi, adak hayvanı, bayram kurbanı olarak kesilen yedi kişilik sığıra ortak edilemez diye bir ifade yoktur. Dilaveroğlu’nun, <strong>(adak etinden sahibi yiyemez)</strong> ifadesini yanlış yorumlayıp, <strong>(ortak olarak yedi kişilik kurbana, adak hayvanı dahil edilemez)</strong> demesi yanlıştır.</p>
<p>Nitekim <strong>Ebu Bekir Kaşani</strong> diyor ki:<br />
(Ortaklar bayram kurbanı veya diğer kurbanlarla kurbeti [Allah’a yaklaşmayı, yani sevabını] murat ederlerse onlara bu kurban sahih olur. Kurbanın vacib, nafile veya bazısına vacib bazılarına vacib olmaması fark etmez. Aynı şekilde ortakların bazıları vacib olan kurbanına, bazıları ceza kurbanına, bazıları kefaret kurbanına, bazıları nafile, bazıları Hacc-ı temettü ve Hacc-ı kıran kurbanına niyet suretiyle kurbet yönlerinin aynı veya farklı olması fark etmez.) <strong>[Bedayı-us-sanayi fi-tertibiş-şerayı]</strong></div>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/olu-icin-kurban-kesmek/" title="Ölü için kurban kesmek">Ölü için kurban kesmek</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/akika-kurbani-nedir/" title="Akika kurbanı nedir">Akika kurbanı nedir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kesmek-kimlere-vacibdir/" title="Kurban kesmek kimlere vacibdir">Kurban kesmek kimlere vacibdir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-bayram-2009/" title="Kurban Bayram 2009">Kurban Bayram 2009</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/hazret-i-ibrahim-ve-kurban/" title="Hazret-i İbrahim ve Kurban">Hazret-i İbrahim ve Kurban</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/11/adak-kurbana-dahil-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölü için kurban kesmek</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/11/olu-icin-kurban-kesmek/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/11/olu-icin-kurban-kesmek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 15:35:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[kesmek]]></category>
		<category><![CDATA[ölü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=781</guid>
		<description><![CDATA[Maddeler halinde bildirelim: 1- Sevabını ölüye göndermek için kesilecek kurban da, her kurban gibi, yalnız Allah rızası için kesilir. Kesilen kurbanın sevabı, ölüye ve ölülere gönderilebilir. Farz olsun, nafile olsun, herhangi bir ibadeti yaparken veya yaptıktan sonra, sevabı, ölü, diri herkese hediye edilebilir. Namaz, oruç, hac, umre, sadaka, Kur&#8217;an-ı kerim okumak, evliyanın kabrini ziyaret, kurban, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Maddeler halinde bildirelim:<br />
<strong>1-</strong> Sevabını ölüye göndermek için kesilecek kurban da, her kurban gibi, <strong>yalnız Allah rızası için kesilir.</strong> Kesilen kurbanın sevabı, ölüye ve ölülere gönderilebilir. Farz olsun, nafile olsun, herhangi bir ibadeti yaparken veya yaptıktan sonra, sevabı, ölü, diri herkese hediye edilebilir. Namaz, oruç, hac, umre, sadaka, Kur&#8217;an-ı kerim okumak, evliyanın kabrini ziyaret, kurban, zikir gibi ibadetlerin sevabları başkasına hediye edilebilir. Hediye edenin kendi sevabından hiç azalma olmadan, bütün müminlere de sevabı erişir.</p>
<p><span id="more-781"></span></p>
<p> Yani sevab, hediye edilen kimselere, taksim edilmeden, her birine bütünü kadar erişir.<strong></p>
<p>2-</strong> Bir kurban kesip, sevabını ölü diri bütün Müslümanlara göndersek, hiç eksilmeden herkese birer kurban sevabı gider. Bu Allahü teâlânın bizlere bir lütfudur. Onun için, kazandığımız sevabları ölü diri bütün Müslümanlara bağışlamalıyız.<strong></p>
<p>3-</strong> Resulullah efendimiz için de kurban kesmek, müstehabdır ve çok sevabdır. Resulullah efendimiz iki kurban keserdi. Biri kendisi için, biri de ümmeti için idi. Kestiği iki kurban için, <strong>(Biri kendim ve evlatlarım için, biri de kurban kesemeyen ümmetim için)</strong> buyururdu. Resulullah efendimiz, Veda haccına giderken yüz kurbanlık deve götürdü. 63’ünü kendi kesti. Sonra bıçağı Hazret-i Ali&#8217;ye verdi. Geri kalanı o kesti. Böylece 63 yıl yaşayacağına işaret etmiş oldu. Peygamber efendimiz için kurban keserken, <strong>(Allah rızası için kurban kesmeye ve sevabını Resulullah efendimize hediye etmeye) </strong>diye niyet edilir.<br />
