<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ditib Mimar Sinan Camii Garmisch partenkirchen &#187; Oruç</title>
	<atom:link href="http://hakyolundayiz.net/ditib/garmisch/oruc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hakyolundayiz.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 19:45:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Orucu bozan şeyler</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2010/06/orucu-bozan-seyler/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2010/06/orucu-bozan-seyler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 18:07:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=1059</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Ramazan orucunu bozan şeyler nelerdir? CEVAP Ramazan orucunu bozup, yalnız kaza gerektiren şeyler şunlardır: 1- Boğaza kar ve yağmur kaçması, 2- Astım spreyi kullanmak, 3- Zorla bozdurulmak, 4- Burna sıvı ilâç koymak, 5- Burna kolonya çekmek, [Koklamak bozmaz.] 6- Mukimken başladığı orucu, seferde bozmak, 7- Ud ağacını, amberle tütsülenip dumanını çekmek, 8- Başkasının içtiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual:</strong> Ramazan orucunu bozan şeyler nelerdir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Ramazan orucunu bozup, yalnız kaza gerektiren şeyler şunlardır:</p>
<p><span id="more-1059"></span><br />
<strong>1- </strong>Boğaza kar ve yağmur kaçması,<br />
<strong><br />
2-</strong> Astım spreyi kullanmak,</p>
<p><strong>3</strong>- Zorla bozdurulmak,</p>
<p><strong>4</strong>- Burna sıvı ilâç koymak,</p>
<p><strong>5</strong>- Burna kolonya çekmek, [Koklamak bozmaz.]</p>
<p><strong>6</strong>- Mukimken başladığı orucu, seferde bozmak,</p>
<p><strong>7</strong>- Ud ağacını, amberle tütsülenip dumanını çekmek,</p>
<p><strong>8</strong>- Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek,</p>
<p><strong>9</strong>- Kulağın içine ilâç damlatmak, kulağı ilaçlı suyla yıkamak,</p>
<p><strong>10</strong>- Derideki yaraya konan ilâcın sindirim yoluna girmesi,</p>
<p><strong>11</strong>- Vücuda ilaç şırınga etmek,</p>
<p><strong>12</strong>- İsteyerek, zorlayarak ağız dolusu kusmak,</p>
<p><strong>13</strong>- Dişi kanayanın ağzındaki kanı yutması veya tükürükle eşit miktarda karışık kanı yutması,</p>
<p><strong>14- </strong>İmsak vakti bittiğini bilmeden yiyip içmek,</p>
<p><strong>15</strong>- Güneş battı zannederek orucunu bozmak,</p>
<p><strong>16</strong>- Dişlerin arasında kalan nohut kadar şeyi yutmak,</p>
<p><strong>17</strong>- Burna çekilen suyun ağızdan çıkması,</p>
<p><strong>18- </strong>Abdest alırken boğaza su kaçması,</p>
<p><strong>19</strong>- Kâğıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi yutmak,</p>
<p><strong>20</strong>- Makattan fitil kullanmak,</p>
<p><strong>21</strong>- Oruçlu olduğunu unutup yediğinde, orucu bozuldu sanarak, bilerek yemeye devam etmek,</p>
<p><strong>22</strong>- İmsak vaktinden sonra niyet edenin, gün içinde orucunu bozması,</p>
<p><strong>23- </strong>Denize girince veya guslederken vücudun içine su girmesi, [Hanbelî’de bozmaz.]</p>
<p><strong>24- </strong>Dil altına konan ilacı emmek,</p>
<p><strong>25- </strong>Makata konan pamuğun veya başka şeyin hepsinin içeri girmesi,</p>
<p><strong>26- </strong>Basur memesinin, taharetlendikten sonra, ıslak olarak içeriye girmesi,</p>
<p><strong>27- </strong>Mastürbasyon yapmak,</p>
<p><strong>28- </strong>Vücuda giren ultrason veya endoskopi cihazında ilaç, merhem olması,</p>
<p><strong>29- </strong>Lavman yaptırmak, [Maliki’de bozmaz.]</p>
<p><strong>30- </strong>Özel olarak su buharı teneffüs etmek,</p>
<p><strong>31- </strong>Yaş parmağı, ön veya arka tarafa sokmak, [Hanbeli’de bozmaz.]</p>
<p><strong>32-</strong> Burundan genze giden kanı yutmak,</p>
<p><strong>33- </strong>Açlığa veya susuzluğa dayanamayarak orucu bozmak.<br />
<strong><br />
34-</strong> Bayılanı ayıltmak için veya uyuyanın ağzına su akıtmak.</p>
<p><strong>35</strong>-<strong> </strong>Seferde iken kasten orucunu bozana kefaret gerekmez, sadece kaza gerekir. Çünkü seferde oruç tutmak farz değildir.</p>
<p><strong>36</strong>- Kasten orucunu bozan, sonradan oruç tutmamayı mubah kılacak bir hâl başına gelse, mesela kadının hayzı başlasa yahut oruç tutamayacak kadar hastalansa yalnız kaza gerekir. Fakat orucunu bozup sefere çıksa, kefaret gerekir; çünkü sefere çıkmak semavi bir özür değildir.</p>
<p><strong>37-</strong> Oruçlunun ağzına giren gözyaşı veya ter, çok olur da, tuzluluğunu ağzının her yerinde duyar ve yutarsa orucu bozulur. Yutmayıp tükürürse bozulmaz.</p>
<p><strong>Orucu bozanlar<br />
Sual: </strong>Günümüzün dinde reformcuları, <strong>(Kolaylaştırın, güçleştirmeyin)</strong> hadisini indî şekilde yorumlayarak şöyle diyorlar:<br />
<span style="color: #660000;">(Ağza sıkılan ilaçlı spreyin önemli bir kısmı, ağız ve nefes boruları cidarında emilerek yok olmaktadır. Geriye kalan kısmın mideye ulaştığı konusunda kesin bir bilgi de yoktur. Abdest alırken ağızda kalan suyla kıyaslandığında, bu miktarın çok az olduğu görülmektedir. Hâlbuki oruçlu, abdest alırken ağzına verdiği sudan geri kalan miktar, mideye ulaşsa bile, orucunun bozulmayacağı konusunda icma vardır. Ayrıca, “kesin olarak bilinen, şüpheyle bozulmaz” kaidesi gereğince, mideye ulaşıp ulaşmadığı konusunda şüphe edilen ilaçlarla oruç bozulmaz. Burun damlasının da içeri girmesi, böyle bozmaz. İğne veya serumla ilaç vermek, lavman yaptırmak, makattan ve vajinadan fitil kullanmak da orucu bozmaz. Dilaltı hapı da, ağızda emilip mideyle gitmediği için orucu bozmaz. Kulağa damlatılan ilaç da mideye gitmediği için orucu bozmaz.)<br />
</span>Bunlar orucu bozmuyor mu?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Hepsi, dört mezhepte de orucu bozar. Fıkıh kitaplarında orucu bozup kefareti gerektirenler bildirilirken, gıda veya deva [ilaç] olan bir şeyi yutmak diye geçiyor. Kum, toprak, maden gibi gıda ve deva olmayanlar ise orucu bozarsa da, kefaret gerektirmez. <strong>(Redd-ül-muhtar)<br />
</strong><br />
Gıda ve deva olanların serumla, iğneyle verilmesi kefareti değil kazayı gerektirir. Mesela açık yaraya konulan sıvı ilaç emilirse, orucu bozarsa da kefaret gerekmez. Saf oksijen vermek orucu bozmaz; fakat astım spreyinin içinde ilaç da vardır. Zaruretsiz alınan ilaç, ağız yoluyla verilince, sadece orucu bozmakla kalmaz, kefaret de gerektirir.</p>
<p>Ağza girip yutulan şeyin, az veya çok olmasının önemi yoktur. Bir damla ilaç veya bir damla su, isteyerek yutulursa oruç bozulmakla kalmaz, kefaret de gerekir. Abdest alırken istemeden yutulursa kefaret gerekmez; çünkü bunda kasıt yoktur. Abdest alırken ağızda kalan yaşlığı yutmakla, ağza burna verilen ilacın yutulması mukayese edilemez; çünkü abdest almak zarurettir. İlaç almak da zarurettir denirse, zaten oruç tutamayacak kadar hasta olanın oruç tutmamasına ruhsat verilmiştir. İyileşince tutar. Reformcuların dediği gibi, (Hem ilacı alır, hem de oruçlu olurum) demek çok yanlıştır.</p>
<p>Dört mezhepte de ve bütün müctehid imamlara göre, yaraya konulan ilaç, cevfe [içeriye] giderse oruç bozulur. Şafii mezhebinde, dimağ [beyin], karın, bağırsak, mesane birer cevftir. Mesela, baştaki kemik yarılsa, buradaki yaraya konulan ilaç, cevfe yani beyne gideceğinden oruç bozulmuş olur.</p>
<p>Şafii’de karna bıçak saplansa, bıçağın ucu mideye, yani cevfe girdiği için oruç bozulur. Sağlam deriden bıçak cevfe girince oruç bozulduğu gibi, iğneyle adaleyi veya damarı yırtarak verilen ilaç, cevfe ulaşınca oruç bozulmuş olur. Hanefi’deyse, bıçak tamamen midenin içine girerse oruç bozulur.</p>
<p>Bugün tıpta, serumun mesaneye, dimağa ve vücudun her yerine gittiği kesin olarak bilinmektedir. O halde serum, dört mezhepte de orucu bozar. Sadece kaza gerekir. Tıp, damardan veya adaleden verilen ilacın, dimağ ve mesaneye gittiğini bildirirken, hiç kimse, (Serum veya enjeksiyonla verilen ilaç, cevfe [yani dimağ ve mesane gibi yerlere] gitmez) diyemez. Derse de ilmî olmaz, indî olur ve hiç kıymeti olmaz.</p>
<p>[Yazıdaki Hanefi mezhebiyle ilgili bilgiler, <strong>Tahtâvi, Mebsut, Bedayi </strong>ve benzeri kitaplardan, Şafiilerle <strong> </strong>ilgili bilgiler ise, <strong>Mecmû, Muğn-il-muhtaç, Tuhfe, Envâr, Kummesrâ, Bâcuri, Şerh-i İbni Bâcuri</strong> gibi muteber eserlerden alınmıştır.]</p>
<p>Lavman yaptırmak, Maliki hariç, diğer mezheplerde bozar.</p>
<div><strong>(El-fıkh-u alel-mezahib-i erbaa)</strong></div>
<p><strong>Makattan ve vajinadan fitil kullanmak, hatta pamuğun girip kaybolması, parmağın yaş olarak girmesi, kulağa ilaç damlatmak ve burna sıvı ilaç çekmek de orucu bozar. <strong>(Redd-ül-muhtar, Hindiye, Hidaye)<br />
</strong><br />
Dilaltı hapı ise ilaçtır, mukoza denilen yumuşak dokudan emildiği için, deri altına iğneyle ilaç zerki gibi olup orucu bozar. Ağız içindeki mukozadan değil de, vücuttaki sağlam deriden emilen ilaçlar bozmaz</p>
<p></strong></p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/alinan-kurban-olse-veya-kaybolsa/" title="Alınan kurban ölse veya kaybolsa ">Alınan kurban ölse veya kaybolsa </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/resulullaha-mahsus-hukumler/" title="Resulullaha mahsus hükümler">Resulullaha mahsus hükümler</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/temettu-hacci-nasil-yapilir/" title="Temettü haccı nasıl yapılır ">Temettü haccı nasıl yapılır </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/cemaatle-namaz/" title="Cemaatle namaz ">Cemaatle namaz </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/ozur-sahibi-olmak/" title="Özür sahibi olmak ">Özür sahibi olmak </a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2010/06/orucu-bozan-seyler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fitre vermenin önemi</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/fitre-vermenin-onemi/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/fitre-vermenin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 15:30:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=480</guid>
		<description><![CDATA[İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak zekat nisabı kadar malı, parası bulunan Müslümanın fitre vermesi vacip olur. Nisaba malik değilse fitre vermesi vacip olmaz. Fakat vermesi iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Ramazan orucu, gökle yer arasında durur. Sadaka-i fıtr verilince yükselir.) [Ebu Hafs] (Sadaka-i fıtr, oruçlunun, uygunsuz sözlerinden hasıl olan günahları temizler.) [Beyheki] (Sadaka-i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong><br />
</strong>İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak zekat nisabı kadar malı, parası bulunan Müslümanın fitre vermesi vacip olur. Nisaba malik değilse fitre vermesi vacip olmaz. Fakat vermesi iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Ramazan orucu, gökle yer arasında durur. Sadaka-i fıtr verilince yükselir.)</strong> [Ebu Hafs]<strong><br />
<span id="more-480"></span><br />
(Sadaka-i fıtr, oruçlunun, uygunsuz sözlerinden hasıl olan günahları temizler.)</strong> [Beyheki]<strong></p>
<p>(Sadaka-i fıtr, zenginlerinize bir tezkiyedir. Fakirleriniz de verirse, Allahü teâlâ onlara daha çoğunu verir.)</strong> [Ebu Davud]<br />
[Tezkiye, temize çıkarma, temizleme demektir.]</p>
<p>Diğer üç mezhepte, bir günlük yiyeceği olanın fitre vermesi farzdır. Hadis-i şerifte, <strong>(Sadaka-i fıtrı, küçük büyük, zengin fakir herkesin vermesi gerekir)</strong> buyuruldu. (Ebu Davud)</p>
<p>Dinen zengin olmayan herkes, fitre, zekat alabilir. İhtiyacı olan eşya ve borçlarından fazla olarak, zekat nisabı kadar malı, parası bulunan müslümanın, fitre vermesi vacip olur. Fitre, zekat alması, haram olur. Fitre nisabına katılacak malın ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da gerekmez</p>
<p>Halk arasındaki zenginlikle, dinin bildirdiği zenginlik farklıdır. Nisap miktarı malı veya parası olmayan bir kimse, fakir demektir. Evi olmayan, kirada oturan bir kimse nisap miktarı paraya, altına veya ticaret malına sahip ise dinen zengin sayılır, böyle bir kimsenin zekat vermesi gerekir ve zekat alması caiz olmaz.</p>
<p>Ticaret için olmayan malların zekatı verilmez. Gelirleri nisaba dahil edilir.<br />
Nisaba malik olmayan herkes fakir sayılır, zekat alabilir. Nisaba malikse fitre vermesi vacip olur. Asgari maaş alan bir kimse, borçları çıktıktan sonra, nisaba malik ise, zengin sayılır, fitre vermesi gerekir. [Nisap, 96 gr altın veya bu değerde para, ticaret malı demektir.]</p>
<p>Sadaka-i fıtr, Ramazan-ı şerifte verilir. Ramazandan önce ve bayramdan sonra da vermek caiz ise de bayram namazından önce verilmiş olması daha çok sevaptır. Şafii’de Ramazandan önce verilmez. Bayramdan sonraya da bırakılmaz. Hastalık gibi herhangi bir özürden dolayı oruç tutamayan kimsenin de, zengin ise fitre vermesi gerekir.</p>
<p>Sadaka-i fıtrın miktarı her yıl değişmez. Fitre olarak yarım sa’ buğday veya un, yahut bir sa’ arpa, hurma veya kuru üzüm verilir. Yarım sa ölçek, ihtiyatlı olarak 1750 gramdır. Bir sa’ ise 3500 gramdır. Bu miktarlar kıyamete kadar hiç değişmez. Fitre olarak, ya bizzat buğday, un, arpa, hurma veya kuru üzüm verilir. Yahut değeri kadar altın veya gümüş verilir. Buğday, un ve diğerlerini vermek güç olursa, bunların kıymeti kadar, ekmek veya mısır verilebilir.</p>
<p>Fitre miktarları şöyledir:</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Fıtranın cinsi, miktarı <br />
</span></strong><br />
<strong><span style="color: #0000ff;">Buğday</span></strong> <strong>1750 gr</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Un</strong></span> <strong>1750 gr<br />
</strong><br />
<strong><span style="color: #0000ff;">Un (İyi)</span></strong> <strong>1750</strong> <strong>gr<br />
</strong><br />
<strong><span style="color: #0000ff;">Arpa</span></strong> <strong>3500 gr<br />
</strong><br />
<strong><span style="color: #0000ff;">Kuru üzüm</span></strong> <strong>3500</strong> <strong>gr<br />
</strong><br />
<strong><span style="color: #0000ff;">Kuru üzüm (İyi)</span></strong> <strong>3500 gr</strong> </p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Hurma </span>3500</strong> <strong>gr<br />
</strong><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>Hurma (İyi)</strong></span> <strong>3500</strong> <strong>gr</p>
<p>Not: TL değerleri günün rayicine göre hesap edilir.</p>
<p>Sual: </strong>Fitre ne zaman vacip olur?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kurban bayramının üçüncü günü nisaba malik olan zengindir. Nisap, zekat nisabı gibidir. Kurbanda farklılık şöyledir:<br />
İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekat nisabı kadar malı, parası bulunan her hür Müslümanın, Ramazan bayramının birinci günü sabahı, tan yeri aydınlanırken, (Fitre) vermesi vacip olur. Daha önce ve daha sonra vacip olmaz. Fitre ve kurban nisabı hesabına katılacak malın ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da lazım değildir. Bayramın birinci günü sabah namazı girdiği anda, nisap miktarı kadar mala malik olmak şarttır.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Fitre kimlere verilir, kimlere verilmez, zekatın hükümleri fitrede de geçerli mi?<strong><br />
CEVAP</strong><br />
Evet. Yani zekattaki gibi:<strong><br />
</strong>Ana babaya, dedeye, büyük anneye, evlada, toruna, hanıma ve kâfire fitre verilmez. Fakir olmak şartı ile geline, damada, kayınvalideye, kayınpedere, kayınbiradere, üvey çocuğa fitre verilir. Hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya fitre vermek daha çok sevap olur.<strong> </strong>İmameyne göre, borçlu ve fakir kimseye, hanımı fitre verebilir. <strong>(Mevkufat)</p>