<strong><br />
4-</strong> Bir kimse, biri adak, biri akika, biri vacib olan bayram kurbanı, biri nafile, biri ölü için, biri de Peygamber efendimiz için kurban kesmek istese, bir inek alıp kesebilir.<br />
<strong><br />
5-</strong> Kurban kesemeyen Müslüman, ölürken, bıraktığı maldan kendi için kurban kesilmesini vârisine vasiyet ederse, vasiyet edilen kurban, bayram günleri kesilir. Bunun etinden, kesen kimse, fakir olsa da yiyemez. Etinin hepsini fakirlere vermesi gerekir.<br />
<strong><br />
6-</strong> Vasiyet etmemiş ölü için, vârisi veya başkaları, her zaman kendi malından hayvan kesip sevabını ölüye hediye edebilir. Sevabı, kesenin olur. Bunların etinden, kesen de yiyebilir.<br />
<strong><br />
7-</strong> Sevabı ölüye gönderilecek olan hayvan, her zaman kesilir.</p>
<p>Kurban demek, bayramın ilk üç gününde zengin için vacib, fakir için ise nafile olarak kesilen koyun, keçi, sığır veya deve demektir. Kurban adayan kimse, bayramın ilk üç günü içinde keser. Bundan sonraya kalırsa, mevcut ise, diri olarak sadaka verir. Adak kurbanı, bayramın ilk üç gününde kesilmesi lazımdır. Bu günler gelmeden önce kesilirse, kurban olmaz ve adak yerine getirilmiş olmaz. Adak kurbanı, belli üç günde kesilemedi ise, altın, gümüş olarak değeri veya diri olarak kendisi fakirlere verilir.</p>
<p>Belli üç günden sonra kesilip de, eti fakirlere dağıtılırsa, etin değeri, diri kurban değerinden az olmamalıdır. Az olursa, aradaki fark kadar para da dağıtılır. Kurban denmeden adanırsa, mesela bir koyun keseceğim denirse, gün ve yer belli etse de, kurban bayramı günleri dâhil, istediği zaman ve istediği yerde kesebilir.</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/adak-kurbana-dahil-edilir/" title="Adak, kurbana dahil edilir">Adak, kurbana dahil edilir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/akika-kurbani-nedir/" title="Akika kurbanı nedir">Akika kurbanı nedir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kesmek-kimlere-vacibdir/" title="Kurban kesmek kimlere vacibdir">Kurban kesmek kimlere vacibdir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-bayram-2009/" title="Kurban Bayram 2009">Kurban Bayram 2009</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/hazret-i-ibrahim-ve-kurban/" title="Hazret-i İbrahim ve Kurban">Hazret-i İbrahim ve Kurban</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/11/olu-icin-kurban-kesmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akika kurbanı nedir</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/11/akika-kurbani-nedir/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/11/akika-kurbani-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 15:34:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[akika]]></category>
		<category><![CDATA[kesmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=779</guid>
		<description><![CDATA[Akika, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek için hayvan kesmektir. Akika hayvanı, kurbanlık hayvan gibi olmalıdır. Sonra da kesilebilir. Her zaman kesilebilir. Kurban bayramında da kesilebilir. Resulullah efendimizin nübüvvetten sonra, kendisi için akika kestiği (Şir’a)da yazılıdır. Akika kurbanı akikanın adı olduğu için akika kurbanı denilince kurbanda kesilmesi lazım değildir. Onu da kurban olarak söylenirse o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akika, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek için hayvan kesmektir. Akika hayvanı, kurbanlık hayvan gibi olmalıdır.</p>
<p>Sonra da kesilebilir. Her zaman kesilebilir. Kurban bayramında da kesilebilir. Resulullah efendimizin nübüvvetten sonra, kendisi için akika kestiği (Şir’a)da yazılıdır.<br />