<p>Sual: </strong>Fitredeki vekalet, zekattaki gibi mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Zekat gibi, fitreyi de hediye diye vermek caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Hurma ile iftar eden fitresini hurmadan mı verir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır. Senenin ekserisinde yediği şeyden verir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Telefonda vekalet olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Olur. E-maille de olur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>4 kişinin adam başı 1750 gram un vererek toplam 7 kilogram ile bir kişiye vekalet vererek fitresini ödemesi doğru mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Doğru.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Bir kişiye verip (ya da daha sonra vermek üzere anlaşıp) bu parayla payıma düşen miktarda un alarak dilediğine dilediğin kadar adıma fitre olarak vermeye seni vekil tayin ettim dersek o da kabul ettim dese bu şekilde verilen fitre caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>O adam da un alıp verirse mesele yok. Daha kolay yol: 15- 20 kişinin vekaleti alınıp, alınan para ile bir çeyrek altın alınıp fakire verilirse bu iş halledilmiş olur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Teyzeye halaya amcaya dayıya fitre ve zekat verilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Verilir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Fitre sadece fakirlere mi verilir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Bir tanıdık bana birisi vasıtasıyla fitresini göndermiş.10 milyon. Bir şey de dememiş. Benim ne yapmam gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>On milyon liralık gümüş veya altın alırsan fitresi verilmiş olur. Bu miktar altın bulamazsan, kendi parandan da katarak çeyrek altın al yine olur, sonra altını istediğine sat.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Fakirler için arkadaşımdan vekil olarak fitre nasıl alabilirim?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Zenginlerin vekili de olabilirsin, fakirlerin de. Bir fakirden vekalet alırsın. Yani fitremi almak ve dilediğin yere harcamak üzere seni vekil ettim der, sen de herkesten fitre alıp dilediğin yere verirsin.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Fitre vermek için akıl baliğ olma şartı var mıdır?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Hayır. Küçük çocuğun ve delinin malları varsa, bunların fıtraları da, mallarından verilir. Velîleri vermezse, çocuk büyüdüğünde, deli iyi olduğunda, eski fıtralarını da kendileri verir. Baliğ olmayan çocukların malı yoksa, bunların fıtrasını babaları, kendi fıtrası ile birlikte verir. Yani kendi zengin ise verir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Bir kimse, yanında kalan ana-babasının ve akıl baliğ olan oğlunun fitresini, onlardan habersiz verse, caiz olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Sonradan, sizin fitrenizi verdim denirse caiz olur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Eşimin ve akıl baliğ olmamış çocuklarımın onlardan habersiz ve vekaletsiz fitrelerini verebilir miyim?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Eşiniz ve çocuklarınıza bakmak mecburiyetinde olduğunuz için habersiz verebilirsiniz.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Ağabeyimin ve evli kız kardeşimin fitresini onlardan habersiz verebilir miyim?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Veremezsiniz. Bir kimse, kendi malından, başkası için fitre verince, o önceden emretmiş ise, caiz olur. Emri ile vermemiş ise, sonradan razı olsa da, caiz olmaz. Onların malı veya parası ile vermiş ise, razı olunca caiz olur. Yahut onların sizi, (Sadaka-i fıtramı vermek üzere seni vekil ettim) demeleri gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Beş kişinin fitrelerini vermek üzere vekilim. Fitreleri toplu olarak mı yoksa herbiri için ayrı ayrı mı vermeliyim?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hepsini birden verebilirsiniz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Şafii mezhebinde olan kimse ne kadar ve nasıl fitre vermesi gerekir?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>1680 gram buğday, pirinç, hurma, nohut, peynir verilebilir. Bunların yerine kağıt para verilemediği gibi altın ve gümüş de verilemez. Ayrıca sekiz sınıfa verilmesi gerekir. Üç sınıfa verilmesini caiz gören âlimler de varsa da bu üç sınıfı bulmak çok güçtür, yok gibidir. Onun için Hanefi mezhebi taklit edilerek vermelidir.<strong></p>
<p>Sual: </strong>Geçmiş senelerde verilmeyen fitreler verilir mi? Verilirse nasıl verilir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Verilir. Kaza edilmiş olur. Aynen altın olarak verilir. <strong></p>
<p>Sual: </strong>Seferde olduğum için oruç tutamadım. Fitre vermem gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Bir özrü sebebi ile oruç tutmayanın da, sadaka-i fıtr vermesi gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Doğmamış anne karnındaki çocuğun fitresini vermek gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Verilmez.<strong></p>
<p>Sual: </strong>Nisap miktarı param var fakat 1 sene dolmadı, fitre vermem gerekiyor mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Fıtra için bir sene gerekmez. O an nisaba malikseniz vereceksiniz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Ramazan ayında bayram namazından önce verilmesi gereken fitreyi, caiz olmayan kişilere verdiğini bayramdan sonra öğrenen bir kişinin ne yapması gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Yeniden bir fakire verir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Zekatım fitrelerimizle birlikte bir çeyrek altın tutuyor. Bir çeyrek altını hem zekatım için hem de fitrelerim için verebilir miyim?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet verilir.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Fitreyi fazla vermek iyi olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Elbette.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Fitreyi yıllarca kağıt para ile veren, altınla devir yapması lazım mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Zekat ve fitre aynı kişiye verilebilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Fakir kardeşe fitre verilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Kız kardeşime fitre verebilir miyim?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Fitrenizi zengin değilse kız kardeşinize veya çocuklarına vermenizde mahzur yoktur.</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/akika-kurbani-nedir/" title="Akika kurbanı nedir">Akika kurbanı nedir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/dunya-mumine-zindandir/" title="Dünya mümine zindandır ">Dünya mümine zindandır </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/abdestin-sunnetleri/" title="Abdestin sünnetleri ">Abdestin sünnetleri </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-bayram-2009/" title="Kurban Bayram 2009">Kurban Bayram 2009</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/02/geri-sayim-basladi/" title="Geri sayım başladı">Geri sayım başladı</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/fitre-vermenin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oruçta mezhep taklidi</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/oructa-mezhep-taklidi/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/oructa-mezhep-taklidi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 15:29:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=478</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Üç sorum var: 1- Hanefi’yim, abdest alırken dikkat etmeme rağmen boğazıma su kaçabiliyor. Orucum bozuluyor. Şafii’de bozulmuyormuş. Şafii mezhebini taklit etsem orucum bozulmuş olmaz mı? 2- Şafii olan bir erkek arkadaşım var. İdrar yoluna pamuk konunca orucun bozulduğunu bilmiyormuş. 16 gün pamuk koymuş. Acaba Hanefi mezhebini taklit ederek oruçlarını kurtaramaz mı? 3- Annemin dişi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Sual:</strong> Üç sorum var:<br />
<strong>1- </strong>Hanefi’yim, abdest alırken dikkat etmeme rağmen boğazıma su kaçabiliyor. Orucum bozuluyor. Şafii’de bozulmuyormuş. Şafii mezhebini taklit etsem orucum bozulmuş olmaz mı?</div>
<div><span id="more-478"></span><br />
<strong>2-</strong> Şafii olan bir erkek arkadaşım var. İdrar yoluna pamuk konunca orucun bozulduğunu bilmiyormuş. 16 gün pamuk koymuş. Acaba Hanefi mezhebini taklit ederek oruçlarını kurtaramaz mı?<br />
<strong>3-</strong> Annemin dişi hep kanıyor, ağzı kan içinde kalıyor, uyurken de ağzına kan gitmiş olabilir. Kan yutmak orucu bozduğuna göre, sabah imsaktan sonra uyuyor, annem oruç tutmasın mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Dinimizde dört hak mezhep vardır. Bunlar hâşâ sözde değil, fiiliyatta da haktır. Bir mezhepte yapılması zor olan bir şeyi, diğer mezheplerden birini taklit ederek yapmak bütün İslam âlimlerine göre caiz, hatta lazım olur. Maalesef piyasada üç grup insan var.<br />
<strong>Birincisi:</strong> Hem mezhepleri kabul etmezler, hem de hangi mezhebin hükmü kolay ise ona göre hareket ederler. Mesela derisinden kan çıkınca Şafii’de bozmaz diyerek o hükümle amel eder, kadına dokununca Şafii’de bozsa da Hanefi’de bozmaz diyerek bir mezhebe göre hareket etmez. Buna telfîk denir, caiz değildir, haramdır. Bu yol ifrattır.<br />
<strong><br />
İkincisi:</strong> Din cahili kimselerdir, üstelik dindar görünürler. İslam âlimlerinin aksine, hak mezheplerin fiiliyatta hak olduklarını ve ihtiyaç veya zaruret olunca başka bir hak mezhebi taklit etmenin dinde bir rahmet olduğunu kabul edemezler. Bu yol tefrittir.<br />
<strong><br />
Üçüncüsü:</strong> İfrat ve tefritten uzak, orta yolu tutan kimseler, ihtiyaç halinde, İslam âlimlerinin bildirdiği şekilde, kendi mezhebinde yapması zor olan işlerde hak olan diğer mezhepten birini taklit ederler. Doğru yolda olanlar bunlardır.</p>
<p>Şimdi suallere kısaca cevap verelim:<br />
<strong>1-</strong> Bir mezhep ihtiyaç halinde taklit edilince, o hususta o mezhebin mümkün olan bütün şartlarına uymak gerekir. Şafii mezhebini oruçta taklit eden, Şafii’nin orucun farzlarına ve orucu bozanlarına da dikkat etmesi gerekir. Bu takdirde taklidi sahih olur. Şafii mezhebi taklit edilirse, abdest alırken dikkat etmesine rağmen elde olmadan boğaza su kaçarsa, orucu bozulmuş olmaz.<br />
<strong><br />
2-</strong> Şafii’de, idrar yoluna pamuk koymanın orucunu bozduğunu bilmeyen bir Şafii, o halde oruçlarını tutsa, sonradan orucu bozduğunu öğrense, “<strong>Bu oruçlarımı Hanefi mezhebine uygun olarak tuttum</strong>” diye niyet ederse, oruçları sahih olur. Oruçları Hanefi mezhebinin bütün şartlarına uygun olmasa bile, başka çare olmadığı için, yani zaruret olduğu için, Hanefi mezhebine uygun tutmuş sayılır. Bunun gibi, diş dolgusunun Hanefi mezhebinde gusle mani olduğunu bilmeden yıllarca namaz kılsa, sonra durumu öğrense, “<strong>Bu namazlarımı Maliki mezhebine göre kıldım</strong>” dese, namazları sahih olur. Kıldığı namazlar Maliki mezhebinin bütün şartlarına uygun olmasa bile, başka çare olmadığı için, yani zaruret olduğu için, namazlarını Maliki mezhebine uygun kılmış sayılır.<br />
<strong><br />
3-</strong> Her mezhepte elde olmadan yapılan şeylerin orucu bozması farklıdır. Mesela Şafii’de abdest alırken boğaza su kaçması orucu bozmaz. Hanefi’de ağzından veya burnundan boğazına toz, duman, sinek kaçsa, başkalarının içtiği sigaranın dumanı gelerek, ağzına, burnuna girmesinden sakınmak mümkün olmasa orucu bozmaz. Hanbeli mezhebinde, istemeden kan yutmak gibi elde olmayan hususlar orucu bozmaz. Bu durumda olan kimse, Hanbeli mezhebini taklit ederse oruçları sahih olur.</p>
<p><strong>Bir aylık oruca niyet<br />
Sual: </strong>Ramazanın başında, ramazanın sonuna kadar oruç tutacağıma niyet ettim. Ondan sonra niyet etmeden oruçlarımı tuttum. Sonradan her gün için ayrı niyet edilmesi gerektiğini öğrendim. Bu oruçlarımı kaza etmem mi gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Her gün ayrı ayrı niyet etmek gerekir. Fakat illâ dil ile söylemek gerekmez. Mesela, sahura kalkmak niyettir. Yarın oruç tutacağım diye düşünmek niyettir. Sahura kalkıp oruç tutmak niyetiyle yatan kimse sahura kalkamasa bile, ertesi günü oruç tutmaya niyet ettiği için, yine oruç için niyet etmiş olur.</p>
<p>Buna benzer niyet olabilecek hiçbir şey yoksa, Maliki mezhebi taklit edilir. Maliki mezhebinde, Ramazanın başında bir kere niyet etmek yetişir. (O oruçları, Maliki mezhebine göre tuttum) derseniz, kaza etmeniz gerekmez.<br />
<strong><br />
Lavman orucu bozar<br />
Sual: </strong>Hastayım, oruç tutabiliyorum. Ancak şiddetli kabızlık çekiyorum. Gündüz oruçlu iken lavman yapılarak dışarı çıkabiliyorum. Lavman orucu bozuyor. Kaza mı kefaret mi gerekir?<strong><br />
CEVAP<br />
</strong>Sadece kaza gerekir. Böyle ihtiyaç hallerinde sıkıntımızdan kurtulmak için, ibadetlerimizi aksatmamak için dört hak mezhepten biri caiz diyorsa, bozmaz diyorsa o mezhep taklit edilmelidir. Mesela, Maliki mezhebinde lavman yapmak orucu bozmaz. Hasta olduğunuza göre, Maliki’yi taklit ederek lavman yaptırır, oruca devam edersiniz.</p>
<p><strong>Niyeti unutan Şafii<br />
Sual:</strong> Şafii mezhebindeyim. Akşam niyet etmeden yattım. Uyanınca güneşin doğduğunu gördüm. Şafii’de imsaktan önce niyet etmek şart. Bu durumda Hanefi’yi taklit edip oruca devam edebilir miyim?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Elbette taklit etmek gerekir. Sadece o gün Hanefi’ye uygun oruç tutulur. Bugünkü orucumu Hanefi mezhebine uyarak tutuyorum denir.</p>
<p><strong>Geçmiş yılların orucu<br />
Sual: </strong>Diş dolgusu sebebiyle gusülsüz oruç tuttum. (Oruç tuttuğum yıllardaki gusülleri Şafii’ye veya Maliki’ye göre aldım) demek gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet, hem tevbe gerekir, hem de böyle niyet etmeli!</p>
<p><strong>Kadın ve oruç<br />
Sual:</strong> Bir ihtiyaç halinde, oruçlu bir kadın, parmağını ön ve arkaya sokarsa orucu bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hanefi mezhebinde parmak kuru ise orucu bozmaz, yaş ise bozar. Şafii’de kuru da olsa bozar. Hanbeli’de, yaş da olsa bozmaz. Böyle yapmaya mecbur kalınan durumlarda, Hanbeli mezhebi taklit edilerek oruca devam edilir.<br />
<strong><br />
Guslederken içeri su kaçsa<br />
Sual:</strong> Cünüplükten guslederken içeri su kaçsa oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Su kaçarsa bozulur. Hanbeli’de ise, gusül için denize bile girse, ağzından burnundan veya alttan içeri su girse yine oruç bozulmuş olmaz. Elde olmayan böyle durumlarda, oruçlarımızı kurtarmak için, Hanbeli mezhebini taklit edersek, oruçlarımız bozulmuş olmaz.</div>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/zekat-ne-zaman-verilir/" title="Zekat ne zaman verilir ">Zekat ne zaman verilir </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/mirac-mucizesi/" title="Mirac mucizesi">Mirac mucizesi</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/kur%e2%80%99anda-yahudi-ve-hiristiyanlar/" title="Kur’anda Yahudi ve Hıristiyanlar ">Kur’anda Yahudi ve Hıristiyanlar </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/allah%e2%80%99a-inandim-demek-yeter-mi/" title="Allah’a inandım demek yeter mi?">Allah’a inandım demek yeter mi?</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/ramazanda-ibadet-ve-iyiligin-sevabi/" title="Ramazanda ibadet ve iyiliğin sevabı ">Ramazanda ibadet ve iyiliğin sevabı </a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/oructa-mezhep-taklidi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orucu bozan ve bozmayan durumlar</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/orucu-bozan-ve-bozmayan-durumlar/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/orucu-bozan-ve-bozmayan-durumlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 15:29:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=476</guid>
		<description><![CDATA[Dil altındaki deri, vücudun dışındaki deri değildir. Yumuşak, kaygan bir dokudur. Tıpta buna mukoza deniyor. Çok farklı özelliğe sahiptir. Birbiri ile asla mukayese edilmez. Dişin yapısı da mukozanın yapısından farklıdır. Bu hususta uzman doktorumuz diyor ki: Dil altına ilaç konunca, sinir sisteminin uyarısı ile beyne çok acil haber gider. Beyin, dil altındaki refleksleri otomatik olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong><br />
</strong>Dil altındaki deri, vücudun dışındaki deri değildir. Yumuşak, kaygan bir dokudur. Tıpta buna mukoza deniyor. Çok farklı özelliğe sahiptir. Birbiri ile asla mukayese edilmez. Dişin yapısı da mukozanın yapısından farklıdır.<br />
<span id="more-476"></span><br />
Bu hususta uzman doktorumuz diyor ki:<br />
Dil altına ilaç konunca, sinir sisteminin uyarısı ile beyne çok acil haber gider. Beyin, dil altındaki refleksleri otomatik olarak harekete geçirir. Sonra, tükürük salgı sistemi çalışıp, tükürük üretir, sulandırır. Sulandıktan sonra, reflekslerin uyarmasıyla, kılcal damarlar harekete geçer ve emilerek en kısa zamanda kana karışır. Tükürük salgısı olmazsa, ilaç sadece kılcal damarlar vasıtasıyla kana karışamaz. Çünkü ilacın sulanarak kılcal damarlara gitmesi lazım. Vücut derisi mukoza gibi ince olsa bile, tükürük salgısı olmadığı için dil altındaki gibi emilmez. Tükürük salgısı otomobil, ilaç şoför gibi, mukoza altındaki kılcal damarlar da yollar gibidir. Vücutta otomobil ve yollar var, şoför yok. Şoför de gelirse otomobil hareket eder.</p>
<p>Tıbbi olarak, diş de, diş eti de, mukoza değildir, diş ile diş altı farklı özelliklere sahip iki ayrı organ gibidir.</p>
<p>Bota, çizmeye ve meste mesh etmek caizdir. Ancak mestten çok daha ince olan çoraba mesh caiz değildir. İkisi de ayağa giyiliyor ama vasıfları farklıdır. İşte bunun gibi, dil altındaki mukoza denilen yumuşak doku vücuttaki deriden çok farklıdır.</p>
<p>Dil altına ilaç, hap koyarak yukarıda izah edildiği gibi, kılcal damarlarca emilmesini sağlamak, deriye ilaç enjekte edip kılcal damarlara ulaştırmaya benzer, bu yüzden orucu bozar.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Burnum tıkalı olunca çok rahatsız oluyorum, işlerim aksıyor. Burnun içine sıvı ilaç konunca oruç bozuluyormuş. Katı ilaç sürsem mesela viks sürsem orucum bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Burnun içine katı ilaç, merhem sürmek orucu bozmaz. Sıvı ilaç bozar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kulağıma damlattığım yağlı ilaç, ağzımdan ve burnumdan geldi. Orucum bozuldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kulağa ilaç damlatmak orucu bozar.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Fransa&#8217;dan yazıyorum. Hıristiyan eşim, gece kalkıp bana sahur hazırlıyor. Dün gece sahuru yiyip imsak vaktinde yattım. Yarı uykulu idim, ben hiçbir şey söylemeden beni sevip, oramı buramı tuttu. Nihayet ben boşaldım. Ama ben hiç bir hareket yapmamıştım. Orucum bozuldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Şöyle yap diye kendiniz emretmediğiniz ve devamında hiçbir harekette de bulunmadığınız için oruç bozulmuş olmaz. Ancak, orucu bozabilecek böyle tehlikeli işlerden uzak durmaya çalışmalıdır. <strong></p>
<p>Sual:</strong> Başımızdan burnumuza gelen her hangi bir akıntıyı yutmak orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kalb hastasının göğsüne sürdüğü ilaç orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Orucu bozmaz. Çünkü, sağlam deriye sürülen ilaç, deriden içeriye girse de orucu bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>İstemeyerek ağız dolusu kusmak orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozmaz. İsteyerek, zorlayarak az bir kusma da orucu bozmaz ise de, ağız dolusu kusmak bozar. Hadis-i şerifte <strong>(Kendiliğinden ağız dolusu kusanın orucu bozulmaz. İsteyerek ağız dolusu kusanın orucu bozulur, kazası gerekir)</strong> buyuruldu. (Nesai)<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Tıraş olurken kanayan yere, kanın durması için kantaşı sürmek orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır, bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Bir hastalık sebebiyle de iğne [enjeksiyon] yapılınca oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet bozulur, kaza gerekir. Oruç bu şekilde bozulduktan sonra yiyip içmek, kefareti gerektirmez.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Gündüz uyurken ihtilam olunca oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır, bozulmaz. Uyanınca ilk fırsatta gusledilir. Hadis-i şerifte, <strong>(İhtilam olmak orucu bozmaz)</strong> buyuruldu. (Beyheki)</p>
<p>Gusletmekle de oruç bozulmaz. Guslederken vücudun içine su girmemesine dikkat etmelidir! İçeri su girerse oruç bozulur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ağızdaki yara için oruçlu iken ilaçla gargara uygun mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Ağızdaki yara, namazda okumaya mani değilse, ilaçla gargara mekruh olur. Okumaya mani olursa, ilaçla gargara etmek mekruh olmaz. Çünkü özür vardır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>İşyerinde iş gereği toz oluyor, ayrıca sigara içen de oluyor. Bunlar orucuma zarar verir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Tozlu, dumanlı şey koklamak, başkasının içtiği sigara dumanı yahut tütsülerin dumanını çekmek orucu bozar. Fakat ağzından veya burnundan boğazına toz, duman kaçsa, oksijen gazı tüpü ile suni hava verilse, başkalarının içtiği sigaranın dumanı ağzına, burnuna girmesinden sakınmak mümkün olmasa, oruç bozulmuş olmaz. Unlu işlerde çalışanın sakındığı halde, ağzına burnuna giren un tozları orucu bozmaz. Kömür işinde çalışan kimsenin ağzına, burnuna kömür tozu girse, orucu bozulmuş olmaz. Çünkü bundan sakınma imkanı yoktur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Nisaiyeci bir kadın doktora muayene olanın, orucu bozulur mu? Bozulursa, kefaret mi gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Doktor, eldivene herhangi bir ilaç, yağ sürerse, oruç bozulur, sadece kaza gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Omuzlarımda ağrılar için doktor iğne yapılması gerektiğini söyledi. Yapılacak iğne ve sürülecek krem orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>İğne olmak (enjeksiyon) orucu bozar, kaza gerekir. Krem sürmek orucu bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Abdest alırken diş etlerinden kan gelirse abdest ve oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kan ağızdan dışarı çıkarsa abdest bozulur. Yutulursa abdest bozulmaz, fakat bu sefer de oruç bozulur. Tükürükten az ise, oruç da abdest de bozulmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Porno film seyrederken, kendiliğinden cünüp olanın orucu bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Sadece bakarak cünüp olunca oruç bozulmaz. El ile veya başka bir şeyle cünüp olmaya yardım edilince, oruç bozulur ve kaza gerekir, kefaret gerekmez. Fakat aynı ramazanda aynı şey tekrar yapılırsa bu sefer kefaret de gerekir. Porno film seyretmek haramdır. Haram işleyenin ibadetleri sahih olur, farz borcundan kurtulur ise de, kazandığı günahlardan dolayı kavuşacağı büyük sevaplardan mahrum kalır. Özellikle oruçlunun böyle günah işlemesi çok çirkindir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Bel gevşekliği sebebiyle meni gelse, oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmaz.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Nezle olduğum için burnumun içine gelen akıntıyı geri çekip yuttum, orucum bozuldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmadı.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ağzıma balgam geliyor, yutuyorum, oruç bozuluyor mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Balgamı yutmakla oruç bozulmaz<br />
<strong><br />
Sual: </strong>İmsak vakti çok yemek yiyorum. İmsak çıktıktan sonra yemek kaynarken ağzıma geliyor, yutuyorum. Orucum bozuluyor mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmaz. Hatta ağzınıza gelen kusmuğun geri gitmesi de orucu bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oruçlu iken burna çekilen su ağzımızdan çıksa oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulur. Buruna ilaç çekmek gibi su da çekip genze ulaşırsa oruç bozulur, kaza gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Tükürüğümüz, dudağımızdan aşağı doğru sarksa, onu yalayıp yutsak oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Tükürüp tükürüğümüzü yalarsak oruç bozulur, kaza gerekir. Bahsettiğiniz şekilde olursa oruç bozulmamış olur. Sanki bir kısmı daha ağzımızda oluyor.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Erkeklerin idrar damlası gelmesin diye idrar yoluna koydukları pamuk orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Orucu bozmaz. Maliki’de de pamuk koymak bozmaz. Şafii’de pamuk koymak orucu bozar ama, Şafii’yi namazda taklit eden Hanefi’nin orucu yine bozulmuş olmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Banyo yapınca, banyoda oluşan buharı teneffüs etmek oruca zarar verir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Normal su buharı zarar vermez.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ramazanda bir insan yatsıdan sonra hanımıyla beraber olsa daha sonra geç vakitte uyuyup biraz sonra guslederiz deseler uyandıklarında da güneş doğmuş olsa kefaret mi gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kaza da gerekmez. Yani oruçları bozulmuş olmaz. İhtilam olanın da orucu bozulmuş olmaz. Fakat namaz kılmak için ilk fırsatta yıkanmak gerekir. [Daha önceden tedbir alıp cünüp olarak sabahlamamalı.]<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Göz damlası orucu bozar mı? Lens ıslakken göze takılırsa oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>İkisi de bozmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Ramazanda sahurda yatmadan önce dişlerimizi fırçalıyoruz. Ağzımızı yıkamamıza rağmen tadı ağzımızda hissediliyor, bu durum orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Hanefi mezhebine göre &#8220;tükürdüğümüz zaman tükürükte tükürükten az miktarda kan olursa&#8221; abdest bozulur mu, yutunca oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kan tükürükten az ise dışarı çıkmakla abdest bozulmaz, yutulunca da oruç bozulmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Sigara tiryakisiyim, sigara içmezsem oruç tutmam çok zor. Sigara yakıları var. Bunları koluma koysam, deri nikotini emiyormuş. Orucum bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Sağlam deriye konan hiç bir yakı, ilaç, krem orucu bozmaz. Emilmesinin önemi yok.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oruçluyken kulaktan iltihap akması orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kan aldırınca oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmaz.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Oruçlu iken kulağa pamuklu çubuk sokmakta mahzur var mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Şafii’de bozar, Hanefi’de bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Jöle, krem, deodorant orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hiç birisi bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Sakız çiğnemek orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Günümüzün sakızları, jikletleri eski tabii sakızlar gibi değildir. Şimdikiler çiğnenirse, bazı parçalar yutulabilir ve oruç bozulur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oksijen gazı tüpü ile suni hava verilince oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teneffüs ettiğimiz hava orucu bozmaz. Tüple verilen oksijen de temiz hava demektir, oksijeni bol hava demektir. İçinde ilaç olsa bozar.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Hanımını öpenin orucu bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Öpmekle orucu bozulmaz. Öperken cünüp olursa bozulur. Cünüp olma ihtimali varsa, hanımını öpmesi mekruh olur. Orucu bozacak derece çok öperse haram işlemiş olur. Çünkü orucu mazeretsiz bozmak haramdır.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Yıkanırken kulağa sabunlu su kaçsa, oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Denize girmek orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Denize girdiği için değil, su girecek deliklerden içine su kaçtığı için oruç bozulur. Eğer su girmezse oruç bozulmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Sabah yatarken susadığımı hissettim ve saatime baktım saati 05.10 geçiyor olarak gördüm. Dikkatli olarak baktığıma eminim. Suyumu içtim ve gayri ihtiyari saate bir baktım ki saat 06.10 çok üzüldüm. İmsak 5,30’du. Orucum bozuldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet bozuldu. Sizin kastınız olmadığı için sadece kaza gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Astım hastası, mecburiyet halinde ilaç kullanınca oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet bozulur. Sadece kaza gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ventolin, Salbutol gibi ağıza püskürtülen astım ilaçları orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bahsettiğiniz ilaçları kullanınca oruç bozulur. Çünkü içinde ilaç vardır. Ama oksijen gazı bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Astım tabletinin gazını teneffüs etmek orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Sigara dumanı gibi orucu bozar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Evi haşere için ilaçladım. Bu ilacı teneffüs orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Az olursa bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kadın hastalıklarında bir çubukla hap ve fitil veriliyor. Guslü gerektirir mi, orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Genelde zevk alınmadığı için guslü gerektirmez. Gündüz kullanılırsa oruç bozulur, kaza gerekir. Pamuk bile konsa, pamuk tamamen içeri girerse oruç bozulur. Yaş parmak girse de oruç bozulur.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Gündüz taharette basuru yıkayıp içeri sokuyorum. Orucum bozuluyor mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Dışarıdan içeri su veya herhangi bir şey girerse oruç bozulur. Eğer taharetlendikten sonra, bir havlu ile kurulanırsa basurun içeri girmesi orucu bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Karşı tarafın ağız salgısını yutmak orucu bozuyor mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Karşı tarafın tükürüğünü, salgısını yutunca oruç bozulur. Eğer bu sevdiğimiz bir kimse ise sadece kaza değil, kefaret de gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oruçlu iken alışkanlıktan dolayı rujumu yalıyorum, oruç bozuluyor mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Rujun oruca zararı olmaz. Fakat yenirse oruç bozulur. Kaza gerekir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Oruçlu olduğunu unutup taharette mübalağa ederek içeriye su kaçsa oruca zarar verir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Unutulunca mahzuru olmaz. Unutarak yiyip içmek de orucu bozmaz. Oruçlu olduğunu bilerek taharette mübalağa eder ve içeri su kaçarsa oruç bozulur ve kaza gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Balıkların suyunu temizlerken boğazıma ister istemez su kaçtı orucum bozuldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Ağza kaçtı ise bozulmaz, boğazdan içeri girmişse oruç bozulur, kaza gerekir<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ayak tırnağımda yara var ve bu yaradan gün içerisinde sarı su, irin ve bazen de kan geliyor ve tırnak arasında birikiyor, bunlar tekrar içeri girip orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Orucu bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>İstemeyerek yağmur suyu ağzımıza kaçsa orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ben diabet hastasıyım. Kan alıp ölçü aletine koyup şekerimi ölçmem orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kan aldırmak orucu bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Arı soksa oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmaz.<strong></p>
<p>Sual: </strong>Ele iğne batıp kırığı içinde kalsa orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mideye girmeyince bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oruçlu iken kalbim ağrıyınca trinitrin alsam kaza mı gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Burna tuzlu su çekmek, ilaç gibi orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet. Beyne veya boğaza kaçarsa bozar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kalb için, dil altına konup, emilen hap, orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet. Deri altına iğne ile ilaç zerki gibidir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Hasta, ağzına sık sık su alsa orucu bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Yutulmadıkça bozulmaz. Ama böyle yapmak uygun değildir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Hasta, su buharını teneffüs etse orucu bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Ciğerlere giderse bozar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Burun kanı, genizden mideye giderse, oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Suya dalıp kulağa su kaçınca oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Abdest alınca veya ağzımızı yıkayınca kalan yaşlığı yutmak orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Ağzı yıkadıktan sonra ağızda kalan yaşlığı tükürük ile yutmak orucu bozmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Kadın ve erkeğin ilaç olarak kullandıkları fitil, orucu bozar mı ve guslü gerektirir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Gündüz kullanırsa oruç bozulur. Fakat guslü gerektirmez.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Burnum kanadı. Bu arada genzime giden kanı yuttum. Orucum bozuldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Burundan genze giden kanı veya dişi kanayan ağzındaki kanı yutunca, yani kan mideye gidince oruç bozulur. Sadece kaza gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Buruna sıvı ilaç veya tuzlu su çekmek orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Beyne veya boğaza giderse bozar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kulağı antiseptikli su ile yıkatmak orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozar. İlaçsız su ile yıkamak, pamukla temizlemek bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ağrıyan dişe, göze ve kulağa ilaç konsa oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kulağa damlatılan ilaç orucu bozar. Göze damlatılan ilaç bozmaz. Dişe konulan ilaç, yutulmazsa orucu bozmaz. Hatta ilacın tadı boğazda hissedilse de bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Yaraya konan ilaç orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Yaraya sürülen merhemin, sindirim yoluna gittiği bilinmezse oruç bozulmaz.<strong></p>
<p>Sual: </strong>Epilasyon orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oruçlu iken esans koklamak orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Çiçek, esans koklamakla oruç bozulmaz, mekruh da değildir. <strong></p>
<p>Sual: </strong>Ağızdaki az bir kanı yutanın namazı ve orucu bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Az olduğu için bozulmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oruçlu iken gusletmek orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Gusletmekle oruç bozulmaz. Ancak ağızdan, burundan içeri su kaçarsa veya su içine oturulunca veya taharetlenirken içeri su kaçarsa oruç bozulur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Dudaktaki yaşlığı yutmak orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Makata konan pamuğun bir kısmı dışarıda kalsa orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozmaz, hepsi içeri girerse bozar.</p>