<span id="more-779"></span><br />
Akika kurbanı akikanın adı olduğu için akika kurbanı denilince kurbanda kesilmesi lazım değildir. Onu da kurban olarak söylenirse o zaman kurbanda kesmek gerekir. Akika kurbanını kurban edeceğim derse kurbanda keser.</p>
<p>Akika, çocukları belalardan, hastalıklardan korur. Kıyamette, anaya, babaya, ayrı bir şefaat ederler. Erkek çocuk için iki, kız çocuk için bir akika hayvanı kesilir. Kesilen akikadan kendisi ve zengin fakir herkes yiyebilir, pişmiş veya çiğ olarak zengin fakir herkese verebilir.</p>
<p>Akikayı kesmeyip bedelini fakire tasadduk etmek, akika yerine geçmez. Akika bedeli kadar din kitabı tasadduk, akika yerine geçmez.</p>
<p>Şefaat etsin diye ölmüş çocuk için, torun için, hatta yaşlı kimse, kendisi için de kesebilir. Peygamber efendimiz de, kendisi için akika kesmiştir. Bunun için hangi mezhepten olursa olsun, herkesin akika kesmesi çok iyi olur.</p>
<p>Adak, akika veya ölüler için kesilecek kurban da, ilim neşri ile meşgul bir vakfa kestirilebilir. Böylece ilim neşrine katkımız olduğu için farz sevabı alırız. İlim tahsili yapılan yerlere, zekat, fıtra, adak, akika veya sadaka şeklinde yapılan yardım, insanı kazalardan, belalardan korur. Dünyada, sıhhat ve afiyet içinde bir ömür sürmeye sebep olur. Ayrıca farz olan ilim yayma sevabına kavuşulur.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Ölmüş olan çocuk için de akika kesilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kesilirse iyi olur, şefaat etmesine sebep olur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Akikayı kesmeyip, bedelini fakire tasadduk etmek, akika yerine geçer mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır geçmez. Ancak farz olan ilimleri neşreden kurumlara vermek caiz olur. Çünkü akika müstehabdır, ilim neşri ise farzdır. Farz, müstehaba tercih edilir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek için, kesilen akika hayvanı, çocuk baliğ olduktan sonra da kesilebilir mi?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Evet, kesilebilir. Hatta şefaat etsin diye ölmüş çocuk için yahut yaşlı kimse, kendisi için de kesebilir. Peygamber efendimiz de, kendisi için akika kesmiştir. Bunun için herkesin akika kesmesi çok iyi olur.</p>
<p><strong>Sual</strong>: Çocukları belalardan, kazalardan korumak maksadıyla, erkek çocuk için, iki akika hayvanı kesmek gerekiyor. Durumu müsait olmayan kimse, bir tane de kesse mahzuru olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Fakir olan, bir tane de kesebilir. Yahut ileri de bir tane daha kesebilir. Yani ikisini aynı anda kesmesi şart değildir.</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/adak-kurbana-dahil-edilir/" title="Adak, kurbana dahil edilir">Adak, kurbana dahil edilir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/olu-icin-kurban-kesmek/" title="Ölü için kurban kesmek">Ölü için kurban kesmek</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kesmek-kimlere-vacibdir/" title="Kurban kesmek kimlere vacibdir">Kurban kesmek kimlere vacibdir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-bayram-2009/" title="Kurban Bayram 2009">Kurban Bayram 2009</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/hazret-i-ibrahim-ve-kurban/" title="Hazret-i İbrahim ve Kurban">Hazret-i İbrahim ve Kurban</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/11/akika-kurbani-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alınan kurban ölse veya kaybolsa</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/11/alinan-kurban-olse-veya-kaybolsa-2/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/11/alinan-kurban-olse-veya-kaybolsa-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 15:32:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=777</guid>