<p><strong>Sual:</strong> İmsak vakti sona ererken yaraya konan sıvı ilaç, gündüz emilmeye başlasa oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>İmsaktan önce konulduğu için bozulmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kalb hastasıyım. Bazen çok ağrıyınca hap alıyorum. Ramazanda oruçlu iken ağrı tuttuğunda ilaç alırsam, kefaret gerekir mi? Kalb hastasının göğsüne sürdüğü ilaç, orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Zaruret olduğu için yalnız kaza gerekir. Sağlam deriye sürülen ilaç, içeriye gitse de orucu bozmaz. Dil altına konulup emilen bozar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Diş çektirmek orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Diş çektirmek orucu bozmaz. Eğer diş çektirilirken iğne vurulursa, oruç bozulur. Dişten çıkan kanı yutmakla da oruç bozulur. Ramazan orucunu tutarken iğne vurduranın veya dişinden çıkan kanı yutanın orucu bozulur, gününe gün kaza gerekir, kefaret gerekmez.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Damardan serum verilmesi, sadece imam-ı a’zama göre orucu bozduğu söyleniyor. Diğer mezheplere göre bozmuyor mu? Serumla gıda ve deva verilebiliyor. İhtiyacı olan suyu, gıdayı ve ilacı serumla alan kimsenin orucu bozulmaz mı? Oruçta gaye, yiyip içmeyi terk etmek olduğuna göre, ağız yolu ile değil de, damar yolu ile yiyip içenin orucu niçin bozulmaz?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Dört mezhepte de, sağlam deriye konan ilaç, gıda ve deva, emilip içeriye nüfuz etse de oruç bozulmuş olmaz. Mesela kalb hastalığında, göğüs üzerine nitroderm ihtiva eden bir ilaç [TTN] konur. Bu deriden içeriye emilir. Sağlam deriden içeri girdiği için dört mezhepte de orucu bozmaz. Bunun gibi, sağlam deriye konan nikotin yakısı da, vücut tarafından emildiği halde, dört mezhepte de orucu bozmaz. Tabii menfezlerden [deliklerden] giren şeyler orucu bozar.</p>
<p>Şafii’de, kulak tabii menfezdir. Kulağa konan sıvı-katı her şey, mideye girmiş gibi orucu bozar. Şafii’de idrar yolu da tabii menfezdir. Buraya ilaç, hatta pamuk konsa bile orucu bozar.</p>
<p>Dört mezhepte de ve bütün imamlara göre, yaraya konulan ilaç, cevfe [içeriye] giderse oruç bozulur. Şafii mezhebinde, dimağ [beyin], karın, bağırsak, mesane birer cevftir. Mesela, baştaki kemik yarılsa, buradaki yaraya konulan ilaç, cevfe, yani beyne gideceğinden oruç bozulmuş olur.</p>
<p>Şafii’de karna bıçak saplansa, bıçağın ucu mideye, yani cevfe girdiği için oruç bozulur. Sağlam deriden bıçak cevfe girince oruç bozulduğu gibi, iğne ile adaleyi veya damarı yırtarak verilen ilaç, cevfe ulaşınca oruç bozulmuş olur. Hanefi’de ise, bıçak tamamen midenin içine girerse oruç bozulur.</p>
<p>Bugün tıpta, serumun mesaneye, dimağa ve vücudun her yerine gittiği kesin olarak bilinmektedir. O halde serum, dört mezhepte de orucu bozar. Sadece kaza gerekir. (Serum veya enjeksiyonla verilen ilaç, cevfe, [yani dimağ ve mesane gibi yerlere] gitmez) demek, çok yanlış olur, ilme ters olur.</p>
<p>Bütün doktorlar, damardan veya adaleden verilen ilacın, dimağ ve mesaneye gittiğini bildiriyorlar. O halde, işin aslını bilmeyenlere kanıp da, enjeksiyonla orucu telef etmeyelim.</p>
<p>[Buradaki Hanefi mezhebi ile ilgili bilgiler, <strong>Tahtâvi, Mebsut, Bedayi </strong>ve benzeri kitaplardan, Şafiilerle<strong> </strong>ilgili bilgiler ise,<strong> Mecmû, Muğnil muhtaç, Tuhfe, Envâr, Kummesrâ, Bâcuri, Şerh-i İbni Bâcuri</strong> gibi muteber eserlerden alınmıştır.]<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Sinüzitten muzdarip bir hasta oruçlu iken burnuna sıvı ilaç koyabilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Oruç bozulur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Oruçlu iken kulaktan iltihap akması orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozmaz. Oruçta genelde çıkan şeyler orucu bozmaz, mesela kan aldırmak orucu bozmaz. Ama isteyerek ağız dolusu kusulursa orucu bozulur.<br />
Oruçta genelde içeri giren şeyler bozar. Mesela enjeksiyonla kan verilenlerin orucu bozulur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oruçlu iken dişleri macunlu macunsuz fırçalamak orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Macunsuz fırçalamakta mahzur yoktur. Macunlu fırçalamakla da oruç bozulmaz fakat mekruh olur. Macun yutulursa oruç bozulur, kaza gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Dudağımda uçuk vardı ve ben de patlamasın diye krem sürmüştüm. Maalesef akşama doğru uçuk patladı. Orucum bozuldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmadı<br />
<strong><br />
Sual: </strong>İftar için yiyecek bir şeyler hazırlarken parmağımı kestim. Birkaç damla aktı. Orucum bozuldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır kan çıkmakla, kan aldırmakla oruç bozulmuş olmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Dirseğimde çıkan iltihaplanmadan dolayı dirseğimin üstünden ve altından birer cm uzunluğunda kestiler ve iltihabın akması için bir hortum sokup uçlarını dışarı çıkardılar. Dün yapılan muayenede bir merhemi üsten sıkıp alt uçtan dışarı akıttılar. Niyetli olduğumdan dolayı şüpheye düştüm acaba orucum bozuldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Orucunuz bozulmadı.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Yanlış dolgudan dolayı diş etim hep kanıyor. Sahurdan sonra yatıyorum, sabah tekrar kalktığımda ağzımın içi kan dolu oluyor. Kanın birçoğu boğazımdan geçmiş oluyor. Bazen uyku halinde değilken de fark ediyorum kan geldiğini&#8230; Tükürürsem abdest bozulacak. Tükürmesem yani yutsam oruç bozulacak. Haliyle illa ki yutmuşumdur kan. Benim oruçlar bozulmuş mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kan yutmak orucu bozar. Oruçların Hanefi’ye göre bozuluyor. Onun için Hanbeli mezhebini taklit etmelisiniz. Orucu bozan şeyler, insanın elinde olmazsa, Hanbeli’de orucu bozmuyor.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Hastanede test için kan verirken enjektörü sokmadan önce deriye alkol sürüyorlar ve çıkarttıktan sonra iğne deliğinin üzerine alkollü pamuk koyuyorlar. Bunun oruca bir zararı var mıdır?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Hayır oruca zararı olmaz</p>
<p><strong>Sual: </strong>Deriyi çizerek yapılan çiçek aşısı orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozmaz. Tentürdiyot gibidir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Dişler arasındaki yemek kırıntısını yutmak orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır, bozmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Hanımı öpünce mezi gelirse oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Tıraş kesiğine oruçlu olduğunu unutarak kolonya sürmek orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Unutulmasa da bozmaz. Unutunca yiyip içilse de bozmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Sigara içilen odaya girip, uzun müddet çıkmasak oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Lüzumsuz kalıyorsak bozulur, vazifemiz varsa bozulmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Şevval orucunu tutuyorum. Bugün abdest alırken (burnuma su çekerken) unutarak ve istemeyerek genzime veya boğazıma sanırım su kaçırdım. Orucum bozuldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Unutarak yiyip içince veya bozulup bozulmadığını kesin bilmedikçe oruç bozulmuş olmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Ağız dolusu hastalık sebebiyle kusanın orucu bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Hac için hastaneden kan aldılar fakat kan şırıngaya geldi dışarı çıkmadı, sonra tekrar içeri koydular. Abdestim bozuldu mu, orucuma bir zarar geldi mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hem abdestiniz hem de orucunuz bozuldu. Kan çıkmakla abdestiniz, kan içeri girmekle orucunuz bozuldu. Şırıngaya çıkmakla dışarı çıkmış oldu. Kendi kanınız da olsa vücudunuza kan verildi.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Soğuktan dudak çatladığı için dudak kremi sürmenin abdeste ve oruca bir zararı var mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Abdeste de oruca da zararı olmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Mideye ucu dışarıda kalan alet sokulursa, oruç bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bozulmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Türkiye Takvimine göre, sahuru yanlışlıkla 10 dakika geciktirdim. Orucum sahih oldu mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kaza gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Deri altına tüberküloz testi yapılıyor. Orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kulaktaki pamuk, delik zardan içeri girse, orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Gırtlağa çıkan tükürüğü kusarak çıkarmak, orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Mahalli bir yazar diyor ki:<br />
(Her yıl aynı yazılar yazılıyor ve fitil ve benzeri şeylerin orucu bozup bozmayacağı hususunun oruçla ne ilgisi var, İslamiyet bu mu?)<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Yazar, İslamiyet’i bilmediği gibi, nelerin orucu bozacağını da bilmiyor. İslamiyet her yıl değişmez. Bu sene İslam’ın şartı beş denmişse, gelecek sene bu altı olmaz. Azalmaz da, çoğalmaz da. Bu sene, (hastaya serum vermek orucu bozar) denmişse, gelecek sene (bozmaz) denilemez. Aslında değişik yazan varsa, o tenkit edilmelidir! Hep aynı şeyi yazan tenkit edilir mi? Şimdi mahalli yazara soruyoruz, İslamiyet bu değilse nedir? Her yıl değişmesi mi gerekir?</p>
<p>Yazar, orucun ne olduğunu, orucu nelerin bozduğunu bilmiyor ki, (vücuda giren şeylerin orucu bozup bozmayacağından bahsedilmez) diyebiliyor. Önce oruç nedir ve neler orucu bozar, kısaca bir tarifini yapalım:</p>
<p>Oruç, fecrin ağarmasından, güneş batıncaya kadar, yiyip içmeyi ve orucu bozan diğer şeyleri terk etmektir. Diğer bozan şeyler nelerdir? Yaradılışta bulunan deliklerden içeri giren şeyler orucu bozduğu gibi, vücuttaki yaraya konulan ilaç, sindirim yollarına sızarsa, yine oruç bozulur. İğne [enjeksiyon], serum orucu bozar. Çünkü bunlar sindirim yoluna gider. <strong>(Tahtavi)</strong></p>
<p>Hastalık için kullanılan fitiller, tabii deliklerden verilir. Ağrı kesici, ateş düşürücü fitiller olduğu gibi, romatizma, mantar, bulantı, hemoroid ve kabızlık önleyici fitiller de vardır. Serum yolu ile de ilaç ve gıda verilebilir. Tabii deliklerden ilaç olmayan maddeler de girerse yine oruç bozulur. Bunları sormak ve bunlara cevap vermekten tabii ne olabilir?</p>
<p><strong>Sual: </strong>KBB mütehassısı bir doktor diyor ki:<br />
Dinde reformcu bir grup, yeni bir kitap yazıp, âlimlerden farklı, yeni ictihadlar yapacaklarmış. Kulağa damlatılan ilacın orucu bozmayacağı yönünde bizden bilgi istiyorlar. Hanefi ve Şafii’ye göre, göze, kulağa ve burna damlatılan ilaç, orucu bozar mı, bozmaz mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Fıkıh kitaplarındaki hüküm şöyle:<br />
Hanefi’de göze damlatılan veya diş çukuruna konan ilacın tadı boğazda hissedilse bile orucu bozmaz. Kulağa damlatılan ilaç, burna konan sıvı ilaç orucu bozar.</p>
<p>Şafii’de ise, göze damlatılan ilacın tadı boğazda hissedilse bile bozmaz. Fakat kulağa konan her şey orucu bozar. Burna konan sıvı ilaç da bozar.</p>
<p>Hanefi’de ve Şafii’de, sağlam deriye sürülen ilaç, emilip içeriye nüfuz etse de oruç bozulmuş olmaz. Mesela kalb hastalığında, göğüs üzerine nitroderm ihtiva eden bir ilaç [TTN] konur. Bu deriden içeriye emilir. Sağlam deriden içeri girdiği için Hanefi’de de, Şafii’de de orucu bozmaz.</p>
<p>Hadis-i şerifte <strong>(İçeri giren şeyler orucu bozar)</strong> buyuruluyor. Şafii’de, kulak tabii menfezdir. Kulağa konan sıvı-katı her şey, mideye girmiş gibi orucu bozar. Hanefi’de, kulağa giren katı şey ve su orucu bozmaz. Fakat yağ ve ilaç bozar. Yağ ve ilaç emilse de, emilmese de, sindirim yoluna gitse de, gitmese de bozar.</p>
<p>Göz, menfez kabul edilmediği, aynen sağlam deri hükmünde olduğu için, göze konan ilaç, sağlam deriye sürülen ilaç gibi çeşitli kanallarla sindirim yoluna gitse de hiçbir mezhepte orucu bozmaz. Fakat boğaza, beyne ve mesaneye açılan yara yolu ile ilaç verilirse, Hanefi’de de, Şafii’de de oruç bozulur.</p>
<p>Reformcu grup ne yapmak istiyor? Kendileri müctehid olsalar bile, ictihadla ictihadın nakzedilemeyeceğini bilmeleri gerekir. Reformcuların, (Burada Hanefilerin kavli doğrudur. Kulağa kum koymak orucu bozmaz. Şafii’nin ictihadı yanlıştır) demeye hakları olmaz.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Oruç hakkında mezheplerimizdeki hükümler hakkında bilgi verir misiniz?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Ramazan orucuna niyetin son vakti, <strong>Hanefi</strong>’de öğleye bir saat kalıncaya kadar, diğer üç mezhepte imsak vaktine kadardır. Üç mezhepte, Ramazan orucu için her gece niyet gerekir, <strong>Maliki</strong>’de Ramazanın ilk gecesi bir ay oruca niyet sahihtir.<br />
<strong><br />
Şafii</strong>’de, kulak tabii menfez [delik] dir. Kulağa konan sıvı katı her şey, mideye girmiş gibi orucu bozar. Diğer üç mezhepte sadece ilaç konursa bozar. <strong>Şafii</strong>’de idrar yolu da tabii menfezdir. Buraya pamuk konsa bile orucu bozar. Diğer mezheplerde bozmaz.</p>
<p>İğne vurulmak, dört mezhepte de orucu bozar.</p>
<p>Dişler arasındaki yemek kırıntısını yutmak <strong>Hanefi</strong>’de orucu bozmaz, diğer üç mezhepte bozar.</p>
<p>Lavman <strong>Maliki</strong>’de orucu bozmaz, diğer üç mezhepte bozar.</p>
<p>Unutarak yiyip içmek, üç mezhepte orucu bozmaz, Maliki’de bozar.</p>
<p>Ramazanda oruçlu iken yiyip içene <strong>Hanefi</strong> ve <strong>Maliki</strong>’de kefaret gerekir, <strong>Şafii</strong> ve <strong>Hanbeli</strong>’de sadece kaza gerekir. Hanımı ile beraber olana dört mezhepte de kefaret gerekir.</p>
<p>Kan aldırmak <strong>Hanbeli</strong>’de orucu bozar, diğer üç mezhepte bozmaz. Abdest alırken, mübalağa etmeden boğaza su kaçarsa, <strong>Şafii</strong> ve <strong>Hanbeli</strong>’de oruç bozulmaz. <strong>Hanefi</strong> ve <strong>Maliki</strong>’de bozulur.</p>
<p>Ramazanda karı koca beraber olursa, <strong>Şafii</strong> ve <strong>Hanbeli</strong>’de kefaret kocanın üzerine olur, <strong>Hanefi</strong> ve <strong>Maliki</strong>’de ikisine de kefaret gerekir.</p>
<p><strong>Maliki</strong>’de oruçlu iken hanımını öpmek haram, diğer üç mezhepte haram değildir. Ancak cünüp olmak ihtimali varken öpmek mekruhtur. Hanımı öpünce mezi gelirse üç mezhepte oruç bozulmaz, <strong>Hanbeli</strong>’de bozar.</p>
<p><strong>Şafii</strong> ve <strong>Hanbeli</strong>’de, nafile oruç veya nafile namaza başlayan, tamamlamadan bozarsa, kazası vacip değil, <strong>Hanefi</strong> ve <strong>Maliki</strong>’de vaciptir.</p>
<p>Yalnız Cuma günü oruç tutmak <strong>Hanefi</strong> ve <strong>Maliki</strong>’de caiz, <strong>Şafii</strong> ve <strong>Hanbeli</strong>’de mekruhtur. İmam-ı Ebu Yusuf da mekruh dedi. Bu bakımdan <strong>Hanefi</strong>ler yalnız başına Cuma günü oruç tutmamalıdır.</p>
<p>Sadaka-i fıtır, <strong>Hanefi</strong>’de Ramazan-ı şerifte verilir. Ramazandan önce ve bayramdan sonra da vermek caiz ise de, bayram namazından önce verilmiş olması daha çok sevaptır. <strong>Şafii</strong>’de Ramazandan önce, <strong>Maliki</strong>’de ve <strong>Hanbeli</strong>’de ise bayramdan önce verilemez. <strong>Hanefi</strong>’de nisaba ulaşanın fıtra vermesi vacip, diğer üç mezhepte, bir günlük yiyeceği olanın fıtra vermesi farzdır. <strong>Hanefi</strong>’de hanımın fıtrasını kocası vermez, diğer üç mezhepte vermesi lazımdır.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Erkek veya bayan kadın doktoru veya ebe, Ramazanda, abdestli iken bir kadına doğum yaptırsa, orucu, guslü veya abdesti bozulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hanefi mezhebindeki kadın doktorunun veya ebenin, Ramazan-ı şerifte doğum yaptırmakla orucu, abdesti ve guslü bozulmuş olmaz. Zaruretsiz erkek doktora doğum yaptırmak caiz olmaz.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Oruçlu iken rahimden ültrasonla muayene olmak orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Alete jel gibi bir şey sürüyorlar, rahme yağ veya jel gibi bir şey girince oruç bozulmuş olur. Eldivenle muayene etse de, eldivene bir şey sürülmüş ise yine oruç bozulur. İçeriye az da olsa bulaşacak bir şey girerse oruç bozulur.</p>
<p>İkinci bir husus da kadın, muayene esnasında zevk alırsa cünüp olur ve oruç bozulur. Zevk almazsa bozulmuş olmaz.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Tam İlmihal’de, (Bir şeyin hepsi girip çıkarsa, abdesti de, orucu da bozar) deniyor. Erkeğin arkadan, kadının ön veya arkadan kullandığı fitil, abdesti ve orucu bozar mı? Bir de çubuklu bir aletle hap konuyor, bu farklı mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Gündüz oruç iken, içeri tamamen giren şey, orucu bozar. Fitil de bozar. Yarısı dışarıda kalırsa orucu bozmaz. Fitil içeri girdikten sonra, dışarı çıkarsa abdesti bozar. Fitil içeri girip çıkmazsa, abdesti bozmaz. Çubukla konan farklıdır. Çünkü içeri girince, çubuğa az da olsa içeriden bir yaşlık bulaşır. Yaşlık, çubukla dışarı çıkınca abdest bozulur.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Ağızdaki kanı yutmak abdesti ve orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Ağzın içi, abdestin bozulmasında, iç organ sayılır. Orucun bozulmasında, bedenin dışı sayılır. Bunun için, dişten ve ağızdaki yaradan çıkıp ağızdan dışarı çıkmayan kan abdesti bozmaz. Ağızdan dışarı çıkınca, tükürükten çoksa bozar. <strong>(Halebi)</strong></p>
<p>Ağız bazen bedenin içi sayılır. Bunun için, oruçlu kimse, tükürüğünü yutarsa, orucu bozulmaz. İnsanın içindeki necasetin mideden bağırsağa geçmesi gibi olur. Ağızdaki yaradan yahut mideden ağza kan çıkması, abdesti ve orucu bozmaz. Bu kanı tükürünce veya yutunca, tükürük kandan çok ise, yani sarı ise, yine bozulmaz. Mideden gelen başka şeyler ağza geldiği zaman da böyle olup, abdest ve oruç bozulmaz. Ağız dolusu, ağızdan dışarı çıkarsa, ikisi de bozulur. Ağzın içi, bazen de, bedenin dışı gibi olur. Ağza su alınca oruç bozulmaz. <strong>(Bahr-ür-râık, Cevhere)<br />
</strong><br />
Demek ki, ağızdaki kanı tükürünce orucu bozulmaz, yutunca da abdest bozulmaz. Kan yutulursa oruç bozulur, tükürülünce de abdest bozulur.</p>
<p><strong>Astım spreyi orucu bozar<br />
Sual:</strong> Astım spreyi, kulak ve burun damlası ile dil altı hapı kullanmak, makata veya hazneye sokulan ültrason orucu bozar mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bunların hepsi orucu bozar ve kaza gerekir.</p>
<p>Astım spreyi, oksijen değildir. İçinde ilaç vardır. Orucu bozar. İlacın orucu bozduğu bütün fıkıh kitaplarında yazılıdır.</p>
<p>Kulağa yağ ve ilaç damlatılması da orucu bozduğu bütün fıkıh kitaplarında yazılıdır.</p>
<p>Buruna sıvı ilaç damlatılması da orucu bozar. Katı merhem sürülürse bozmaz.</p>
<p>Dil altı hapı ise ilaçtır, mukoza denilen yumuşak dokudan emildiği için, deri altına iğne ile ilaç zerki gibidir. Orucu bozar.</p>
<p>Ültrasona merhem gibi kaygan bir madde sürülüyor. Vücudun içine bu kaygan madde girince, oruç bozulmuş olur. Eldivenle muayene yapılsa da, eldivene bir ilaç sürülüyorsa eldivenle muayene de orucu bozar.<br />
<strong><br />
</strong>Teknik gelişti, mükemmel cihazlar yapıldı, tedavi şekilleri geliştirildi, ancak insan vücudu değişmedi, ona eklenen çıkan olmadı. Oruç bir ibadettir. Bu ibadetin fazileti ve şartları din kitaplarımızda bildirildi. Bu kıyamete kadar geçerlidir.</p>
<p>Eskiden bilinmiyordu, şöyleydi böyleydi demek cahilliktir. O zamanlar vücuda girenler çıkanlar yok muydu, yani vücuda hiçbir şey girmiyor çıkmıyor muydu? İbadetleri zamanla değiştirmek, dini değiştirmek olur.<br />
<strong><br />
Tabii delikler ve oruç<br />
Sual: </strong>Göze konan ilaç, boğaza kadar indiği halde orucu bozmuyor da, ne diye kulağa veya burna konan ilaç orucu bozuyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Fıkıhta bir kural var:<br />
Tabii menfezlerden [yaradılışta bulunan deliklerden] giren şeyler orucu bozar.<br />
Bunun için tabii delik olan kulağa ilaç veya yağ konunca oruç bozuluyor. Burun da tabii deliktir. Sıvı ilaç burna püskürtülürse orucu bozar. Tabii menfez olan makattan da içeri giren şeyler de orucu bozar. Göz tabii delik değildir. Bunun için göze damlatılan ilaç orucu bozmuyor.</p>
<p>Bazı kimseler, yukarıdaki kuralı iyi bilmedikleri için iğne olmak orucu bozmaz sanıyorlar. İğne tabii delikten içeri girmiyor ki diyorlar. Sağlam derinin üstünden emilen ilaçlar orucu bozmaz, ama, yaralı deriden içeri girip sindirim yoluna ulaşan ilaçlar bozuyor. Yapılan iğne ve serumlar, sindirim yoluna ulaştığı için dört mezhebe göre de oruç bozuluyor.</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/zilhicce-ayinin-fazileti-2/" title="Zilhicce ayının fazileti">Zilhicce ayının fazileti</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/abdesti-bozan-seyler/" title="Abdesti bozan şeyler ">Abdesti bozan şeyler </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/meleklere-iman-nasil-olmali/" title="Meleklere iman nasıl olmalı">Meleklere iman nasıl olmalı</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/ilk-insan-ve-ilk-peygamber/" title="İlk insan ve ilk Peygamber">İlk insan ve ilk Peygamber</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/allah-var-demek-yeter-mi/" title="Allah var demek yeter mi?">Allah var demek yeter mi?</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/orucu-bozan-ve-bozmayan-durumlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oruç kefareti</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/oruc-kefareti/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/oruc-kefareti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 15:28:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=474</guid>
		<description><![CDATA[Geceden niyetli orucunu, kasten bozana kefaret lazım geldiği din kitaplarının hepsinde yazılıdır. Kütüb-i sitte isimli meşhur altı hadis kitabından Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai&#8216;de mevcuttur. En kıymetli bu beş hadis kitabına inanmayan eğer misyoner değilse cahil veya hain birisidir. Hz. Ebu Hüreyre&#8217;nin rivayet ettiği hadis-i şerif şöyledir: Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek, (Helak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Geceden niyetli orucunu, kasten bozana kefaret lazım geldiği din kitaplarının hepsinde yazılıdır. Kütüb-i sitte isimli meşhur altı hadis kitabından <strong>Buhari</strong>,<strong> Müslim</strong>,<strong> Ebu Davud</strong>,<strong> Tirmizi </strong>ve <strong>Nesai</strong>&#8216;de mevcuttur. En kıymetli bu beş hadis kitabına inanmayan eğer misyoner değilse cahil veya hain birisidir. Hz. Ebu Hüreyre&#8217;nin rivayet ettiği hadis-i şerif şöyledir:</p>
<p align="justify"><span id="more-474"></span><br />
<strong>Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek, (Helak oldum ya Resulallah) dedi. Peygamber efendimiz, ne olduğunu sordu. O da Ramazan orucunu kasten bozduğunu söyledi. Peygamber efendimiz, bir köle azat etmesini bildirdi. Kölesi olmadığını bildirince, aralıksız iki ay oruç tutmasını emretti. Bunu da yapamayacağını bildirince, fakir doyurmasını bildirdi.<br />
</strong><br />
İslam âlimleri de, geceden niyetli orucunu bir mazeretsiz kasten bozan kimsenin kefaret olarak, varsa bir köle azat etmesini, yoksa peş peşe 60 gün oruç tutmasını, oruç da tutamazsa, 60 fakiri doyurmasını bildirmişlerdir. <strong>(Redd-ül Muhtar)</strong></p>
<p>Peygamber efendimizin bildirdiği hükmü kabul etmeyen, Allahü teâlânın emrini kabul etmemiş olur. Çünkü Kur&#8217;an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
<strong>(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) </strong>[Nisa 80]</p>
<p><strong>Sual: </strong>Oruç kefareti nasıl tutulur?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Oruç kefareti için peş peşe, 60 gün oruç tutar. 60 gün sonra, tutmadığı her gün için, birer gün daha tutar. Birkaç Ramazanda kefaretleri olan veya bir Ramazanda, 2 gün kefareti olan kimse, birinci kefareti yapmamış ise, ikisi için yalnız bir kefaret yapar. Birinci kefareti yapmış ise, ikinci kefareti de, ayrıca yapar.</p>
<p>Kefaret orucu, hastalık, yolculuk gibi bir özür ile veya bayram günlerine rastlamak sebebi ile bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden 60 gün tutmak gerekir. Bayram günlerinde bozmazsa, yine yeniden başlaması gerekir. Hayz ve nifas sebebi ile bozunca, yeniden başlamaz. Temizlenince, geri kalan günleri tamamlar.</p>
<p>Devamlı hasta veya çok yaşlı olup, 60 gün kefaret orucunu tutamaz ise, 60 fakiri bir gün doyurur. 60 fakiri, bir günde iki defa doyurmak gerekir. Hepsine aynı gün yedirmek şart değildir. Bir fakiri her gün iki defa doyurmak üzere 60 gün veya her gün bir defa doyurmak üzere 120 gün yedirmek de olur. Yahut, 60 fakirin her birine, 1750 gr buğday veya un veya 3.5 kg arpa, kuru üzüm, hurma verir. Bunların kıymeti kadar ekmek, başka mal veya altın vermek veya bunları bir fakire 60 gün devamlı vermek de caiz olur. Kendisini doyurması için fakire kağıt para da verilir. 60 günlüğü, bir fakire, bir günde toplu verse, bir günlük vermiş olur. 60 fakiri sabah, 60 başka fakiri de akşam doyurursa, sabah doyurduklarını akşam veya akşam doyurduklarını sabah, bir daha doyurmalıdır. Yahut, bunlardan 60’ının her birine, sadaka-i fıtr miktarı mal verir. Oruç tutabilenin fakir doyurması caiz değildir.</p>
<p>Ramazanda mazeretsiz oruç tutmamak haramdır, büyük günahtır. Önce, tutulmayan oruçlar için tevbe edilir. Sonra gününe gün, yani kaç gün tutulmamışsa o kadar gün kaza orucu tutulur. Bir kimse, Ramazan ayında 30 gün oruç tutamasa, tutamadığı gün kadar kaza orucu tutar. Bu oruçlara kefaret gerekmez. Kefaret, oruç tutmamanın değil, niyetli iken Ramazan orucunu kasten bozmanın cezasıdır. Çok yaşlanıp, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kaza oruçlarını tutamayacak ihtiyar ve iyi olmasından ümit kesilen hasta, gizli olarak yiyip içer! Hadis-i şerifte, <strong>(Oruç tutamayacak kadar yaşlı veya iyi olmasından ümit kesilen hasta fidye verir) </strong>buyuruluyor. Çok yaşlı olup oruç tutamayan kimse, zengin ise, her günün orucu için fidye verir. Fakir olan fidye vermez, dua eder.</p>
<p>Fidye olarak, her gün için bir fıtra miktarı un, hurma veya üzüm verilir. Mesela 30 gün oruç için 53 kg un veya 105 kg hurma veya üzüm verilmesi kâfidir. Yahut bu kadar unun kıymeti kadar altın veya gümüş para, tutulamayan otuz gün orucun fidyesi olarak, bir veya birkaç fakire, Ramazanın başında veya sonunda verilebilir. Fakir, aldığı fidyeyi kendisi kullandığı gibi, başka birine de verebilir. Fidye verdikten sonra, oruç tutabilecek hâle gelen kimse, tutamadığı oruçlarını kaza eder. <strong>(Nehr-ül-fâık)</strong></p>
<p>Hastalık, yaşlılık gibi bir özürden dolayı Ramazan orucunu tutamayan zenginin, bu durumu ölünceye kadar devam etse, fakirlere yemek verilmesini vasiyet eder. Velisi de; onun tutamadığı her oruç için, fakire bir fıtra veya değerini verir. <strong>(Bedâyi)</strong></p>
<p><strong>Sual: </strong>Diş tabibi bir bayan, (Unutarak da yense, oruç bozulur. Bozulmaz diye bir âyet yok) diyor. Dinimizde Kur’andan başka kaynak yok mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bir kimsenin, kendi uzmanlık sahasının dışında bir uzman gibi konuşması elbette uygun olmaz. Kur’an-ı kerimin çeşitli yerlerinde, (Yalnız Allah’a uyun) denmiyor, <strong>(Allah’a ve Resulüne uyun)</strong> buyuruluyor. Sonra Resulullaha uymak Allah’a uymaktan farklı değildir. Kur’an-ı kerimde, <strong>(O, </strong>[Resulullah]<strong> vahyedilenden başkasını söylemez)</strong> buyuruluyor.<strong> </strong>(Necm 3)</p>
<p>Bu âyet-i kerime, Peygamber efendimizin din hakkında bildirdiklerinin Allahü teâlânın vahyettiğinden başka olmadığını bildirmektedir. Ayrıca, <strong>(Peygamber size neyi verdiyse </strong>[neyi emretmişse]<strong> onu alın, neyi yasakladıysa ondan da sakının)</strong> buyurulmaktadır. <strong>(Haşr 7)<br />
</strong><br />
Demek ki Allahü teâlânın Kur’an-ı kerimde açıkça bildirmediği hususlar var ki, <strong>(Peygamberin emrettiklerini yapın, yasakladıklarından sakının)</strong> buyuruluyor. Mesela namazları nasıl kılacağımızı Kur’andan bulamayız. Kaç rekat olduğunu da bulamayız. Hangi rekatta neleri okuyacağımızı da bulamayız. Yanılırsak, ne yapacağımızı da bulamayız. Nerede buluruz? Peygamber efendimiz namazı nasıl kılmışsa öyle kılarız. Hangi rekatlarda neleri okumuşsa veya neleri okuyun buyurmuşsa öyle yaparız. Yanılma secdesini de Onun bildirdiği gibi yaparız. Orucu bozan ve bozmayan çok şey vardır. İğne orucu bozar mı, hayz halinde oruç tutmak gerekir mi? Orucun farzları nelerdir? Bunları Peygamber efendimizden öğreniriz. Biz Peygamber efendimizin emrine uyarsak, başka bir kitaptan mı okumuş oluruz? Sünnetler Kur’andan başka değildir. Allahü teâlâ, Resule uymamızı emrediyor. Allah’ın bu emrine uymamız niye anormal karşılanır ki?<strong></p>
<p>Dârimi</strong>’nin bildirdiği hadis-i şerifte, Allah’ın emri ile, Cebrail aleyhisselam, Kur&#8217;an-ı kerimi getirdiği gibi, açıklaması olan sünneti de getirmiştir. Hadis-i şerifte de, <strong>(Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir) </strong>buyuruluyor. <strong>(Tirmizi)<br />
</strong><br />
Tabibe hanımın, (Unutarak da yense, oruç bozulur. Bu konuda bir âyet yok) demesi yanlıştır. Âyette olmayanlar sünnette bildirilmiştir. Peygamber efendimiz buyuruyor ki:<br />
<strong>(Oruçlu iken unutarak yiyip içen kimse, orucuna devam etsin, Çünkü onu Allahü teâlâ yedirip içirmiştir.)</strong> [Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai]<br />
<strong><br />
(Oruçlu kimse, unutarak yiyip içerse, ona kaza gerekmez.)</strong> [Dare Kutni]</p>
<p>Âyetleri herkes kendine göre yorumladığı için 72 sapık fırka meydana çıkmıştır. Peygamber efendimizin açıklamasına uyulsa idi, bu ayrılıklar olmazdı. Ayrılıklar, Peygamber efendimize uyulmamaktan ileri gelmektedir. Herkes Peygamber efendimizin açıklamasını esas alsa, ayrılık olmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Yazarın birisi; (Her ne kadar hadislerde hayzlı ve nifaslı kadınlar namaz kılamaz, oruç tutamaz, Kur’ana dokunamaz deniyorsa da, namaz kılmasında, oruç tutmasında ve Kur’ana dokunmasında sakınca yoktur. Bu hadisler dinin ruhuna aykırıdır. Bir de kütüb-i sitte denilen altı hadis kitabında, kasten orucu bozanlara, ceza olarak 61 gün oruç tutmaları gerektiği bildiriliyorsa da, bu da Kur’anın ruhuna, dinin temel prensiplerine aykırıdır. Çünkü ceza işlenen suça uygun olmalıdır. Bir gün oruç yiyene, 61 gün oruç tutturmak zulüm olur) diyor.<br />
Bahsettiği hususlarda açıklama yapar mısınız?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Dinimizde delil dörttür: <strong>Kitab</strong>,<strong> Sünnet</strong>, <strong>İcma ve Kıyas-ı fukaha</strong>. Bir hüküm için bu delillere bakılır. Hem kütüb-i sittedeki hadislerde var diyor, hem de, bu hadisler dinin ruhuna aykırıdır diyor. Önce hadis dinde delil midir değil midir, bunu kasten bildirmiyor. Sonra bu hadisler uydurma mıdır, yoksa sahih midir? Bunları da kasten söylemiyor. Uydurma demesine imkan yok. Çünkü kütüb-i sitte denilen en kıymetli altı hadis kitabındaki hadisler, bütün âlimlerce sahihtir. Mezhepsiz olmayan bir kimse, bu kitaplardaki hadis-i şeriflere uydurma diyemez. Yazar açıkça, Peygamber Kur’anın ruhuna aykırı konuşmuş demek istiyor. Zaten mezhepsizler, anlayamadığı hadis-i şeriflere, <strong>(Uydurma</strong> veya <strong>Kur’anın ruhuna aykırı)</strong> damgasını basarlar.</p>
<p>Yazar oruç tutmamakla, kasten orucu bozmayı birbirine karıştırıyor. Kefaret oruç tutmamanın cezası değildir. Orucu kasten bozmanın cezasıdır. Bir adamı yanlışlıkla öldürmekle, kasten öldürmenin cezası aynı olur mu? Hatta öldürmek niyetiyle kurşun sıksa, öldüremese bile, öldürmüş gibi ceza verilir. Ama kazaen öldürenin cezası hafiftir. Orucu kazaen bozmak ile, hiç niyet etmeden oruç tutmamak ve kasten niyetli orucu bozmak arasında çok fark vardır.<br />
<strong><br />
</strong>Sanki yazar, Kur’anın ruhunu, dinin temel prensiplerini biliyormuş gibi konuşuyor. Kur’an-ı kerimde, imanla ölenlerin yarın ahirette sonsuz olarak Cennette, imansız ölenlerin ise Cehennemde sonsuz olarak kalacağı bildirilmektedir. Bir kimse, 50 veya 100 yıl yaşıyor, yüz yıllık iyi işlerine karşı sonsuz olarak Cennette kalıyor. Bir kimse de 100 yıl günahına ve küfrüne karşılık bin yıl, milyar yıl, trilyon yıl değil, sonsuz olarak Cehennemde kalıyor. Bu dinin ruhuna aykırı olmadığına göre, orucu kasten bozmanın cezasının da 60 gün olması, dinin ruhuna aykırı olmaz. Bir gün orucu kasten bozmanın cezası 61 değil, 60 gündür. Bir gün de bozarak tutmadığı orucun kazasıdır.</p>
<p>Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın hanımlarında da, yıllarca hayz ve nifas hâli olmuştur, onlar namaz kılmamış, oruç tutmamıştır. Peygamber efendimiz ve Eshab-ı kiram Kur’anın ruhuna aykırı mı hareket ediyorlardı? Hz. Âişe’nin naklettiği hadis-i şerifte, hayzlı iken tutulamayan orucu kaza etmek gerektiği, kılınmayan namazları kaza etmek gerekmediği bildirilmiştir. (Buhari)<br />
Hadis-i şerifte, <strong>(Hayzlı Kur&#8217;andan birşey okuyamaz)</strong> buyuruldu. (Tirmizi)</p>
<p>14 asırdır gelen yüzlerce müctehidler ve âlimler, bu meseleleri bilememiş de, birkaç mezhepsiz bunların dinin ruhuna aykırı olduğunu nasıl söyleyebilir ki?</p>
<p>Bu ve benzeri çıkışlar, dini bozarak, yozlaştırarak yıkmak için yapılan sinsi bir oyundur. 14 asırdan beri din kitapları ne yazıyorsa onlara uymalı, türedilere itibar edilmemelidir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Bir bayan kefaret orucu tutması gerekirse ne yapar? Biz 60 gün peş peşe tutamayız ki, menopozu mu bekleyeceğiz?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bayanlar âdet dönemlerinde oruç tutmaz, ondan sonra devam ederler. Menopozu beklemezler.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Gıybet edince, kan aldırınca orucu bozulmadığı halde, oruç bozuldu sanıp yiyip içen kimseye kefaret gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet. Yiyip içmek için zaruret yoktu. Bozuldu mu diye, bilen birine sormak gerekirdi.<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Ramazan günü ağız dolusu kusan veya ihtilam olan kimse, orucum bozuldu sanarak yiyip içerse kefaret gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bunların orucu bozmadığını bilmiyorsa kefaret gerekmez. Fakat bu hallerin orucu bozmayacağını öğrenmiş ise, buna rağmen yiyip içmişse kefaret gerekir. Gıybet, kadınlara bakmak, sürme çekmek ve kan aldırmak gibi, orucu bozmadığı iyi bilinen şeyden sonra, oruç bozuldu sanarak, yiyip içilirse kefaret gerekir. Önceden bunların orucu bozmadığını bilip bilmemesi fark etmez. Her tarafa yayılan şeyi bilmemek özür olmaz, kefaret gerekir. <strong>(Redd-ül muhtar)</strong><br />
<strong><br />