		<description><![CDATA[CEVAP Kurban ölse, kaybolsa, çalınsa veya kurban etmeye mani olan bir hâl çıksa, zengin bir tane daha alır. Fakir olanın alması gerekmez. Fakirin kurbanındaki kusur, almadan önce de olsa yine onu keser. Kaybolunca bir tane daha alınsa ve kaybolan bulunsa, zengin olan yalnız birisini, fakir olan ikisini de keser. Fakat fakir, sonra aldığını öncekine bedel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CEVAP<br />
Kurban ölse, kaybolsa, çalınsa veya kurban etmeye mani olan bir hâl çıksa, zengin bir tane daha alır. Fakir olanın alması gerekmez. Fakirin kurbanındaki kusur, almadan önce de olsa yine onu keser. Kaybolunca bir tane daha alınsa ve kaybolan bulunsa, zengin olan yalnız birisini, fakir olan ikisini de keser. Fakat fakir, sonra aldığını öncekine bedel olmak için niyet etse ikisinden dilediğini keser.<br />
<span id="more-777"></span><br />
Zengin kimsenin satın aldığı kurban kaybolsa, kaybolması ile malı nisaptan düşerse, fakir olacağı için kurban kesmesi gerekmez.</p>
<p>Malı, kendi ortağının elinde kaybolup da, gücü yeten kimsenin bir kurban daha alması gerekir. Adak olan kurban kusurlu olursa, zengin de, fakir de onu keser. Adak ölürse, başka almaları gerekmez.</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/fakir-ve-kurban-2/" title="Fakir ve kurban">Fakir ve kurban</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-bayram-2009/" title="Kurban Bayram 2009">Kurban Bayram 2009</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/hazret-i-ibrahim-ve-kurban/" title="Hazret-i İbrahim ve Kurban">Hazret-i İbrahim ve Kurban</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/bayram-gunleri-ne-yapmak-gerekir/" title="Bayram günleri ne yapmak gerekir">Bayram günleri ne yapmak gerekir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kurbanda-kesilir/" title="Kurban, kurbanda kesilir">Kurban, kurbanda kesilir</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/11/alinan-kurban-olse-veya-kaybolsa-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fakir ve kurban</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/11/fakir-ve-kurban-2/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/11/fakir-ve-kurban-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 15:31:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=775</guid>
		<description><![CDATA[Birinci günü kurbanını kesip sefere çıksa da yine vacib sevabı alır. Çünkü kurban kestiği vakit hem zengin, hem de mukim idi. Sual: Üçüncü günü zengin olacağını bilen fakir, birinci günü kurban kesse, üçüncü günü zengin olsa, tekrar kesmesi gerekir mi? Birinci günü kestiği vacib olur mu? CEVAP Evet birinci günü kestiği vacib olur, yeniden kesmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birinci günü kurbanını kesip sefere çıksa da yine vacib sevabı alır. Çünkü kurban kestiği vakit hem zengin, hem de mukim idi.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Üçüncü günü zengin olacağını bilen fakir, birinci günü kurban kesse, üçüncü günü zengin olsa, tekrar kesmesi gerekir mi? Birinci günü kestiği vacib olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet birinci günü kestiği vacib olur, yeniden kesmesi gerekmez. Üçüncü günü zengin olmazsa kestiği nafile olur.<br />
<strong><span id="more-775"></span><br />
Sual:</strong> Fakir bir kimse, bayramın birinci günü bir kurban kesse, bayramın üçüncü günü zengin olsa, bir kurban daha kesmesi gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet kesmesi gerekir. Çünkü zengin olacağını bilmiyor. Bilse idi kesmesi gerekmezdi. Fakat sonra gelen âlimler, “Fakir, bayramın birinci günü kurban kesse, üçüncü günü zengin olsa, tekrar kurban kesmesi gerekmez” demişlerdir. <strong>(İbni Âbidin)<br />
</strong><br />