Sual: </strong>5 gün kaza borcu ve kefaret borcu bulunan oruçlarını nasıl tutar, 65 günü ara vermeden tutması lazım mı?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Hayır 60 gün oruç tutar. Kalan beş günü de istediği zaman tutar. Yani aralıklı tutabilir. Ama 60 gün aralıklı olmaz peş peşe olur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Hastalığım artar diye orucumu bozdum. Ama artmadı. Kefaret mi gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kefaret gerekir. Çünkü hastalık artmamış.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oruçlu, bir anda çok tuz yese, kefaret gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kaza gerekir. Az tuz yerse kefaret gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oruç kefareti için 60 günlük parayı alan, 40 günlüğünü yese, 20 günlük parayı da başka fakire verse, kefaret parasını verenin bundan haberi olmasa, kefaret ödenmiş olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Başkasına da verebilirsin denmiş ise caiz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Oruç kefaretini alan şahsın, ara vermeden yemesi mi lazım?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Oruçta ara verilmez, doyurmakta ara vermek caiz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Önce kefarete sebep olan orucu kaza etmek caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Önce kefareti, sonra kazasını yapar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ömürde bir kere kefaret tutmak lazım mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır. Fakat ihtiyaten tutmak caizdir. Ancak (Kefaret tutmak gerekir) diye tutmak bid’attir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kefaret orucu tutarken her gün için ayrı niyet lazım mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Ayrı niyet lazımdır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kefaret orucu tutamayan kalb hastası ne yapar?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Devamlı hasta hükmündedir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>(İyi olursam kefaret orucu tutacağım) diye adakta bulunmak sahih midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayır sahih olmaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Beş oruç kefaretim var. Hepsi için niyet ederek bir kefaret tutsam hepsini tutmuş sayılır mıyım?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Kefaret orucu tutan bir kimse saatlerin geri alındığı günü saatte yanılıp imsak bittikten sonra orucu bozacak bir şey yapsa hükmü ne olur? Kefaret yeniden mi başlatılmalı?<strong><br />
CEVAP</strong><br />
Evet yeniden başlanır, eski oruçlar nafile olur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Kaza ve kefaret orucunun yılını bilmeyen ne yapar?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>İlk kazaya kalmış olan diye niyet eder.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Ramazanda imsak bitmedi sanıyordum, ilişkide bulunduk. İmsakın bitmiş olduğunu sonradan öğrendim. Ama eşim imsak vaktinin bittiğini biliyormuş. Bize kaza mı kefaret mi gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bilmediğin için sana kaza gerekir, eşiniz bildiği için ona kefaret gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Bir hoca, (Hanımı ile ilişkide bulunmak orucu bozmaz) dedi. İlişki orucu bozmaz mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bunu bir hocanın söylemesi mümkün değildir. Muhakkak bir yanlış anlama vardır. Cahil bir kimse bile böyle şey söylemez. İlişkide bulunmak orucu bozar ve kefaret gerekir. <strong>(Dürer)</strong></p>
<p>Şafii mezhebinde, ilişkide bulunan erkeğe kefaret gerekir, hanıma ise kefaret gerekmez, fakat yine orucu bozulmuş olur, sadece kaza gerekir. <strong>(Tuhfe)<br />
</strong><br />
İlişkide kefaretin gerçekleşmesi için şu şartların bulunması gerekir:<br />
<strong>1- </strong>Ramazan orucunu bozmuş olması gerekir. Ramazan orucunun kazasını tutarken veya başka oruç tutarken, bozana kefaret gerekmez.<br />
<strong><br />
2- </strong>Ramazan orucuna imsaktan önce niyet etmiş olmalıdır. İmsaktan sonra oruca niyet ederse veya hiç niyet etmeden ilişkide bulunursa, haram işlemiş olursa da, yalnız kaza gerekir.<br />
<strong><br />
3- </strong>Kasten ilişkide bulunmuş olmalıdır. Eğer unutarak ilişkide bulunmuşsa, kefaret gerekmediği gibi, oruç da bozulmuş olmaz, unutmak özür olur. Kefaret, orucu bozmanın değil, mübarek Ramazan-ı şerif ayının hürmet ve namus perdesini yırtmanın cezasıdır.<br />
<strong><br />
4- </strong>İlişki, imsak vaktinden sonra yani gündüz olmalıdır. Eğer imsak vaktine daha var zannı ile ilişkide bulunduktan sonra, imsak vaktinin geçmiş olduğunu anlarsa, kasten orucunu bozmadığı için sadece kaza gerekir, kefaret gerekmez.<br />
<strong><br />
5- </strong>İlişkiden sonra oruç tutamayacak kadar hasta olan kimseye kefaret gerekmez. Bunun gibi bir kadın ilişkide bulunduktan sonra, hayz hâli vuku bulursa, yine kefaret gerekmez.<br />
<strong><br />
6- </strong>Kefaret olması için, ikamet ettiği yerde orucunu kasten bozmuş olmalıdır. Eğer seferde iken bozarsa, kaza gerekir. Çünkü seferde oruç tutmak farz değildir. Seferde oruç tutmayan kimse, sonra kaza eder.<br />
<strong><br />
7- </strong>Karı-koca kendi arzuları ile ilişkide bulunmuş olmalıdır. Mülci ikrah ile zorlanırsa, kefaret gerekmez. İkrah, bir insanı, istemediği bir şeyi yapması için, haksız olarak zorlamak demektir. Birini zorlamanın ikrah olması için şu dört şart gerekir:</p>
<p>Zorlayan kimsenin, korkuttuğu şeyi yapabilecek kuvvette olması, zorlananın korkutulan şeyin muhakkak yapılacağını bilmesi, korkutulan şeyin, ölüm veya bir uzvun kesilmesi veya üzücü bir şey olması, zorlanan şeyin, yapılmaması gereken bir şey olması gerekir. <strong>(İbni Âbidin, Dürer-ül-hükkâm)<br />
</strong><br />
Bazı kimseler de, mastürbasyonun orucu bozmadığını, bazıları da bozduğunu ve kefaret gerektiğini söylüyorlar. Bunların ikisi de yanlıştır. Mastürbasyonun orucu bozduğu, fakat sadece kaza gerektiği, <strong>Hindiyye</strong>,<strong> Bahr </strong>ve <strong>Dürr-ül-muhtar </strong>ve diğer fıkıh kitaplarında yazılıdır. Bir Ramazanda iki defa mastürbasyon yapana kefaret de gerekir. Çünkü Ramazanın bir gününde, kaza gereken bir şey yaparak orucunu bozan kimse, başka gününde de bu şeyi kasıtla yine yaparsa, kefaret de gerekir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Rahmetli babaannem, gençliğinde ilk bebeğini emzirirken, uyumuş, çocuk da nefes alamadığı için ölmüş. Kefaret olarak 60 gün oruç tutmuş. Yaptığı doğru mu idi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet yaptığı doğrudur. Eğer bir de, bebeğin velisi olan dedenizden af dilemiş idiyse mesele kalmamış olur.</p>
<p>Yüksekten üstüne düşerek veya uyuyan kimsenin yuvarlanarak [veya motorlu vasıtaların çarpıp çiğneyerek] hata ile bir kimseyi öldürmesi halinde kefaret de verilir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Kefareti olmayan kimsenin de kefaret orucu tutması caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet. Bilmediği bir kefareti varsa, bunu ödemiş olur. Kefareti yoksa, tuttuğu oruçlar nafile olur. (Ömründe bir defa kefaret orucu tutmak gerekir) demek yanlıştır. Kefareti olmayanın kefaret tutması gerekmez.</p>
<p><strong>Sual:</strong> Kefareti olan bir kimse önce kefareti tutup sonra kazasını mı tutmalıdır?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Evet. Kefaretten önce kazası yapılmaz.<strong><br />
</strong><br />
<strong>Kefaret 60 gündür<br />
Sual:</strong> Tam İlmihal’de, «<strong>Oruç kefareti için peş peşe 60 gün oruç tutmak gerekir</strong>» deniyor. Peş peşe iki kameri ay oruç tutulsa, ayın birisi 29 çekse toplam 59 gün tutulsa, kefaret yerini bulmaz mı? Bir de oruç kefareti hakkında hadis var mıdır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Tam İlmihal’de, ihtiyatlı olan bildirilmektedir. Ayın birinde, hilali gözetleyerek iki hicri ay oruç tutmakla kefaret yerine gelmiş olur. İsterse 59 gün olsun. Hilal gözetlenmeden takvime bakarak iki ay oruç tutulursa, iki ayın toplamı 59 gün olursa, kefaret sahih olmaz. Hilal gözetlenerek tutulursa iki ay oruç tutmak yeterlidir. Hatta ayın 15 inde orucu başlayıp, ondan sonra gelen ayı tam tuttuktan sonra, 15 gün daha tutarsa yine iki ay oruç tutmuş olur. İmam-ı a’zam hazretleri ise, “<strong>60 gün oruç tutmak gerekiyor</strong>” buyuruyor. Günümüzde hilali gözetlemek ve birinci günü görmek kolay değildir. Bunun için 60 gün peş peşe oruç tutmak gerekir. Hem de bu ihtiyatlı olur. <strong>(Mebsut, Redd-ül-muhtar)<br />
</strong><br />
Oruç kefareti hakkındaki hadis-i şerif şu mealdedir:<br />
Hz. Ebu Hüreyre anlatır:<br />
Bir kimse gelip, şöyle dedi:<br />
- Helak oldum, ya Resulallah!<br />
<strong>- Seni helak eden nedir?<br />
</strong>- Ramazanda ailemle beraber oldum, orucum bozuldu.<br />
<strong>- Bir köle azat etmen gerekir.</strong><br />
- Kölem yok.<br />
<strong>- Kölen yoksa, aralıksız iki ay oruç tutman gerekir.<br />
</strong>- İki ay oruç da tutamam.<br />
<strong>- Altmış fakire birer fıtra vermen gerekir.</strong> (Un olarak 53 kg ediyor)<br />
- Bunu da bulamam.<br />
Bu arada Resulullaha bir sepet kuru hurma getirmişlerdi. Adama buyurdu ki:<br />
<strong>- Al şunları fakirlere sadaka olarak dağıt!<br />
</strong>- Kime vereyim ya Resulallah? Vallahi bu şehirde bizden daha fakiri yoktur. İzin verirseniz bunları aileme götüreyim.</p>
<p>Resulullah mübarek dişleri görünecek kadar güldü. Sonra buyurdu ki:<br />
<strong>- Götür onlara yedir.</strong> (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbni Mace)</p>
<p><strong>Sual:</strong> Bir kadın, 60 günlük kefaret orucunu tutarken, hayzı başlasa ve kefaret orucuna ara verse, sabah kalktığında da, âdet müddeti ile birlikte, hayzı da, bitmiş olsa, fakat imsak vaktinden sonra yiyip içse, kefaretine devam edebilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hayzı bittiği halde, kefaret orucuna devam etmediği için, kefaret orucuna baştan başlaması gerekir. Hayzın bitme ihtimali olduğu zaman, o gün imsak vaktinden önce niyet etmeli, hayzı bitmişse kefarete devam eder. Hayzı bitmemişse, o günkü orucu bozulmuş olur. Böyle yapmak ihtiyatlı olur.</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/farzin-onemi-buyuktur/" title="Farzın önemi büyüktür ">Farzın önemi büyüktür </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/ezan-ve-ikamet/" title="Ezan ve İkamet ">Ezan ve İkamet </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/05/ayet-el-kursi/" title="Âyet-el kürsi">Âyet-el kürsi</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/subhane-rabbike-ayeti/" title="Sübhane rabbike âyeti ">Sübhane rabbike âyeti </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/09/kur%e2%80%99an-i-kerimle-ilgili-cesitli-sorular/" title="Kur’an-ı kerimle ilgili çeşitli sorular">Kur’an-ı kerimle ilgili çeşitli sorular</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/oruc-kefareti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nafile oruç ve fazileti</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/nafile-oruc-ve-fazileti/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/nafile-oruc-ve-fazileti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 15:27:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=472</guid>
		<description><![CDATA[Oruç kazası olmayanın nafile oruç tutması çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Bir gün nafile oruç tutana kimseye, yeryüzü dolusu altın verilse, o orucun sevabını karşılamaz.) [İbni Neccar] (Gizleyerek, bir gün nafile oruç tutana, Allahü teâlâ, Cennetini ihsan eder.) [Hatib] Sual: Ramazandan sonra her ay oruç tutmak isteyen hangi günler tutmalıdır? CEVAP Her ay 3 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong><br />
</strong>Oruç kazası olmayanın nafile oruç tutması çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Bir gün nafile oruç tutana kimseye, yeryüzü dolusu altın verilse, o orucun sevabını karşılamaz.)</strong> [İbni Neccar]<strong><br />
<span id="more-472"></span><br />
(Gizleyerek, bir gün nafile oruç tutana, Allahü teâlâ, Cennetini ihsan eder.)</strong> [Hatib] <strong></p>
<p>Sual:</strong> Ramazandan sonra her ay oruç tutmak isteyen hangi günler tutmalıdır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Her ay 3 gün oruç tutmak çok iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Her </strong>[kameri]<strong> ayda, üç gün oruç tutmak, bütün yılı oruçlu geçirmek gibi sevaptır.)</strong> [Buhari]<strong></p>
<p>(İbrahim aleyhisselam, her ayda 3 gün oruç tuttu. Allahü teâlâ da ona ömrü boyu oruç tutmuş gibi sevap verdi ve ömür boyu sanki yiyip içmiş gibi kuvvet, zindelik verdi.)</strong> [Beyheki]<strong></p>
<p>(Her ay 3 gün oruç tutan, yılın tamamında oruç tutmuş gibi olur.)</strong> [Müslim]<strong><br />
(Her ay 3 gün oruç tutanın kalbindeki kin yok olur.)</strong> [Bezzar]<strong><br />
(Her ay 3 gün oruç tutanın kalbinin pası temizlenir.)</strong> [Nesai]</p>
<p>“Eyyâm-ı biyd” denilen kameri ayların 13, 14 ve 15. günleri de tutmak iyi olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong><br />
(Ayda 3 gün oruç tutan, ayın 13, 14 ve 15. günlerinde tutsun!)</strong> [Nesai]<strong><br />
(Her ay, eyyâm-ı biyd’de oruç tutan kimse, yılın tamamında oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur.)</strong> [Nesai]<strong><br />
</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Zilhicce ayında oruç tutmanın fazileti nedir, hangi günlerde oruç tutmalı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kurban bayramının bulunduğu aya Zilhicce denir. Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:<br />
<strong>(Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.)</strong> [İbni Mace]<br />
<strong><br />
(Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir.) </strong>[Beyheki]<br />
<strong><br />
(Zilhiccenin ilk dokuz gününde oruç tutan, her günü için, helal malından yüz köle azat etmiş veya Allah yolundaki mücahidlere yüz at vermiş veya Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi sevaba kavuşur.) </strong>[R. Nasıhin]<br />
<strong><br />
(Bu on günün hayrından mahrum olan kimseye yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu </strong>[Arefe]<strong> günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.) </strong>[T. Gafilin]<br />
<strong><br />
(Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.) </strong>[Ebul<strong> </strong>Berekat]<br />
<strong><br />
(Zilhiccenin ilk on günü fazilette bin güne, Arefe günü ise, on bin güne eşittir.) </strong>[Beyheki]<br />
<strong><br />
(Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!) </strong>[Taberani]<br />
<strong><br />
[Tesbih: </strong>Sübhanallah,<br />
<strong>Tahmid: </strong>Elhamdülillah,<br />
<strong>Tehlil: </strong>La ilahe illallah,<strong><br />
Tekbir: </strong>Allahü ekber, demektir.<strong>]</p>
<p>İlk on günün kıymeti<br />
</strong>Peygamber efendimiz, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir?) dediler. Peygamber efendimiz, cevabında buyurdu ki:<br />
<strong>(Evet cihaddan da kıymetlidir. Ancak canını, malını esirgemeden harbe gidip şehit olan kimsenin cihadı daha kıymetlidir.)</strong> [Buhari]</p>
<p>Ebüdderda hazretleri buyurdu ki:<br />
(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli ve çok dua ve istiğfar etmelidir! Çünkü Muhammed aleyhisselam, <strong>(Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun)</strong> buyurdu. Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutanın, ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevap verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır, Mizanda sevabı ağır gelir ve Cennette yüksek derecelere kavuşur.) <strong>[Şir’a]<br />
</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Arefe günü oruç tutmanın önemi nedir?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
<strong>(Arefe günü tutulan oruç, bin gün </strong>[nafile]<strong> oruca bedeldir.)</strong> [Taberani]<strong></p>
<p>(Aşure günü orucu bir yıllık, Arefe günü orucu da, iki yıllık </strong>[nafile]<strong> oruca bedeldir.) </strong>[T.Gafilin]<strong></p>
<p>(Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihad için verilen iki bin ata bedeldir.)</strong> [T.Gafilin]<strong><br />
</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Receb ve Şaban aylarında<strong> </strong>oruç tutmanın fazileti nedir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Receb ayı, hürmet edilmesi gereken dört kıymetli aydan birisidir. Resulullah efendimiz, Receb ayına çok değer verir ve <strong>&#8220;Ya Rabbi, Receb ve Şabanı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazana eriştir&#8221;</strong> diye dua ederdi. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Haram aylar, Receb, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir.)</strong> [İbni Cerir]<br />
<strong><br />
(Haram aylarda Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri oruç tutana iki yıllık ibadet sevabı yazılır.)</strong> [Taberani]<br />
<strong><br />
(Haram aylarda bir gün oruç tutup bir gün yemek çok faziletlidir.)</strong> [Ebu Davud]<br />
<strong><br />
(Receb ayında Allahü teâlâya çok istiğfar edin; çünkü Allahü teâlânın, Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca Cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb ayında oruç tutanlar girer.)</strong> [Deylemi]<br />
<strong><br />
(Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.)</strong> [Gunye]<br />
<strong><br />
(Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Recebin hepsini tutmuş gibi sevap verilir.)</strong> [Miftah-ül-cenne]<strong></p>
<p>(Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.)</strong> [Ebu Ya’la]<br />
<strong><br />
(Receb büyük bir aydır. Allahü teâlâ bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allahü teâlâ istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, </strong>&#8220;Geçmiş günahların af oldu” <strong>der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti.)</strong> [Taberani]<br />
<strong><br />
(Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutana, oruç tutulan günler dile gelip </strong>&#8220;Ya Rabbi onu mağfiret et&#8221; <strong>derler.)</strong> [Ebu Muhammed]</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Şaban ayı<br />
</span></strong>Hz. Âişe validemiz buyuruyor ki:<br />
<strong>(Resulullahın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şabanın tamamını oruçla geçirirdi.)</strong> [Buhari]</p>
<p>Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki:<br />
<strong>(Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.) </strong>[Nesai]</p>
<p>Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:<br />
<strong>(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Şaban ayında tutulan oruçtur.) </strong>[Tirmizi]<br />
<strong><br />
(Şabanda üç gün oruç tutana, Hak teâlâ, Cennette bir yer hazırlar.) </strong>[Ey oğul ilmihali]</p>
<p>Bünyesi zayıf olanın, Şabanın 15 inden sonra oruç tutmayıp, farz olan Ramazan-ı şerif orucuna hazırlanması iyi olur. Sağlığı yerinde olan ise, Şaban ayının çoğunu, hatta tamamını oruçlu geçirebilir.<br />
<strong><br />
Berat gecesi<br />
</strong>Berat gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesidir. Yani 14 Şabanın bittiği günün gecesidir.</p>
<p>Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: </strong>“Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” <strong>Bu hâl, sabaha kadar devam eder.)</strong> [İbni Mace]<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Şevval ayında tutulan orucun fazileti nedir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Her zaman oruç tutmak sevaptır. Hadis-i şerifte, <strong>(Oruç, Cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır)</strong> buyuruldu. (Buhari)</p>
<p>Şevval ayında tutulan orucun çok sevabı vardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Ramazandan sonra Şevval ayında da 6 gün oruç tutan, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur.)</strong> [Taberani]<strong></p>
<p>(Ramazan orucu ile Şevvalde de altın gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş sayılır.)</strong> [İbni Mace]<strong></p>
<p>(Ramazan ayı orucu on aya, Ramazandan sonra tutulan 6 gün oruç da iki aya mukabil olur ki, böylece bir yıl oruç tutma sevabına kavuşulur.)</strong> [İbni Huzeyme]</p>
<p>Bazı âlimler, bu 6 gün orucun vakit geçirmeden, bayramdan sonra hemen tutulmasının iyi olacağını bildirmişlerdir. Bu oruçları aralıklı tutmak da caizdir.</p>
<p>Şevval ayında tutulan nafile veya kaza oruçlarını pazartesi ve perşembe günleri tutmak daha iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Ameller, pazartesi ve perşembe günleri arz olunur. Ben de amelimin oruçlu iken arz olunmasını isterim.) </strong>[Tirmizi]<br />
<strong><br />
(Pazartesi ve perşembe, günahların affedildiği gün olduğu için oruç tutuyorum.) </strong>[Müslim]<br />
<strong><br />
(Cennetin kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır.) </strong>[Müslim]<strong><br />
</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Şevval ayına girdik. 6 gün orucuna başladım. Ramazanda âdet olduğum zaman tutamadığım oruçlarım oldu. 7 gün tutamadım. 6 günlük oruç diğerinin yerine geçer mi? Yoksa 13 gün oruç tutmam mı gerekiyor?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Altı gün orucu tutarken kazaya da niyet ederseniz hem kazanız ödenmiş olur, hem de Şevval ayında oruç tutma sevabına kavuşmuş olursunuz. 7 gün kaza tutarsanız borcunuz kalmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Şevval ayında tutulan altı gün orucu (kaza ve nafile oruca niyet ederek) peş peşe tuttuk. Kimisi Pazartesi-Perşembe tutulması gerektiğini söylediğinde kötü bir niyet olmadan, bir an önce tutmak manasında (Altı gün orucu bir an önce tutup kurtulalım) dediğimiz oldu. Bir mahzuru var mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Oruç tutan adamın kötü niyeti olur mu? Siz onu kendinize bir görev hissettiğiniz için öyle dediniz. Namaz için de aynı şey söylenir. (Hele şu namazı bir an önce kılalım veya önce namazı kılalım da kurtulalım) demek küfür olmaz. Çünkü borçtan bir an önce kurtulmak demektir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Biz komşularla altı gün oruçlarımızı tuttuk. Bir hanım, kadınların tutması gereken bir borcu varsa, bu altı gün nafile orucu tutamaz dedi. Bu doğru mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Farz namaz borcu olan nafile ve sünnet kılamaz, ancak oruç tutabilir. Çünkü ikinci ramazana kadar borcunu ödeyebilir. Ama bu altı günleri tutarken kazaya da niyet ederse hem bugünlerde oruç tutmuş olur hem de kazasını ödemiş olur. <strong></p>
<p>Sual: </strong>Şevval ayında tutulan 6 gün oruç, şevval ayı içerisinde hangi gün olursa olsun tutulabilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet, 30 gün içinde altı gün oruç tutulur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ben 6 gün orucuna başladım. İkincisini bugün tutacağım. Ancak dün gece biraz uykulu idim, yemeği yiyip yattım. Sabah kalktığımda niyet etmediğimi hatırladım. Ancak gece yatarken hanımıma &#8220;ben sahura kalkacağım yarın ve diğer günler (14-15. günler de) oruç tutacağım dedim. Böyle yapmam niyet yerine geçer mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Sahura kalkıyor hem de yemek yiyorsunuz. Bu niyet yerine geçer. Hatta acele edip, vakit bitmeden şunu içeyim şunu da yapayım deniliyor, bunlar da niyettir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Aşure günü tutulan oruca kaza diye niyet edince, hastalık vb&#8230;sebeple orucu bozmak zorunda kalan kişi, bunun için kaza mı kefaret mi tutmalı?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Kazamız varsa zaten kaza edeceğiz, yoksa nafile olacağı için tekrar tutmak vaciptir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Tam olarak kaza borcumu hatırlamıyorum; bu yüzden her nafile orucu tutarken, son kazaya kalan ramazan orucumu tutmaya diye niyet etsem sakıncası olur mu?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Çok iyi olur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Nafile orucu sebepsiz bozmak uygun mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Nafile orucu, sebepsiz bozmak günahtır. Bozunca kaza etmek de gerekir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Bir kişi yiyecek bir şey bulamazsa veya yemek hazırlamaya üşenirse, oruç tutsa caiz olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Çok iyi olur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Şabanın 14. mü, 15. günü mü oruç tutulur?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Onbeşinci günü tutulur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Her pazartesi günü oruç tutmayı âdet edinen, Nevruz günü pazartesine geldiğinde, yine oruç tutsa, mekruh olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mekruh olmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Savm-ı davud, yani bir gün yiyip bir oruç tutmak cumartesi ve mekruh güne denk gelse caiz mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Mahzuru olmaz. En faziletli oruçtur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Sükut orucu var mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Yoktur.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>İmsaktan sonra, nafile oruca niyet edip, dahveden önce, oruç tutmaktan vazgeçenin, bu orucu kaza etmesi vacip olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Şabanın 15. günü, cumartesine gelse, sadece bu gün oruç tutulur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bir gün öncesi ile veya bir gün sonrası ile tutulmalıdır.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Sadece cumartesi günleri oruç tutmam da mahzur var mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Yalnız cumartesi günü oruç tutmak mekruhtur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Oruç neden cumartesi günü tek tutulmaz?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Cuma günü tek tutmak sünnet diyen ve mekruh diyen âlimler vardır. İhtiyaten tek tutmamak iyi olur. Ama hadis-i şerifte cumartesi günü tek tutmayın buyuruluyor. Sebebi bildirilmiyor. Cumartesi Yahudilerin önemli bir günüdür. Onlara benzememek için olabilir. Başka hikmetleri de olabilir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Kaza orucu olmayanın, tuttuğu kaza orucu nafile mi olur?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Evet.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Nafile orucu, mesela arkadaş davet ettiği için bozunca sonra o orucu kaza gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kaza etmek vaciptir. Vacip demek, o orucu yeniden tutmak lazım olur demektir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Bir olay için, mesela sınav vb&#8230;ya da korktuğumuz bir yere giderken veya korktuğumuz bir olayın sonucunun hayırlı olması niyetiyle nafile oruçlu olmanın fazileti hakkında bilgi verir misiniz?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Oruçlu olmak, abdestli olmak, zikretmek elbette faydalıdır. Kaza borcunuz olmasa bile, oruca niyet ederken, kazaya niyet etmek daha uygundur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Hadis-i şerifte <strong>(Şevval ayında da 6 gün oruç tutan, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur) </strong>buyuruluyor. Yani bir anlamda kabul olunmuş, hakiki tevbe-i nasuh gibi oluyor mu?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Hayır tevbe gibi olmaz. Tevbe pişman olup günahları terk etmektir. Yani artık bir daha günah işlememek demektir. Şevvalde 6 gün oruç tutanın böyle bir niyeti yok. O yine günahlarına devam edecek, sadece oruç tutmakla sevap işliyor, sevabı kadar günahı affoluyor. Sonra bu günahlar büyük günahlar için değil, küçük günahlar içindir. Büyük günahları, insan ve hayvan hakları kendisine veya vârislerine ödenmedikçe günahları affedilmez. Nafile ibadetin sevabına kavuşabilmek için imanda ve farzlarda kusurlu olmamak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek ve o işi ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır. Abdest alanın da bütün günahları affolur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<strong>(Abdest alan bütün günahlardan temizlenmiş olur.) </strong>[Müslim]<br />
Bu da aynen Şevvaldeki oruç gibidir. Küçük günahlardan temizlenmiş olur.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Oruç tutarken bir davete gidilince, orucu bozmak günah mıdır?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Nafile oruç tutarken uygun bir davete gidilince, orucu bozmak günah değildir. Bir mümin arkadaşı sevindirmek ve onu üzmemek için davetine gidilir. Davete gidip de orucunu bozmayan bir kimseye Peygamber efendimiz, <strong>(Arkadaşın senin için bu kadar külfete girdiği halde, sen hâlâ “Oruçluyum” diyorsun. Şimdi ye, sonra yerine bir gün tutarsın) </strong>buyurdu. (Dare Kutni)</p>
<p>Yine buyurdu ki:<br />
<strong>(Davete giden, Ramazan, kaza ve adak orucu değilse, </strong>[nafile]<strong> orucunu bozsun!) </strong>[Taberani]<br />
<strong><br />
(Din kardeşinin hatırı için nafile orucu bozana, bin günlük oruç sevabı yazılır. Bu orucu kaza edince de iki bin günlük sevap yazılır.) </strong>[Şir’a]</p>
<p>Öğleden sonra, bir zaruret olmadıkça, nafile orucu bozmamalıdır! Hadis-i şerifte, <strong>(Nafile oruç tutan kimse, öğleye kadar muhayyerdir)</strong> buyuruldu. (Taberani)</p>
<p><strong>Sual:</strong> Cuma günü kaza orucu tutmak mekruh mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Cuma günü nafile oruç tutmak müstehaptır. Yani mahzuru olmaz. Kaza orucu tutmak da böyledir. Bazı âlimler Cuma günü tek başına nafile oruç tutmak mekruh dediği için, bütün âlimlere uymak gayesiyle yalnız Cuma günü oruç tutmamak daha uygun olur. Bir ihtiyaçtan dolayı tutulursa mekruh olmaz.</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/01/genel-secimler/" title="Genel Seçimler">Genel Seçimler</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/03/basimiz-sagolsun/" title="Başımız sağolsun">Başımız sağolsun</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/abdestin-mekruhlari/" title="Abdestin mekruhları ">Abdestin mekruhları </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/seytan-ve-zararlari/" title="Şeytan ve zararları">Şeytan ve zararları</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/ucretle-kur%e2%80%99an-okumak/" title="Ücretle Kur’an okumak ">Ücretle Kur’an okumak </a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/nafile-oruc-ve-fazileti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastaların oruç tutması</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/hastalarin-oruc-tutmasi/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/hastalarin-oruc-tutmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 15:27:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=470</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Midesi tamamen alınan kimse, oruç tutabilir mi? CEVAP Müslüman olan mütehassıs doktorlar, “Midesi alınanın oruç tutmasının hiç mahzuru olmaz. Aksine iyi olur. Bu ameliyatı geçirenlerde bağırsak, genişleyerek mide hâlini alır” diyorlar. O halde oruç tutmalıdır. Sual: Oruç tutamayacak kadar yaşlı veya iyi olmasından ümit kesilen hasta ne yapar? CEVAP Çok yaşlanıp, ölünceye kadar Ramazan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="objectContent"><strong>Sual: </strong>Midesi tamamen alınan kimse, oruç tutabilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Müslüman olan mütehassıs doktorlar, “Midesi alınanın oruç tutmasının hiç mahzuru olmaz. Aksine iyi olur. Bu ameliyatı geçirenlerde bağırsak, genişleyerek mide hâlini alır” diyorlar. O halde oruç tutmalıdır.<br />
<strong><span id="more-470"></span><br />
Sual: </strong>Oruç tutamayacak kadar yaşlı veya iyi olmasından ümit kesilen hasta ne yapar?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Çok yaşlanıp, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kaza oruçlarını tutamayacak ihtiyar ve iyi olmasından ümit kesilen hasta, gizli yiyip içmelidir! Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:<br />
<strong>(Oruç tutamayacak kadar yaşlı veya iyi olmasından ümit kesilen hasta fidye verir.)</strong> [Nesai]</p>
<p>Çok yaşlı olup oruç tutamayan kimse, zengin ise, her günün orucu için fidye verir. Fakir olan fidye vermez, dua eder. Fidye olarak, her gün için bir fıtra miktarı un, hurma veya üzüm verilir. Mesela 30 gün oruç için 53 kg un veya 105 kg hurma veya üzüm verilmesi kâfidir. Yahut bu kadar unun kıymeti kadar altın, tutulamayan otuz gün orucun fidyesi olarak, bir veya birkaç fakire, Ramazanın başında veya sonunda verilebilir. Fakir, aldığı fidyeyi kendisi kullandığı gibi, başka birine de verebilir. Fidye verdikten sonra, oruç tutabilecek hâle gelen tutamadığı oruçlarını kaza eder. <strong>(Nehr-ül-fâık)<br />
</strong><br />
Hastalık, yaşlılık gibi bir özürden dolayı Ramazan orucunu tutamayan zenginin, bu durumu ölünceye kadar devam etse, fakirlere yemek verilmesini vasiyet eder. Velisi de, onun, tutamadığı her oruç için, fakire bir fıtra veya değerini verir. <strong>(Bedâyi)</strong></p>
<p><strong>Sual: </strong>Oruç tutamayan hasta fidyeyi ne zaman verir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Her zaman verebilir<strong>. </strong>Ramazanın içinde verilebilir.<strong><br />
</strong><br />
<strong>Sual: </strong>Rahatsızım, oruç tutmasam günah olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Orucun, birçok hastalığa faydalı olduğu, tıp mütehassısları tarafından açıklanmıştır. Hadis-i şerifte, <strong>(Her şeyin bir zekatı vardır. Bedenin zekatı da oruçtur)</strong> buyuruldu. (Beyheki)<strong><br />
</strong><br />
Zekat veren, malını kirden temizleyip, tehlikelerden koruduğu gibi, oruç tutan da vücudunu hastalıklardan korur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<strong>(Sağlığa kavuşmak için oruç tutunuz!)</strong> [Taberani]</p>
<p>Midesinden veya başka bir yerinden rahatsızlığı olan bazı kimseler, hastalıklarını bahane ederek oruç tutmuyorlar. Oruç tutmanın kendisine zararı olup olmayacağını bilemeyen hasta, salih ve branşında mütehassıs olan doktora sorar. Böyle bir doktor, “Oruç tutmak sana zarar verir” derse, orucunu kazaya bırakır. Salih olmayan doktorun sözü ile hareket edilmez. Doktorun açıkladığı gibi, ilaç kullanan hastalar da ilaçların dozunu sahur ve iftara göre ayarlayarak oruçlarını tutabilirler. Oruç tutmaya mani olan hastalık çok azdır. Bu bakımdan salih bir doktora sormadan, orucu kazaya bırakmamalı!<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Şeker hastası oruç tutabilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Şeker hastalığı çeşitlidir. Salih bir doktor, “oruç tutamaz” demişse, tutmaz, fidye verir.<strong></p>
<p>Sual:</strong> Hamile oruç tutabilir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Hasta, hastalığı artacak ise; hamile veya süt veren kadın, zayıf olursa, oruç tutmayıp, iyi olunca kaza eder. Çünkü hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
<strong>(Hasta, çocuğuna zarar gelmesinden korkan hamile kadın, oruca gücü yetmeyen ihtiyar, oruç tutarsa öleceğinden korkan çok zayıf kimse oruç tutmaz.)</strong> [Deylemi]<br />
<strong><br />
(Gebe ve emzikli kadın, kendisinin veya çocuğun sıhhatine zarar gelecekse, oruç tutmaz.)</strong> [Buhari, Ebu Davud]<br />
<strong><br />
(Allahü teâlâ, gebe ve emzikli kadına oruç tutmamak için ruhsat vermiştir.)</strong> [Ebu Davud, Tirmizi, Nesai]<br />
<strong><br />