<strong>Sual:</strong> Kurban nisabına malik olmayan borçsuz fakir, kurban alıp kesebilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet kesebilir ve kestiği nafile olur, çok sevaptır.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Fakir bir kimsenin, bayramda kurban kesmesi uygun mudur?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Borcu olmayan fakir, kurban keserse, çok sevap olur. Borcu varsa, önce borcunu vermelidir. Çünkü borç ödemek farzdır. Bu bakımdan fakirin borç alarak kurban kesmesi doğru değildir.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Kurban nisabına malik olmayan fakir, hayvanı kurban niyetiyle alıp kesebilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet. Kurban niyetiyle alıp kesmekte mahzur yoktur. Kestiği nafile olur</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/alinan-kurban-olse-veya-kaybolsa-2/" title="Alınan kurban ölse veya kaybolsa">Alınan kurban ölse veya kaybolsa</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-bayram-2009/" title="Kurban Bayram 2009">Kurban Bayram 2009</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/hazret-i-ibrahim-ve-kurban/" title="Hazret-i İbrahim ve Kurban">Hazret-i İbrahim ve Kurban</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/bayram-gunleri-ne-yapmak-gerekir/" title="Bayram günleri ne yapmak gerekir">Bayram günleri ne yapmak gerekir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kurbanda-kesilir/" title="Kurban, kurbanda kesilir">Kurban, kurbanda kesilir</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/11/fakir-ve-kurban-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurban kestikten sonra namaz kılmak</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kestikten-sonra-namaz-kilmak-2/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kestikten-sonra-namaz-kilmak-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 15:29:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[nafile]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=773</guid>
		<description><![CDATA[kurban kesildikten sonra, dünya kelamı konuşmadan iki rekat nafile namaz kılmak iyi olur. Namazdan sonra, kurban kesilirken okunan duayı okumalı ve Ya Rabbi, İbrahim aleyhisselamın kurbanını kabul ettiğin gibi, benim kurbanımı da kabul eyle demelidir! Kurban keserken okunacak dua şöyledir: (Bismillahi vallahü ekber, la ilahe illallahü vallahü ekber, Allahümme haza minke, inne salâti ve nüsüki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>kurban kesildikten sonra, dünya kelamı konuşmadan iki rekat nafile namaz kılmak iyi olur. Namazdan sonra, kurban kesilirken okunan duayı okumalı ve<strong> Ya Rabbi, İbrahim aleyhisselamın kurbanını kabul ettiğin gibi, benim kurbanımı da kabul eyle </strong>demelidir!<br />
<span id="more-773"></span><br />
Kurban keserken okunacak dua şöyledir:<br />
<strong>(Bismillahi vallahü ekber, la ilahe illallahü vallahü ekber, Allahümme haza minke, inne salâti ve nüsüki ve mahyaye ve memati lillahi Rabbilalemin, la şerike lehü, bizalike ümirtü ve ene evvelül müslimin)<br />
</strong><br />
Sonra da dileğini ister. Bu durumda istenen şeye kavuşulacağını Peygamber efendimiz bildirmiştir.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Hayır kurumlarına verilen kurban vekaletlerinde namazını ne zaman kılmak uygundur?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Namaz kılmak lazım değildir. Kılınırsa iyi olur. Kurban kesildikten sonra kılınır. Bunun için kurbanın ne zaman kesildiği bilinmiyorsa, bayramın üçüncü günü kılınabilir.</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/bayram-gunleri-ne-yapmak-gerekir/" title="Bayram günleri ne yapmak gerekir">Bayram günleri ne yapmak gerekir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/06/pis-borudan-sifa-gelmez/" title="Pis borudan şifâ gelmez">Pis borudan şifâ gelmez</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/06/namaz-dinin-diregidir/" title="Namaz dînin direğidir">Namaz dînin direğidir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/06/receb-ayina-saygili-olmak/" title="Receb ayına saygılı olmak">Receb ayına saygılı olmak</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/05/ayet-el-kursi/" title="Âyet-el kürsi">Âyet-el kürsi</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-kestikten-sonra-namaz-kilmak-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