Sual:</strong> Hamile kadın, “<strong>Ramazanda oruç tutmamak haram olur</strong>” diyerek oruç tutuyor, kendini ve doğacak çocuğunu riske sokuyor. Riske sokması uygun mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Müslüman, salih ve uzman bir doktor, oruç tutma derse onun sözüne uyulur, kâfir veya fasık bir doktorun sözü ile oruç bozulmaz.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Teyzemin böbreğinde taş olduğu için doktor devamlı su içmesi gerektiğini söylemiş. Eğer fidye vermesi gerekiyorsa ne kadar ve ne vermeli? Bu fidyeyi bana vermesi uygun olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Oruç tutamayacak kadar hasta ise 30 günlük Ramazan için 53 kg un verir. Yahut değerini altın olarak verir. Siz fakirseniz size de verebilir.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Kalb rahatsızlığım var. Normalde oruç tutabiliyorum. Kalb krizinden endişe ediyorum. Fidye verip, oruç tutmasam olur mu?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Oruç tutabilenin fidye vermesi caiz olmaz. Kalb hastalığında, göğüs üzerine nitroderm ihtiva eden bir ilaç [TTN] konur. Bu deriden içeriye emilir. Sağlam deriden içeri girdiği için orucu bozmaz. Kriz gelirse ağızdan alınan ilaçlar alınarak oruç bozulur. Yani tutabildiğiniz kadar oruç tutmalısınız.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ramazanda rahatsızlık sebebiyle tutamadığım 10 günlük orucu kaza ederken, peş peşe mi tutmam gerekir?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Peş peşe tutmanız gerekmez, fırsat buldukça tutarsınız.</p>
<p><strong>Sual: </strong>Hamile ya da çocuk emziren bir kadın oruç tutabilir mi? Tutmadığı günler kazaya mı kalır yoksa her gün için fidye vermek mi gerekir?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Hamile iken de çocuk emzirirken de oruç tutabilir, eğer tutarsa sağlığına zarar verecekse, çocuğa zarar olacaksa o zaman tutmaz, sonra kaza eder. Fidye vermekle kurtulamaz.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Düzenli olarak iğne kullanması gereken hasta, tutamadığı bu Ramazan oruçlarını nasıl ödemesi gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Bir aylık 53 kg un verir, yahut değeri kadar altın. Hasta zengin değilse bunu da vermez, dua eder.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Babam rahatsızlığı sebebiyle son iki yıla ait Ramazan-ı şerif orucunu tutamadı. Halen oruç tutamayacak durumda. Yaşı ilerlemiş olduğundan tekrar sıhhatine kavuşması şu an zor gözüküyor. Dinen zengindir. Ne yapması gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Oruç fidyesi verir, fakat iyi olduğu zaman, yine oruç tutması gerekir. Bir aylık oruç için 53 kg un vermesi gerekir, bir veya birkaç fakire verir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Bir hasta, ilaç alarak orucunu bozsa, kefaret gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Gerekmez. Çünkü dinimizin bildirdiği bir özürle, yani zaruretle oruç bozulunca yalnız kaza gerekir. Fakat basit bir şey için oruç bozulursa kefaret de gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Depresyon halinden şuursuz olarak oruç bozunca kefaret gerekir mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>İmsaktan sonra, ezan okunurken, ne yaptığınızı bilmeden orucu bozmuşsanız kaza gerekir. Eğer orucu bozduğunu biliyorsanız, kefaret gerekir. Anlattığınız depresyon halinden sanki şuursuz olarak bozduğunuz anlaşılmaktadır. Şuursuz bozulunca da kaza gerekir.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Morfinle dişini çektirdikten sonra, &#8220;orucum bozuldu&#8221; diye yiyip içene kefaret mi gerekir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Kefaret gerekmez, kaza gerekir. Bir hastalık sebebiyle de iğne yapılınca oruç bozulur ve kaza lazım gelir. Oruç bozulduktan sonra yiyip içmek, kefaret gerektirmez.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ramazanda oruç tutarken ağır hastalanan kimseye su vermek caiz midir?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Caizdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<strong>(Oruçlu iken vefat edene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.)</strong> [Deylemi]<br />
Ramazan-ı şerif haricinde ölüm halindeki oruçlu hastalara, su vermek müstehaptır.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Bacağına ameliyatla protez takılan bir hastanın Ramazan ayı içerisinde göründüğü kadarı ile bir ağrısı ve sızısı olmadığı takdirde namaz kılıp oruç tutmasına engel teşkil eder mi?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Teşkil etmez. Ayakta kılamazsa oturarak kılar.<br />
<strong><br />
Sual: </strong>Ölüm hastası oruçlu kimseye zemzem vermek lazım mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Oruçlu ölmesi evladır.</div>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/alinan-kurban-olse-veya-kaybolsa/" title="Alınan kurban ölse veya kaybolsa ">Alınan kurban ölse veya kaybolsa </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/ihlas-suresinin-fazileti/" title="İhlas suresinin fazileti ">İhlas suresinin fazileti </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/orucun-farzlari/" title="Orucun farzları ">Orucun farzları </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/cesitli-sual-ve-cevaplar/" title="Çeşitli sual ve cevaplar ">Çeşitli sual ve cevaplar </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/arefe-gununun-onemi/" title="Arefe gününün önemi ">Arefe gününün önemi </a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/hastalarin-oruc-tutmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haram işlemek orucu bozar mı?</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/haram-islemek-orucu-bozar-mi/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/haram-islemek-orucu-bozar-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 15:26:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=468</guid>
		<description><![CDATA[Hadis-i şerifte, (Gıybet etmek, söz taşımak, yalan yere yemin etmek, namahreme şehvetle bakmak orucu bozar) buyuruldu. (Deylemi) İmam-ı a&#8217;zam hazretleri bu hadis-i şerifi açıklıyor: (Bu günahlar orucun sevabını bozar, sıhhatini bozmaz, oruç mekruh olur) buyuruyor. Yani bu günahları işleyen, oruç borcundan kurtulur ise de, oruca mahsus büyük sevaba kavuşamaz. Hadis-i şerifte, (Nice oruç tutan var [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong><br />
</strong>Hadis-i şerifte, <strong>(Gıybet etmek, söz taşımak, yalan yere yemin etmek, namahreme şehvetle bakmak orucu bozar) </strong>buyuruldu. (Deylemi)</p>
<p>İmam-ı a&#8217;zam hazretleri bu hadis-i şerifi açıklıyor:<br />
(Bu günahlar orucun sevabını bozar, sıhhatini bozmaz, oruç mekruh olur) buyuruyor. Yani bu günahları işleyen, oruç borcundan kurtulur ise de, oruca mahsus büyük sevaba kavuşamaz. Hadis-i şerifte, <strong>(Nice oruç tutan var ki, açlık ve susuzluktan başka bir şey elde etmez) </strong>buyuruldu. (İbni Mace)<br />
<span id="more-468"></span><br />
Oruç, müminler için bir nimet ve emanettir. Emanete riayet etmek lazımdır. Onun zayi olmaması için şartlarını ve edeplerini gözetmek gerekir. Harama bakmaktan sakınmalıdır! Hadis-i şerifte, <strong>(Harama bakmak, şeytanın zehirli bir okudur. Allah’tan korkup bunu terk edene, Allahü teâlâ öyle bir iman verir ki, tatlılığını kalbinde bulur)</strong> buyuruldu. (Hakim)</p>
<p>Oruçlu, dilini de korumalıdır! Hadis-i şerifte <strong>(Oruç, ateşe kalkandır. Gıybetle parçalanmadıkça korur. Oruçlu cahillik edip de kötü söz söylemesin! Biri kendine sataşırsa, &#8220;ben oruçluyum&#8221; desin!)</strong> buyuruldu. (Buhari)</p>
<p>Gözü ve dili günahlardan koruduğumuz gibi, kulağımızı da korumamız lazımdır. Konuşulması haram olan şeyi, dinlemek de haramdır. El, ayak ve diğer uzuvları da haramdan korumalıdır! Oruç tutup azaları ile günah işleyen, ilaç yerine zehir içen hastaya benzer. Çünkü günah zehirdir. İbadetlerimizin sevabını yok eder. Onun için oruçlarımızı ve diğer ibadetlerimizi haram işleyerek sevapsız hâle getirmemeliyiz!</p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/abdesti-bozan-seyler/" title="Abdesti bozan şeyler ">Abdesti bozan şeyler </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/hastalarin-oruc-tutmasi/" title="Hastaların oruç tutması ">Hastaların oruç tutması </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/peygamber-efendimizi-ruyada-gormek/" title="Peygamber efendimizi rüyada görmek">Peygamber efendimizi rüyada görmek</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/04/canakkale-sehitlerini-anma-programi-2010/" title="Çanakkale şehitlerini anma programı 2010">Çanakkale şehitlerini anma programı 2010</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/resulullahi-tasdik-sart/" title="Resulullahı tasdik şart">Resulullahı tasdik şart</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/haram-islemek-orucu-bozar-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İtikaf nedir, kadınlar nasıl yapar</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/itikaf-nedir-kadinlar-nasil-yapar/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/itikaf-nedir-kadinlar-nasil-yapar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 15:25:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=466</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayının son on gününde, gece gündüz bir camide kapanıp ibadet etmeye, itikaf denir. Ramazan-ı şerifte itikaf, sünnet-i müekkededir. Ancak itikaf, sünnet-i kifaye olduğu için bir mahallede birkaç kişi itikafa girerse, diğerlerinden bu sünnet sakıt olur. Bu bakımdan imkanı olanlar itikafa girmelidir! İtikaf eden kimse camide yiyip içer, yatar. Abdest için dışarı çıkabilir. Birkaç hadis-i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
Ramazan ayının son on gününde, gece gündüz bir camide kapanıp ibadet etmeye, itikaf denir.</p>
<p>Ramazan-ı şerifte itikaf, sünnet-i müekkededir. Ancak itikaf, sünnet-i kifaye olduğu için bir mahallede birkaç kişi itikafa girerse, diğerlerinden bu sünnet sakıt olur. Bu bakımdan imkanı olanlar itikafa girmelidir! İtikaf eden kimse camide yiyip içer, yatar. Abdest için dışarı çıkabilir. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:</p></div>
<div><span id="more-466"></span><br />
<strong>(İtikafta olan, günahlardan uzaklaşır, her iyiliği işlemiş gibi sevaba kavuşur.) </strong>[İbni Mace]<br />
<strong>(Bir devenin iki sağımı kadar itikaf eden, bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır.) </strong>[Tenvir]<br />
<strong><br />
(Ramazanda on gün itikaf eden, 2 defa </strong>[nafile]<strong> hac yapmış gibi sevap kazanır.) </strong>[Beyheki]<br />
<strong>(Allah rızası için bir gün itikaf, insanı Cehennemden çok uzaklaştırır.)</strong> [Taberani, Hakim]</p>
<p>Sünnet iki türlüdür: Sünnet-i hüda ve sünnet-i zevaid. Camide itikaf etmek, ezan okumak, ikamet getirmek ve cemaat ile namaz kılmak sünnet-i hüdadır. Bunlar, İslam dininin şiarıdır. Bu ümmete mahsustur. <strong>(Hadikat-ün-nediyye)</strong></p>
<p>Resulullah efendimiz buyurdu ki:<br />
<strong>(Mirac gecesi, beşinci göğe geldiğimde, Osman’ın suretini gördüm. Bu mertebeye ne ile eriştin dedim. Mescidde itikaf etmekle dedi.)</strong> [Menakıb-ı Cihar Yâri Güzin]</p>
<p>İtikaf; oruç, namaz gibi adak olunur. Çünkü başlı başına bir ibadettir. Hastam iyi olursa, itikafa gireceğim denmez. Hastam iyi olursa, Allah rızası için, şu kadar gün itikafa gireceğim demek adak olur. <strong>(S.Ebediyye)<br />
</strong><br />
İtikaf gibi başlı başına ibadet olan bir şeyi nezredenin, bunu yerine getirmesi gerekir. <strong>(Dürer)</strong></p>
<p>Kadınlar camide itikaf yapmaz. Evde ise şarta bağlıdır. Eğer mescit olarak kullandığı bir oda varsa, o odada itikafa girebilir. Yemek yapmak, temizlik gibi ev işlerinin hiç biri yapılmaz. Sadece ibadetle uğraşılır. Abdest gibi zaruri işleri yapmanın mahzuru olmaz.</p>
<p>Ramazanın son on gününde olanı sünnet-i kifayedir. Az itikaf da yapılabilir. Bir gün veya birkaç saat gibi. İtikafa girenin oruçlu olması şarttır. Sadece Şafii mezhebinde oruçlu olma şartı yoktur. Diğer üç mezhepte oruçlu olmak şarttır. İmkanı olan kadınların evde itikafa girmesi, unutulmuş bu sünneti ihya etmesi ve sünneti ihya etme sevabına kavuşmaları çok iyi olur.<strong></strong></div>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/kur%e2%80%99an-i-kerimi-ogrenmek-ve-ogretmek/" title="Kur’an-ı kerimi öğrenmek ve öğretmek ">Kur’an-ı kerimi öğrenmek ve öğretmek </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/kurban-ne-zamana-kadar-kesilebilir-2/" title="Kurban ne zamana kadar kesilebilir">Kurban ne zamana kadar kesilebilir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/haccin-sartlari/" title="Haccın şartları ">Haccın şartları </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/11/bayram-gunleri-ne-yapmak-gerekir/" title="Bayram günleri ne yapmak gerekir">Bayram günleri ne yapmak gerekir</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2010/04/evliyanin-vasiflari/" title="Evliyanın vasıfları">Evliyanın vasıfları</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/itikaf-nedir-kadinlar-nasil-yapar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazanda ibadet ve iyiliğin sevabı</title>
		<link>http://hakyolundayiz.net/2009/10/ramazanda-ibadet-ve-iyiligin-sevabi/</link>
		<comments>http://hakyolundayiz.net/2009/10/ramazanda-ibadet-ve-iyiligin-sevabi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 15:24:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer utus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakyolundayiz.net/?p=464</guid>
		<description><![CDATA[Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">
Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.<br />
<span id="more-464"></span><br />
Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur.<br />
Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.</p>
<p>Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.</p>
<p>Oruçlu iken günahtan sakınmalıdır. Gözü ve dili günahlardan koruduğumuz gibi, kulağımızı da korumamız gerekir. Konuşulması haram olan şeyi, dinlemek de haramdır. El, ayak ve diğer uzuvları da haramdan korumalıdır! Oruç tutup azaları ile günah işleyen, ilaç yerine zehir içen hastaya benzer. Çünkü günah zehirdir. İbadetlerimizin sevabını yok eder.</p>
<p>Kötülük veya herhangi bir günah işledikten sonra pişman olmak ve iyilik ve ibadet etmeye devam etmek lazımdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Bir günah işlediğin zaman hemen arkasından bir iyilik yap, bir sevap işle ki o günahı mahvetsin!) </strong>[Beyheki]<br />
<strong><br />
(Nerede, ne halde bulunursan bulun, Allah’tan kork ve kötülüğün akabinde bir iyilik yap ki onu yok etsin!) </strong>[Tirmizi]</p>
<p>Kur&#8217;an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:<strong><br />
(Elbette hasenat, seyyiatı yok eder.) </strong>[Hud 114]<br />
[Hasenat, her çeşit iyilik, seyyiat ise, her çeşit kötülük demektir]</p>
<p>Kötü-iyi ayrımı yapmadan herkese iyilik etmelidir! Güçsüzlere, ihtiyarlara, muhtaçlara yardım etmek dinimizin emirlerindendir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(Güçsüzlere, hastalara, yaşlılara ve küçüklere merhamet ediniz!) </strong>[Şir'a]<br />
<strong><br />
(Büyüklerimizi saymayan, küçüklerimize acımayan bizden değildir.) </strong>[Buhari]<br />
<strong><br />
(Yaşlılarımıza hürmet ve ikram, Allahü teâlâya saygıdandır.) </strong>[Buhari]<br />
<strong><br />
(Bir müslüman kardeşine ikram eden, Allahü teâlâya ikram etmiş gibidir.) </strong>[Taberani]<br />
<strong><br />
(Bir genç, bir ihtiyara, yaşından dolayı hürmet ederse, onun yaşına varınca, Allahü teâlâ, ona gençleri hürmet ettirir.) </strong>[Şir'a]</p>
<p>İnsanlara iyilik etmek çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
<strong>(İnsanların hepsi Allah’ın ıyâli </strong>[ev halkı]<strong> gibidir. Allahü teâlânın en çok sevdiği kimse, Onun ıyâline </strong>[insanlara]<strong> en faydalı olandır. Allahü teâlânın en buğzettiği kimse de Onun ıyâline iyilik etmeyendir.) </strong>[Bezzar]<br />
<strong><br />
(Şu iki şeyden daha iyisi yoktur: Allah’a iman ve Onun kullarına iyilik etmek. Şu iki şeyden de kötüsü yoktur: Şirk ve insanlara kötülük etmek.) </strong>[Deylemi]<br />
<strong><br />
(En iyi kimse, kendisinden hep iyilik beklenendir.) </strong>[Tirmizi]<br />
<strong><br />
(İyilik etmek ömrü uzatır.) </strong>[Taberani]<br />
<strong><br />
(Kime bir iyilik yapılırsa, o iyiliği ansın! İyiliği anmak şükür, iyiliği gizlemek nankörlüktür.) </strong>[Ebu Davud]<strong> </strong></p>
<h3  class="related_post_title">Tavsiye yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/namaz-bes-vakittir/" title="Namaz beş vakittir ">Namaz beş vakittir </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/kurbana-ortak-nasil-olunur/" title="Kurbana ortak nasıl olunur ">Kurbana ortak nasıl olunur </a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/imanin-zirvesine-cikmak/" title="İmanın zirvesine çıkmak">İmanın zirvesine çıkmak</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/melekler-niye-yaratildi/" title="Melekler niye yaratıldı?">Melekler niye yaratıldı?</a></li><li><a href="http://hakyolundayiz.net/2009/10/haccin-hukmu/" title="Haccın hükmü ">Haccın hükmü </a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakyolundayiz.net/2009/10/ramazanda-ibadet-ve-iyiligin-sevabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
